Tok Doymaz
Toplumsal kötülüklerin artma nedeni yoksulluk mu? Ya da yoksulluk toplumsal kötülükten mi doğuyor? Bu konu üzerinde konuşulacak ve yazılacak o kadar şey var ki!..
“Yoksulluk tüm kötülüklerin anasıdır” derdi büyüklerimiz. Yani yoksulluk kötülük doğururmuş.  Tersinden düşündüğümüzde, yoksul olmayanların kötülükle de işi olmaz mı demek istediler bize? Acaba doğru bir tez midir bu? Ülkemizdeki vurgun ve talan düzeninin geldiği noktaya baktığımızda adı geçen insanların hiç de yoksul olmadıklarını görüyor ve “bizi kandırmışlar” diyorum.
Geçmişteki bankacı Seçil Erzan vakasında da gördüğümüz gibi, paralarıyla gayrimeşru yöntemlerle daha çok para kazanmaya çalışanlar hiç de yoksul değildiler.
Günümüzdeki fon vurgununda adı geçenler, halka ve ülke ekonomisine kötülük yapanlar hiç de yoksul insanlar değiller. Onların çocukları yatağa aç girmiyor, okula aç gitmiyor. Onların evinde tencereye koymaya bir şey aranmıyor. Demek ki kötülüğün kaynağı yoksulluk değilmiş, diye düşünüyorum.
Peki bu varlıklı insanlardaki bitmek bilmeyen para hırsı da nedir? Ne zaman biter? Doyum noktası var mıdır bunun?
Gözü doymayan, ne kadar çok şeye sahip olursa olsun daha fazlasını isteyen, açgözlü kişiler için kullanılan bir deyim vardır Türkçemizde: Tok doymaz…
Ülke olarak toklarımızı doyuramıyoruz demek ki!..
Üretmeden zengin olanların gözü vatandaşın cebinden ayrılmıyor.
Dört dilim baklava çalan çocuklar yıllarca ceza alırken milyarları götürenlerin emniyete dahi çağrılmıyor algısı, toplumsal kötülüğü daha da artıracağı gibi ahlaki ve dini değerlerimizi de erozyona uğratıyor.
Temiz bir toplum yaratmanın koşulu ahlaklı nesiller yetiştirmekten geçer. Ahlaklı nesiller yetiştirir ve haksız kazançlara da el koyar ve de en ağır cezaları verirseniz insanların devletine olan güveni de artar.
TBMM’deki Tüm siyasi partilerin üye vereceği ortak bir araştırma komisyonu oluşturulmalı ve manipülasyon yoluyla mağdur edilen 455 bin kişinin hakkı korunmalıdır.  Kamu adına denetim yapacak kişilerin denetimini yapacakları kurumlarda görev almaları kanunla engellenmelidir.
Kısacası, toplumsal ahlakı besleyip büyütürken kötülükleri de öldürelim…