Herkesin Her Şey Olup da Kimsenin Kendisi Olamadığı Çağ

Günümüzde hemen hemen herkes artık yüzünde görünmez bir maskeyle geziniyor. Kimisi kusursuzluk ve güzellik maskesini takıyor, kimisi her daim mutlu ve neşeli çocuk maskesini, kimisi de fedakâr iyi niyet maskesini... Peki, bu rengârenk maskelerin arkasındaki asıl kişiler nerede? İnsanlar neden kendileri olmaktan bu kadar korkuyor ve birer rol modelin kopyası gibi yaşamayı tercih ediyorlar?
Çünkü bu düzen, birey olmaya değil, kalabalığa uyum sağlamaya ödül veriyor. Çevresel baskı ve dayatılan mükemmeliyetçilik algısı artık yalnızca dış görünüşümüzü değil, doğrudan insan beynini, düşünme biçimimizi ele geçiriyor. Herkes birbirinin aynası olmak istiyor; çünkü farklı kalmak, bu çağda yalnızlaşma göze alınarak ödenecek ağır bir bedel gibi gösteriliyor.
Bunu en net şekilde modern güzellik ve yaşam kalıplarında görüyoruz. Gelin biraz açalım: Kadınlarda ince bel, düz bir karın, keskin hatlı bir jawline, kusursuz beyazlıkta bir ten ve çekik göz algısı... Erkeklerde ise aynı oranda kas yığınları, zayıflama baskısı, hatta kendilerinin bile beğenmediği, sırf trend olsun diye yaptırılan saç modelleri... Tabii ki bazıları bu değişimleri kendi hür iradesiyle yaptığını düşünebilir. Fakat durup dürüstçe kendimize soralım: Eğer bunları sosyal mecralarda her saniye gözümüze sokan o ekranlar olmasaydı, gerçekten aklımızın ucundan geçer miydi?
 Hayır. Başkalarının beğenisini kendi arzumuz zannederek yaşıyoruz.
Peki, bu tehlikeli algı nereye evriliyor? Bu zincir kuşaktan kuşağa aktarılacak bir miras mı?
Maalesef ki öyle. Hatta ileriki yıllarda çok daha baskın bir şekilde karakterlerimize damga vuracak ve çok daha absürt güzellik anlayışlarıyla karşılaşacağız. Bugün "moda" adı altında insanlara giydirilen, kumaş bile denilemeyecek o yarım yamalak şeyler normalleştiriliyorsa, yarın çok daha fazlasına mecbur bırakılacağız. Ruhlarımız gibi gardıroplarımız da birer tek tipleşme aracı haline gelecek.
Sonuç olarak:
Güzellik; yüzünü boyamak, başkalarının çizdiği kalıplara sığmak ya da bir maskenin ardına saklanmakla asla olamaz, olamaz da. İnsanı asıl güzelleştiren şey düşünceleridir, hayalleridir, hayata ve insanlığa baktığı o özgün penceredir; geçici makyajlar veya cerrahi müdahaleler değil.
Eğer kendinizi her haliyle kucaklayıp sevebilirseniz, işte o zaman gerçekten kendiniz olursunuz. Başkalarının elinde birer maskara olmaktansa, kendi hayatınızın başrolü olmayı seçin...