25 Yıllık Bir Sessiz Çığlık: Bizim Engelimiz Sizin Kalbinizde!
Aslı KILIÇ
Türkiye Engelliler Platformu Başkanı
Fısıltı Haberleri Haber Müdürü / Araştırmacı Gazeteci-Yazar
Yine o malum hafta geldi çattı... Televizyonlarda dönen saniyelik "farkındalık" spotları, sosyal medyada paylaşılan birbirinin kopyası klişe mesajlar ve okullarda yarım saate sığdırılan törenler. Her yıl Mayıs ayında sergilenen bu bir haftalık "duyarlılık tiyatrosunu" izlerken, ben kendi gerçeğime, mutfağıma bakıyorum.
Almira kahvaltısını ediyor. Kaşığı o tutamıyor, ben tutuyorum. Suyu o döküyor, ben siliyorum. Almira bana sözcüklerle "anne" diyemiyor ama çeyrek asırdır her sabah gözleriyle koca bir dünya anlatıyor. Her gün, her saniye, tam 25 yıldır...
Çeyrek Asırlık Görünmeyen Mücadele
Dışarıdan bakanlar bizi tanımlara sığdırmayı çok seviyor. Kimine göre "özel gereksinimli çocuk annesiyim", kimine göre "engelli annesi". Kiminin bakışlarında ağır bir acıma duygusu, kiminin dilinde ise "Maşallah, ne kadar sabırlısın" tesellisi. Ama kimse o tanımların arkasındaki kadını görmüyor.
Gece saat 3’te evladının nefesini dinleyerek nöbet tutan, sabah 7’de haber merkezinin yolunu tutan, öğlen Almira’nın terapisi için koşturup akşam yemeğini yetiştiren ve gece yine uykusuzluğa imza atan o kadını kimse görmüyor. Ben sadece Almira’nın annesi değilim; ben onun babasıyım, hemşiresiyim, öğretmeni, oyun arkadaşı ve tek kişilik ordusuyum. Çünkü Almira’nın iki kişilik sevgisini ve bu hayatın tüm yükünü 25 yıldır tek bir yürekte taşımak zorundayım.
Engel Bacaklarda Değil, Vicdanlardadır
Yoruluyor muyum? Evet, bazen beş dakikalık bir sessizlik bile lüks gelecek kadar çok. Kızıyor muyum? Evet; rampası olmayan kaldırıma, "böyle çocukları evde tutun" diyen o sığ zihniyete, bürokrasinin soğuk yüzündeki rapor kuyruklarına kızıyorum.
İnsanlar Almira’yı değil, sadece engelini görüyor. Oysa Almira, müzik duyduğunda ruhuyla dans eden, kedileri görünce dünyaları alan, benim saçımı çekince kendi lisanında "seni seviyorum" diyen bir mucize. Onu göremeyenler, engelliliğin ne olduğunu asla anlayamazlar.
Bana Farkındalık Değil, Haklarımı Verin
Engelliler Haftası’nda bir hafta konuşup geri kalan 51 hafta boyunca bizi görmezden gelen sisteme sesleniyorum:
-
Bana farkındalık dersi vermeyin; bana tekerlekli sandalyenin sığabileceği otobüsler verin.
-
Bana "sabırlı ol" demeyin; erişilebilir tuvaletler, aşılabilir kaldırımlar yapın.
-
Almira'yı "farklı" bir nesne gibi bakmayın; onu "bizden biri" olarak kabul edin.
Çünkü gerçek engel, yürüyemeyen bacaklarda veya görmeyen gözlerde değildir. Gerçek engel; empati kuramayan kalplerde, duymak istemeyen kulaklardadır.
Bir Ayakta Kalma Destanı
Almira bugün 25 yaşında. Konuşamıyor ama bakışlarıyla ciltlerce kitap yazıyor. Yürüyemiyor ama çeyrek asırdır beni dimdik ayakta tutuyor. O benim tek kişilik ordum, ben de onun sığınabileceği tek limanıyım.
Biz bu hayatı sadece bir hafta değil, her gün, her sabah yeniden kuruyoruz. Almira güldüğünde dünya dönüyor ve ben o dünyanın tam merkezinde, gururla duruyorum. Unutmayın; sevgi ve hak temelli bir yaşam için engel tanımıyoruz. Çünkü biz, birlikte güçlüyüz.
Etiketler: Engelliler Haftası, Aslı Kılıç, Almira, Türkiye Engelliler Platformu, Fısıltı Haberleri, Engelli Hakları, Farkındalık, Anne ve Çocuk, Özel Gereksinimli Çocuklar, Sakarya Haberleri, Kadın Gücü, Tek Kişilik Ordu, Erişilebilirlik, Empati, Engelsiz Yaşam, Araştırmacı Gazeteci, Sosyal Sorumluluk, Engelsiz Dünya, Anne Sevgisi, Haber Müdürü
