Her Şeyi Bilen" Bilmişlik Kültürü
Günümüzde kime sorsanız herkes her şeyi biliyor; bilmeyenler ise kültürsüz veya cahil olarak kabul ediliyor. Sebebi ise bilinmeyecek kadar iğrenç ya da gereksiz şeyleri bildikleri için kendilerini kültürlü ve bilmiş zannetmeleridir....
İnternetin artık parmaklarımızın ucunda olduğu bir dönemde bilgiye ulaşmak ve onu aşırı kullanmak da bir kültür göstergesi oldu maalesef. Artık bu çağda mesele üretmek veya düşünmek değil, en çok konuşulan olma ve mükemmeliyetçilik çabası. "Hangi dansı yapsam ünlü olurum?", "Hangi pozu versem ünlü olurum?" diyip kendi benliklerini hiç uğruna harcayan, kendileri bile izleyince utanacakları şeyler yapanlar çok fazla. Bunu değiştirebilir miyiz? Sanmam; çünkü artık siz birisine "telefon kullanmıyorum" deseniz sizi alaylayacak duruma geldiler. Bilgi dediğimiz şey, meratimizi gideren bir alet olacağına artık başkalarını küçük düşürmek ve egolarını tatmin etmek için kullanılan bir silaha dönüştü.
En kötüsü ise öğrenmeye çalışan, keşfetmeye çalışan insanlar bu dönemde küçük düşürülüyor. Asıl yüceltilmesi gereken onlarken, sokakta dans eden bir insan sonraki gün ünlü kabul ediliyor. Bu dansı veya yapılan şeyleri bilmeyenler, alay edilmekten korktukları için "bilmiyorum" demek zorunda kalıyor. Tabii ki her şeyi bilen bir insan zaten olamaz, bilmemek de bir erdemdir.
Peki, sadece sosyal medyada olanlar için mi geçerli? Tabii ki hayır. Yıllara dayanan tecrübeleri ile övünen insanlar maalesef hiç ummadığımız bir şekilde kendilerini küçük düşürüyorlar. Egolarına yenik düşüp kendilerinin bile farkında olmuyorlar. Bu olay sadece gençler arasında da olmuyor; artık 50-60 yaşındaki insanlar bile böyle davranışlarda bulunabiliyor. Bir nesli toparlamaya çalışırken  bu kişilerin  arkasından gelen insanlar  ister istemez onlar gibi olmaya başlarlar.. İyi niyet dedikleri şeyler yüzünden kendilerini yüceltiyorlar, kültürlü sanıp... Asıl kendi kendine yanıp kül olan onlar ama maalesef haberleri yok.
Biraz da çözümlerinden bahsedelim:
Hayır diyebilmek
 Karşıdaki ister 50 yaşında ister 100 yaşında birisi olsun, ne olursa olsun yaş farketmeksizin sizin karakterinizi hiçe sayacak davranışlara "hayır" diyebilmeliyiz. Asıl erdem susmak değil, konuşmaktır.
Dijital detoks
 Günde sosyal medyaya ayıracağımız o zamanı ondan ayırıp kitap okuma, resim gibi kendimizi geliştirebileceğimiz dallara yönelmemiz, hem kendimizi keşfetmemize hem de kendimizi kaybetmememize yardımcı olur.
Sonuç olarak
İnsanlar kötüye gidebilir, gidiyor da zaten. Ama önemli olan susup oturmak değil, konuşmak, olanlara karşı dimdik durmaktır. Evet, belki sesiniz çıkmaz ama inanın sizin gibi binlerce insan var, onlar da sizin sesinize hiç şüphesiz ortak olur. Son olarak da tecrübelerimize güvenmemeliyiz. "Ben zaten kaç senedir bu işi yapıyorum, bir şey olmaz, ben dersem doğrudur" deyip kendinizi küçük duruma düşürmeyin. Çünkü tecrübe makam kazandırırken, karakter insan kazandırır...