HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAPAR
İnsanların değiştiğini iddia etmesi, çoğu zaman bize söylenen yalanlardan ibaret desem kaç kişi buna katılır? Galiba böyle denilince pek katılım olmaz. Peki sebebi ne? Gerçeklerin dolaylı yoldan yüzümüze çarpması mı, yoksa gerçekten yalan mı söylüyorum? Gelin bakalım...
Günümüzde "Ben değiştim, artık eskisi gibi değilim" lafını çok duymuşuzdur veya duyacağız. Bu cümle, bana sorarsanız koskocaman bir yalan! Sebebi ise açık: İnsan hamur değil ki şekilden şekile girsin. Mayasında var bir kere karakteri, siz onu değiştiremezsiniz. Evet, ilk zamanlar "Ne kadar iyi bir insan, ne kadar samimi, ne kadar babacan, bir sevgi pıtırcığı!" olabilir. Fakat dışarıda gördüğümüz her insana "iyi" dersek, dünyada kötü gördüğümüz insan kalmaz. Karakter dediğiniz şey, rahat zamanlarda takılan kibarlık maskesi değildir; karşısına net bir sınır çizildiğinde saklı olandır.
Bize bir darbe vurduklarında yine de o yalanla baş başa kalacak olan biziz. Nedir o yalan? "Ben değiştim." Sonra gelir keşkeler, neyseler... Hepsi birer birer aklımıza düşer. Fakat sonrasında elimizden bir şey gelir mi? Pek sanmam.
Dostlar, her gördüğünüzü iyi sanmamalısınız. Örnek üzerinden gidecek olursak; her namaz kılan, başı camiden çıkmayan insanların hepsi iyi mi? Dışarıya çıkınca o ibadetin hakkını veriyor mu? Böyle düşünmemiz lazım. Evet, namaz bize farz bir ibadet fakat bu ibadeti karaktere yansıtmamız lazım, yoksa bir anlamı kalmaz. Kimse "iyiyim" deyince iyi olmaz; kötüler de "kötüyüm" demekle hemen kötü olmadı.
İnsanların değiştiğini söylediğimiz an, aslında onların sınır tanımazlığıyla ilk kez yüzleştiğimiz andır. Peki ama sebebi ne bu olayların?
Sınırı Zamanında Koymama: İnsanlara zamanında "iyi" teşhisi koyduğumuzda, sonradan kusurlarına "Olabilir, o da insan, hata yapabilir" diyerek göz yumuyoruz. Zamanında çizmediğimiz sınırlar yüzünden bir süre sonra bize bir şey yaptıklarında, onları değil kendimizi suçluyoruz.
Herkesi Kendimiz Gibi Sanmamız: Bu çok ama çok acı bir gerçek olsa da herkesi kendimiz gibi sanıyoruz. Kimse sizin gibi iyi niyetli olmayabilir. Karşınızdaki de insandır evet, ama sizin gibi iyimser düşünmüyor olabilir. Vereceği zararı objektif değerlendiremediğimiz, herkesi kendimiz gibi zannettiğimiz için bunlar başımıza geliyor.
Peki çözümü var mı dersek? Ben tek bir çözümü olduğunu düşünüyorum: Herkesle can ciğer olmamak.
Herkese aynı mesafede olmalıyız. "Yok, o iyi bir insan, o zaten yapmaz" dememeli. Herkes herkese her şeyi yapabilir. En tanıdığınız kişi bile en yakın düşmanınız çıkabilir! O yüzden zamanında sınır koymalı, o duvarın altından üstünden geçmelerine izin vermemelisiniz.
Toparlayacak olursam; başlıkta da gördüğünüz gibi, herkes bir gün kendine yakışanı yapar. Biz "Değişti, tanıyamıyorum artık onu" deriz fakat o her zaman öyledir. Sadece insanlara fazla değer verdiğimizde gerçekleri göremeyiz. O yüzden o pırıl pırıl kalbinizi herkese teslim etmemeli, herkesi kendiniz gibi zannetmemelisiniz.
Unutmamalıyız ki; Rapunzel’in en sevdiği saçlarını elinden alan da sevdiği kişiydi...
HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAPAR
YORUMLAR