ODAKLANMA SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR

Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer

22-10-2022 17:16

ODAKLANMA SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR

Günümüzde başta çocuklar olmak üzere yetişkinlerde bile odaklanma sorunu yaşanıyor. Bunun sebebi nedir?
 
Günlük yaşantımızda  yaptığımız etkinlikleri tamamlamak için dikkati yoğunlaştırma ve sürdürme becerisine sahip olmamız gerekiyor. Bir işe yoğunlaşma ve sürdürmemizi etkileyen süreçler psikolojik ve çevresel nedenlerden olabildiği gibi varolan bir psikiyatrik sorundan da kaynaklanabiliyor.
 
Odaklanma sorunu yaşayan kişilerde, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi kişideki bir psikiyatrik bozukluk kaynaklı olabildiği gibi, kişilik özellikleri, çok fazla uyarana maruz kalma  gibi nedenler de etkili olabilmekte.
 
Odaklanma sorunu yaşayan çocuklarda psikiyatrik bir hastalıktan söz edilebilir mi?
 
Günümüzde çevresel uyaranlar fazla. Video, film, iletişim kanalları içeren pek çok program var. Biz yetişkinler için de geçerli olmakla birlikte, çocuk ve gençler için bu programlar merak  uyandıran ve kolay ulaşılabilir olması açısından çok cazip.
 
Sanal ortamda zihin fonksiyonları yoğun çalışırken, beden pasif kalmakta ve gerçek iletişim yerine sanal iletişime ağırlık verilmekte. Bu da iletişim becerileri, sorun çözme becerileri, yani sosyal repertuvar oluşturmaktan  yoksunluk anlamına geliyor.
 
Sosyal repertuvar ne demek?
 
Kişinin ilk dönemlerden itibaren geliştirdiği sosyal çevresi, ilişkileri, sosyal tarzının yerleşmesi, zenginliği demek. Bir çocuk yetişkinlerle fazla zaman geçiriyor ise, çok korunup kollanıyor, davranışlarına müdahale ediliyorsa, sorun çözmek zorunda kalmayacaktır, beceri geliştiremeyecek, uygun davranış biçimlerini benimseyemeyecektir.
 
Farklı durumlara adaptasyon becerisi de böyle kazanılır. Yani çocuk kendini tanıyacak, karşısındakini tanıyacak, farklı tepkilere nasıl tepki vermesi gerektiğini öğrenmesi gerekecek. Bu deneyimleri kısıtlı kalan çocuklar, sürekli destek bekleyen, sorunlarını çözemeyen, bu durumlarda kaygı yaşayan çocuklar.
 
Ayrıca çocuğun kendisinde var olan bir psikiyatrik sorun da odaklanma sorununa yol açabiliyor. Örneğin,
 
DEHB( Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ), yaygın görünen ve tedavi gerektiren bir durumdur, DEHB temel belirtileri dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüselliktir.
 
Bu çocuklar;
– Kıpır kıpırdarlar, yerlerinde duramazlar, yüksek yerlere tırmanırlar, motor takılmış gibi hareket ederler. – Ani tepkiler verir, çok konuşurlar, sık sık söz keserler. – Dikkatlerini sürdürmekte zorlandıkları için ders çalışmaktan sıkılırlar, öğrenmeyle ilgili sorun yaşarlar, bu durum akademik başarılarını olumsuz etkiler. – Unutkan ve dağınıktırlar, sık eşya kaybederler. – Israrcıdırlar, isteklerinin hemen yerine getirilmesini isterler. – Genellikle zekâları normal veya normalin üzerindedir. – Genellikle liderlik vasıfları vardır.
 
Hiperaktif çocuklarda bu sorunun beraberinde özel öğrenme güçlüğü, davranım bozukluğu, depresyon gibi başka psikiyatrik rahatsızlıklar da görülebilmektedir. Bu çocuklar, kendilerini belli alanlarda yetersiz hissettikleri ve kurallara uyma ve öğrenmeyle ilgili sorunlarından dolayı sık sık eleştiri alırlar. Kendine güvensizlik duygusu yaşamakta ve bu tabloya diğer psikolojik sorunlar da eklenebilmektedir.
 
Genellikle çocuklarda görüldüğü sanılan dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, yetişkinlikte de devam etmektedir. ABD ve Kanada da yapılan araştırmalar, 100 erişkinden 1-2 ‘sinin hiperaktif olduğunu göstermekte ve yetişkinlerde de tedavisi yapılmaktadır.
Bunun dışında özel öğrenme güçlüğü, depresyon, anksiyete bozuklukları, korkular, konuşma bozuklukları, davranış sorunlarında da çocuğun bir etkinliğe odaklanma ve dikkatini sürdürme becerisinde zorluklar görülmektedir.
 
Odaklanma sorununu aşmak için ne yapılmalı?
 
• Ailenin öncelikli kazanması gereken beceri, etkili yönerge verebilmektir. Ses tonu, göz teması kurulması, net olmak, hedef koymak, davranışa odaklanmak gibi teknikler, bilinçli şekilde yapılmalıdır.
 
• Aile, çocuğun uyması gereken kuralları belirlemelidir. Kazandırılması gereken beceriler sıra ile ve somut ödüllendirme yapılarak kazandırılmalıdır. Örneğin 1 davranış seçilip marka, jeton, puan uygulaması yapılıp, 10 jetona şu ödül şeklinde en baştan belirlenen hedefe yönelik motive olması sağlanmalıdır.
 
• Açık ve net kurallar ve hedefler belirlenip kararlı bir tutum sergilenmelidir.
 
• Çocuğun davranışları incelenmelidir. Neden, hangi ortamda, ne şekilde davranış sorunu ortaya çıkıyor, inceleme yapılıp, o davranış için doğru yaklaşım  gereken durumlarda terapistle birlikte belirlenmelidir.
 
• Ortamı dikkat çekici nesnelerden olabildiğince arındırarak, çocuğa sade bir çalışma ortamı sağlanmalıdır. Gününü planlama öğretilmelidir. İhtiyaç durumunda ortamı çocuğa göre düzenlemek gerekir.
 
• Stres durumunda çocuğa güven verme sakinleştirme şeklinde yaklaşım benimsenmelidir.
 
• Sorunların çözümü için aile oturumları yapmak, ortak çözümler bulmak çocuk için demokratik bir ortam yaratır, anlaşıldığını, ailesinin onu dinlediğini fark eder, sorun çözme tekniklerini öğrenir.
 
• Çocukla kurulan sağlıklı ilişki, öncelikle onu olduğu gibi kabul etmek ve ona bunu hissettirmekten geçer. Şartlar ne olursa olsun, kötü not alsa da, hata yapsa da onu koşulsuz sevdiğimizi hissettirmeliyiz.
 
• Çocukla kuracağımız iyi iletişim, iletişim dilimizin suçlayıcı, eleştirel, yargılayıcı değil de, ben li cümleler kullanarak ve empatik yaklaşımımız ile mümkün.” Kızgın olduğunu görüyorum, Bunu anlatmak ister misin ? “ gibi ben dilini içeren cümleler kurmalıyız.
 
• Anne baba olarak bizim modelliğimiz, çocuğun diğer insanlarla kurduğu iletişimin ve kendi disiplininin temelini atacaktır. Akşam boyunca bilgisayar ve telefonu ile ilgilenen anne babalar isek, çocuğumuzu teknolojik aletlerle ilgili disipline etmemiz zor olacaktır.
 
• Çocuğa zaman ayırmak, iyi bir ilişkinin başlangıcı. Arkadaşlarımızla zaman geçirmek, sohbet etmek, oyun oynamak biz yetişkinleri nasıl rahatlatıyorsa, çocuğun da hem arkadaşları ile hem bizimle bunları yapmaya çok ihtiyacı var. Farklı olarak biz onların yaşam rehberleri değil miyiz ? Onları yaşama hazırlayan, örnek olan, sorun çözmeyi, zorluklarla nasıl başedeceğini öğreten rehberler. Bu nedenle  ona ayıracağımız  zaman dilimlerinin çok değerli olduğunu vurgulayalım.
 
• Çocuğun disiplin konusunda zorlandığını göz önüne alırsak, bir uzman yardımı alarak sorunu çözümüne yönelik hem çocuk, hem aile, hem de okulla çalışmalar planlamak en uygun yaklaşım olacaktır.
 
• Çocuğun güçlü ve geliştirilmesi gereken alanlarıyla ilgili çalışma yapılmalıdır.
 
Sevgiyle Kalın
Doç.Dr.Kürşat Şahin YILDIRIMER

DİĞER YAZILARI Öğrenci Var, Öğrenme Nerede? Deneyimden Kopuk Eğitimin Beyinsel ve Toplumsal Yanılsaması 01-01-1970 03:00 İnsanın Geride Bıraktığı İz: Sahip Olmak mı, Dokunmak mı? 01-01-1970 03:00 Sessizlikten Ekrana: Kuşaklar Değişti, Travma El Değiştirdi… 01-01-1970 03:00 Bir Sayı Neden Bu Kadar Gürültü Yapar? 01-01-1970 03:00 Okullarda Görülen Vakalar Tesadüf mü, Sistem Sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Bu Sessizlik Hepimizin Sorumluluğu 01-01-1970 03:00 Deneme Sınavlarıyla Yönetilen Eğitim: Çocuğu Unutan Sistem 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 Toplum Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Görünmez Yaralar: Dijital Şiddetin Yeni Yüzyıldaki Sessiz Krizi 01-01-1970 03:00 İlişkiler Neden Hep Aynı Yerde Tıkanıyor? Cevap Çocuklukta Gizli 01-01-1970 03:00 Zihnin Karanlık Döngüsü: Ruminasyon Çağı ve Sessiz Tükenişimiz 01-01-1970 03:00 Çağın Krizi: Odaklanamayan Zihinler ve Anlamdan Uzaklaşan Okumalar 01-01-1970 03:00 Özel Röportaj | “Uykusuzluk Çağı: Türkiye Neden Dünyanın En Uykusuz Ülkesi Oldu?” 01-01-1970 03:00 Esir Dünyalar: Bağımlılığın Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 İşte Geldik, Gidiyoruz: Hayatın Kısa Konuğu Olmak 01-01-1970 03:00 Toplum Olarak Sabırsız Olduk: Her Şey Hemen Olsun 01-01-1970 03:00 Kendinden Gidip Kendine Varan Yolculuk… 01-01-1970 03:00 Hayat Bazen Acı Çekmektir 01-01-1970 03:00 TOPLUM MU SUÇLU, DÜNYAM MI DEĞİŞTİ? 01-01-1970 03:00 “Burası Adıyaman: Bir Aşkın Susarak Konuştuğu Şehir” 01-01-1970 03:00 Boykotun Bedeli: Tepki mi, Tahribat mı? Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer 01-01-1970 03:00 KAMUOYUNA ÖNEMLİ DUYURU Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER St. Clements Üniversitesi Dekan Yardımcısı 01-01-1970 03:00 Erkek Aklının Gizli Dosyası: Aldatma Eğilimi Nereden Geliyor? 01-01-1970 03:00 Cam Tavanın Gölgesinde Öğrenilmiş Çaresizlik: Türkiye Toplumunda Görünmez Engeller 01-01-1970 03:00 Babasına Yazılmış Ama Aslında Hepimize Hitap Eden Bir Mektup 01-01-1970 03:00 Nevrotik Çıkmazlar: İçgüdü, Toplum ve Bireyin Dengesiz Dengesi 01-01-1970 03:00 Varlığın Ağırlığı: Bulantı ve Sartre’ın Varoluşsal Krizi 01-01-1970 03:00 Kadının Susturulmuş Çığlığı: Freud’un Histeri Vakaları ve Bugünün Gerçeği 01-01-1970 03:00 Duygular mı Çekiyor, Yoksa Kelimeler mi Büyülüyor? 01-01-1970 03:00 Toplumsal Dönüşümün Psikolojisi: İnsan ve Toplum Arasındaki Derin Bağ 01-01-1970 03:00 Labirentten Çıkış: Hayallerin Gücüyle Yükselmek 01-01-1970 03:00 Toplum Baskısı ve Dijital Yalnızlık: Türkiye’yi Bekleyen Büyük Tehdit 01-01-1970 03:00 Erken Çocukluk Döneminin Silinmez İzleri: 0-3 Yaş Arası Öğrenmenin Gücü 01-01-1970 03:00 Modern Yaşamda Kişilik Bozuklukları: Dijital Çağda Kimlik Bunalımı 01-01-1970 03:00 Kanun ve Kaos: Komiserin Gölgesi, Eşkıyanın Yo 01-01-1970 03:00 Başımız Belada mı, Yoksa Belaya Göz mü Yumuyoruz? 01-01-1970 03:00 Başım Belada: Günümüzün Eşkıyaları ve Yasal Mermiler 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Çocuk ve Yalnızlık: Sessiz Çığlıklarımız 01-01-1970 03:00 Koltuk Korkusu: Güce Teslimiyetin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Kendimizle Bağ Kurmadan Başkalarına Ulaşabilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Kadın Susarsa, Toplum Kaybeder: Şiddet ve Tacizin Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 Uyuşturucu ve Alkol Bağımlılığı: Gelecek Nesillerimizin Sessiz Çöküşü 01-01-1970 03:00 Türk Milleti ve Maneviyatı: Tarihsel Perspektiften Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Psikoterapik Yaklaşım Olarak Hücum Terapisi 01-01-1970 03:00 ÇOĞUL KİŞİLİKLER 01-01-1970 03:00 KAYGI OLAĞAN BİR HEYECANDIR 01-01-1970 03:00 Günlük yaşamımızda hayali diyaloglar.. 01-01-1970 03:00 A TİPİ KİŞİLİK 01-01-1970 03:00 CİNSEL NARSİZM 01-01-1970 03:00 HİPERAKTİVİTE OKUL BAŞARISINI ETKİLERMİ 01-01-1970 03:00 CİNSEL KITLIK 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLUKTAKİ SARSINTILARI İLİŞKİLERİMİZDE CANLANDIRMAK 01-01-1970 03:00 NEVROTİK ÇIKMAZLAR… 01-01-1970 03:00 Yaşamımızda hepimizin çeşitli rolleri var. 01-01-1970 03:00 ARABA SAHİPLİĞİ ÖZGÜRLÜK İLE İLİŞKİLENDİRME 01-01-1970 03:00