İnsanın Geride Bıraktığı İz: Sahip Olmak mı, Dokunmak mı?

Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer

10-01-2026 18:08

İnsanın Geride Bıraktığı İz: Sahip Olmak mı, Dokunmak mı?

Modern toplum, insanı uzun süredir yanlış bir sorunun peşinden sürüklüyor:
“Ne kadarına sahipsin?”


İnsan, sahip olduklarıyla değil; dokunduğu hayatlarla hatırlanır.

Kapitalist düzen, bireyin değerini tüketim kapasitesiyle ölçerken; insanın toplumsal ve ahlaki izini görünmez kılıyor. Bugün birçok insan ardında bıraktığı mallarla, unvanlarla ya da dijital profillerle var olmaya çalışıyor. Oysa insanın gerçek mirası; başkasının hayatında bıraktığı duygusal izdir.


Pierre Bourdieu, toplumsal hayatta yalnızca ekonomik sermayenin değil, sembolik ve kültürel sermayenin de belirleyici olduğunu söyler. Ona göre bir insanın başkaları üzerindeki etkisi; sahip olduklarından çok, ilişkilerde yarattığı anlamla ilgilidir.

Bugün bir kalbi iyileştirmek, bir insana iyi gelmek ya da bir yüreği gülümsetmek; Bourdieu’nun deyimiyle en güçlü sembolik sermaye biçimidir. Ancak modern toplum bu sermayeyi ölçemez, kayda geçiremez ve bu yüzden değersizleştirir.


Zygmunt Bauman, “akışkan modernite” kavramıyla günümüz insanının ilişkilerinin geçiciliğini anlatır. İnsanlar hızla bağlanır, hızla kopar; her şey tüketilir, ilişkiler bile.

Bu yüzden bugün bir insana iyi gelmek, neredeyse devrimci bir eylemdir. Çünkü hız çağında kalıcı bir iz bırakmak zordur. Birine ilham vermek ya da bir hayatın yönünü değiştirmek; akışkanlığın içinde direnen nadir insani temaslardır.

Bauman’a göre modern insanın en büyük korkusu unutulmaktır. Ve ironik olan şudur:
Unutulmamak için daha çok şeye sahip olmaya çalışır; ama daha az insana dokunur.


Georg Simmel, insan ilişkilerinde yakınlığın mekânsal değil, psikolojik olduğunu vurgular. Aynı evde yaşayıp birbirine dokunamayan milyonlar varken; kısa bir temasla bir insanın hayatında derin bir iz bırakmak mümkündür.

Bir kalbi iyileştirmek, bir yüreği gülümsetmek; fiziksel bir eylem değil, duygusal bir karşılaşmadır. Ve bu karşılaşmalar, insanın toplumsal varlığını anlamlı kılar.


Max Weber, modern dünyanın “büyüsünü kaybettiğini” söyler. Rasyonellik arttıkça, anlam azalır. İnsan daha çok üretir ama daha az hisseder. Daha çok kazanır ama daha az bağlanır.

Bu nedenle bugün insanlar başarıya doymuş ama anlamsızlığa açtır. İşte bu noktada, bir insana iyi gelmek; Weber’in sözünü ettiği anlam yitimine karşı sessiz bir başkaldırıdır.

Gerçek Miras Nedir?

Geride bırakılan evler, arabalar, makamlar bir gün başkasının olur. Ama bir insanın hayatına dokunmuşsanız; o iz başka bir ruhta yaşamaya devam eder.

Birine ilham olmak, bir yarayı onarmak, bir hayata umut katmak…
Bunlar tapu senedine yazılmaz; ama insanlık hafızasına kazınır.

Belki de bugün sormamız gereken soru şudur:
“Hayatımda kaç insana iyi geldim?”

Çünkü insan, en çok da başkasının hayatında bıraktığı iz kadar insandır.

Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER

DİĞER YAZILARI Öğrenci Var, Öğrenme Nerede? Deneyimden Kopuk Eğitimin Beyinsel ve Toplumsal Yanılsaması 01-01-1970 03:00 Sessizlikten Ekrana: Kuşaklar Değişti, Travma El Değiştirdi… 01-01-1970 03:00 Bir Sayı Neden Bu Kadar Gürültü Yapar? 01-01-1970 03:00 Okullarda Görülen Vakalar Tesadüf mü, Sistem Sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Bu Sessizlik Hepimizin Sorumluluğu 01-01-1970 03:00 Deneme Sınavlarıyla Yönetilen Eğitim: Çocuğu Unutan Sistem 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 Toplum Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Görünmez Yaralar: Dijital Şiddetin Yeni Yüzyıldaki Sessiz Krizi 01-01-1970 03:00 İlişkiler Neden Hep Aynı Yerde Tıkanıyor? Cevap Çocuklukta Gizli 01-01-1970 03:00 Zihnin Karanlık Döngüsü: Ruminasyon Çağı ve Sessiz Tükenişimiz 01-01-1970 03:00 Çağın Krizi: Odaklanamayan Zihinler ve Anlamdan Uzaklaşan Okumalar 01-01-1970 03:00 Özel Röportaj | “Uykusuzluk Çağı: Türkiye Neden Dünyanın En Uykusuz Ülkesi Oldu?” 01-01-1970 03:00 Esir Dünyalar: Bağımlılığın Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 İşte Geldik, Gidiyoruz: Hayatın Kısa Konuğu Olmak 01-01-1970 03:00 Toplum Olarak Sabırsız Olduk: Her Şey Hemen Olsun 01-01-1970 03:00 Kendinden Gidip Kendine Varan Yolculuk… 01-01-1970 03:00 Hayat Bazen Acı Çekmektir 01-01-1970 03:00 TOPLUM MU SUÇLU, DÜNYAM MI DEĞİŞTİ? 01-01-1970 03:00 “Burası Adıyaman: Bir Aşkın Susarak Konuştuğu Şehir” 01-01-1970 03:00 Boykotun Bedeli: Tepki mi, Tahribat mı? Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer 01-01-1970 03:00 KAMUOYUNA ÖNEMLİ DUYURU Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER St. Clements Üniversitesi Dekan Yardımcısı 01-01-1970 03:00 Erkek Aklının Gizli Dosyası: Aldatma Eğilimi Nereden Geliyor? 01-01-1970 03:00 Cam Tavanın Gölgesinde Öğrenilmiş Çaresizlik: Türkiye Toplumunda Görünmez Engeller 01-01-1970 03:00 Babasına Yazılmış Ama Aslında Hepimize Hitap Eden Bir Mektup 01-01-1970 03:00 Nevrotik Çıkmazlar: İçgüdü, Toplum ve Bireyin Dengesiz Dengesi 01-01-1970 03:00 Varlığın Ağırlığı: Bulantı ve Sartre’ın Varoluşsal Krizi 01-01-1970 03:00 Kadının Susturulmuş Çığlığı: Freud’un Histeri Vakaları ve Bugünün Gerçeği 01-01-1970 03:00 Duygular mı Çekiyor, Yoksa Kelimeler mi Büyülüyor? 01-01-1970 03:00 Toplumsal Dönüşümün Psikolojisi: İnsan ve Toplum Arasındaki Derin Bağ 01-01-1970 03:00 Labirentten Çıkış: Hayallerin Gücüyle Yükselmek 01-01-1970 03:00 Toplum Baskısı ve Dijital Yalnızlık: Türkiye’yi Bekleyen Büyük Tehdit 01-01-1970 03:00 Erken Çocukluk Döneminin Silinmez İzleri: 0-3 Yaş Arası Öğrenmenin Gücü 01-01-1970 03:00 Modern Yaşamda Kişilik Bozuklukları: Dijital Çağda Kimlik Bunalımı 01-01-1970 03:00 Kanun ve Kaos: Komiserin Gölgesi, Eşkıyanın Yo 01-01-1970 03:00 Başımız Belada mı, Yoksa Belaya Göz mü Yumuyoruz? 01-01-1970 03:00 Başım Belada: Günümüzün Eşkıyaları ve Yasal Mermiler 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Çocuk ve Yalnızlık: Sessiz Çığlıklarımız 01-01-1970 03:00 Koltuk Korkusu: Güce Teslimiyetin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Kendimizle Bağ Kurmadan Başkalarına Ulaşabilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Kadın Susarsa, Toplum Kaybeder: Şiddet ve Tacizin Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 Uyuşturucu ve Alkol Bağımlılığı: Gelecek Nesillerimizin Sessiz Çöküşü 01-01-1970 03:00 Türk Milleti ve Maneviyatı: Tarihsel Perspektiften Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Psikoterapik Yaklaşım Olarak Hücum Terapisi 01-01-1970 03:00 ÇOĞUL KİŞİLİKLER 01-01-1970 03:00 KAYGI OLAĞAN BİR HEYECANDIR 01-01-1970 03:00 Günlük yaşamımızda hayali diyaloglar.. 01-01-1970 03:00 A TİPİ KİŞİLİK 01-01-1970 03:00 ODAKLANMA SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR 01-01-1970 03:00 CİNSEL NARSİZM 01-01-1970 03:00 HİPERAKTİVİTE OKUL BAŞARISINI ETKİLERMİ 01-01-1970 03:00 CİNSEL KITLIK 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLUKTAKİ SARSINTILARI İLİŞKİLERİMİZDE CANLANDIRMAK 01-01-1970 03:00 NEVROTİK ÇIKMAZLAR… 01-01-1970 03:00 Yaşamımızda hepimizin çeşitli rolleri var. 01-01-1970 03:00 ARABA SAHİPLİĞİ ÖZGÜRLÜK İLE İLİŞKİLENDİRME 01-01-1970 03:00