Kurt Ormanda Kurt, Çakal Her Yerde Çakal
Son zamanlarda çevrenize bir bakın. Sesin, gürültünün, şovun ve niteliksiz kalabalıkların nasıl da her yeri kapladığını fark etmemek imkânsız. Kimin ne ürettiğinden çok, kimin ne kadar bağırdığının prim yaptığı bir çağda yaşıyoruz. Çakalların sayıca arttığı, her çalı dibinden bir ulumanın yükseldiği, ortalığı ucuz bir kurnazlığın sardığı doğru. Ormanın düzeni gerçekten değişti mi?
Çakalın bolluğu, kurdun hükmünü değiştirmez.
Çakal, doğası gereği fırsatçıdır. Kendi avını yıkacak gücü, o gücü getirecek sabrı ve omurgası yoktur. O, başkasının emeğinin üzerine çökmeyi, arkadan dolanmayı, sürü halinde gezip tek kalan bir canlıya çullanmayı güç zanneder. Kalabalıktır, gürültücüdür. Birkaç çakal bir bir araya geldiğinde kendilerini ormanın tek hâkimi sanırlar. Çünkü niceliğin, niteliğin yerini alabileceğine inanırlar.
Oysa kurt başka bir şeydir. Kurt; duruştur, karakterdir, yalnız kalmayı pahasına çizgisini bozmamaktır. Kurt, sesini sırf gürültü olsun diye çıkarmaz; attığı tek bir adım, çöktüğü tek bir sessizlik bile etrafa kimin kim olduğunu hatırlatmaya yeter. Çakalın gürültüsü anlıktır, ortalık yatıştığında geriye sadece bir gürültü kirliliği kalır. Kurdun izi ise kalıcıdır.
Günümüz dünyasında, iş hayatından sosyal medyaya, siyasetten sanata kadar her alanda çakalların çoğaldığını görüyoruz. İçi boş özgüvenler, emeksiz başarı sevdaları, ucuz kurnazlıklar her yanı sarmış durumda. "Artık devir bunların devri" deyip ensesini karartan, duruşundan taviz vermeyi düşünen insanlara rastlıyoruz. "Herkes böyle yapıyor, ben de mi onlar gibi olsam?" düşüncesi zehirli bir sarmaşık gibi zihinleri sarıyor.
Ama unutmamak gerekir ki; bir sürü çakalın bir araya gelmesi, içlerinden bir tane bile kurt çıkarmaz. Kalabalık olmaları haklı olduklarını, gürültü yapmaları güçlü olduklarını göstermez. Rüzgar sert estiğinde, sis çöktüğünde ve gerçekten ağır bir yükün altına girmek gerektiğinde; o gürültücü kalabalık dağılır, meydan yine o yükü tek başına sırtlayanlara kalır.
Sayıların kafa karıştırdığı, niceliğin niteliğe baskın çıktığı zamanlarda çizginizi koruyun. Bırakın çakallar kendi hengamesinde ulusun, birbirini alkışlasın. Ormanın kuralı bellidir: Meydanı bir süreliğine gürültü kaplasa da, nihai hükmü her zaman duruşunu kaybetmeyenler verir.