ESKİ RAMAZANLAR VE KOMŞULUK İLİŞKİLERİMİZ
Çocukluğumda ,ramazanlar çok güzeldi.
Annem için, bazı zorlukları olsa da, biz çocuklarda ,çocukluğun vermiş olduğu rahatlık vardı.Her şeyden mutlu olurduk.Önceleri,herkesin evinde,gaz ocağı kullanılırdı.Annem,sahurda erken kalkar,yemek hazırlamak için ,gaz ocağını yakmaya çalışırdı.Gaz ocağını yakmak, bir marifetti ,hemen yanmaz, bazen tıkanır, gaz gelmezdi,onu açmaya çalışırken de , iğnesi kırılırdı.Gaz cağını yakmayı başarınca, sırası ile yemekleri hazırlardı.Tek bir ocakla yapacağı için,çok erken kalkmak zorunda idi.
Ailemiz kalabalık bir aileydi.Bir tek odamız, bir de salonumuz vardı.Şimdiki evler gibi birkaç odası yoktu..Yataklarımız yere yapılırdı.Sahura kalkınca,yemek yiyecek yer olmadığı için,
Yatakların bazılarını, toplamak zorunda kalınırdı.Annem ,bizi küçük olduğumuz için, uykudan uyandurmazdı. ablamı ve ağabeyimi de,bizi uyandırmaması  için,sessiz olmalarını tembih ederdi ama,odanın lambası yanınca ,biz çocuklar uyanırdık.
Çaylarını karıştırırken,çıkan ses,annemin akşamdan yoğurduğu hamurdan,kızarttığı,gözlemelerin,mis gibi yayılan kokusu.Uyuyabilirsen,uyu.Başımızı yastıktan,kaldıracak olsak,annem. yatın,sabah kalktığınızda yersiniz derdi.Babam karışma kalksınlar dese de ,annem ,kalkmasınlar bir daha yatmıyorlar, diyordu.Sabah kalktığımızda bize de hazırlıyordu ama,gece kalkmanın tadı, bir başka olmalıydı.

Anneme bir gün de olsa sahura kalkmak istediğimi söyledim,annemde bana ,. söz bu gece sizi de kaldıracağım ama siz de bana söz verin , erken yatacaksınız .O gece annem bizi sahura kaldırdı sabah olunca da,  okula gittik birinci tenefüse çıkınca,çok susadığımı fark ettim ,karşımda sıralı yedi tane çeşme vardı ,su billur gibi akıyordu önce biraz seyrettim  ,içsem mi içmesem mi diye ama dayanamadım,unutunca günah olmuyormuş.Ben de unuttum der içerim diye düşündüm,yaklaştım kana kana içtim.

Mahallede komşuluk ilişkilerimiz çok güzeldi.bütün kımşular.bir ev gibiydik ihtiyaç olduğunda gece yarısı da olsa herkes ,hiç çekinmeden kapıyı çalardı .

Büyükler anlaşınca, biz küçüklerde anlaşırdık.
Büyükler küçükleri sever, küçükler de büyükleri sayardı.
Herkes göründüğü gibiydi.Sevgiler yürektendi.Gerçek ve sıcacık.

SELMA MERİÇ