JEOPOLİTİK FIRTINANIN EŞİĞİNDE NATO ZİRVESİ:  PRESTİJİN ÖTESİNDE BİR GERÇEKLİK/RİSK/FIRSAT SINAVI

Halil MERT Emekli Yarbay ( YAZAR )

03-07-2026 11:15

JEOPOLİTİK FIRTINANIN EŞİĞİNDE NATO ZİRVESİ: 

PRESTİJİN ÖTESİNDE BİR GERÇEKLİK/RİSK/FIRSAT SINAVI

NATO Zirvesi Türkiye'de: Prestij mi, Risk mi? Asıl Mesele Büyük Resmi Görebilmek.

 

Özet açıklamaları buradan izleyiniz.

https://youtu.be/eUH6n-AW48w 

 

Dünya siyasetinin kalbi önümüzdeki günlerde Türkiye’de atacak. Üye ülkelerin devlet başkanları düzeyinde katılım sağlayacağı, NATO üyesi olmamasına rağmen Ukrayna’nın ve hatta Körfez ülkelerinin liderlerinin boy göstereceği bu zirve, hiç şüphesiz Türkiye için ciddi bir diplomatik prestij vesilesidir.

Ancak iç kamuoyundaki analizlere baktığımızda, yine o tanıdık ve sığ kutuplaşmanın cenderesine sıkıştığımızı görüyoruz. 

İktidar blokuna yakın yorumculara göre “Her şey mükemmel ve kusursuz bir prestijden ibaret”, muhalif kanada göre ise “Kıbrıs elden gidiyor, Türkiye açık hedef haline geliyor.” şeklinde bir kıyamet senaryosu hâkim. Oysa her iki tarafın da körü körüne ıskaladığı, üzerinde ısrarla durmadığı çok daha derin küresel ve kurumsal gerçekler var.

 

Türkiye/Anadolu… Dünyanın "Taksim Meydanı"nda Vatan Tutmak

Türkiye, dünyanın en kritik jeopolitik kavşaklarından birindedir. Karadeniz, Kafkasya, Balkanlar, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'in kesişim noktasında bulunan bu coğrafya tarih boyunca büyük güç mücadelelerinin merkezinde yer almıştır. Bu nedenle güvenlik bizim tercihimiz değil, coğrafyamızın bize yüklediği tarihî bir sorumluluktur.

Türkiye, insanlık tarihinin başlangıcından bu yana dünyanın en büyük savaş alanlarının, en kritik güç mücadelelerinin merkezinde yer alıyor. Tabiri caizse, küresel coğrafyanın “Taksim Meydanı”nda vatan tutmuş durumdayız. Böyle bir coğrafyada ne rehavete yer vardır ne de yersiz korkulara. Ziya Paşa’nın o meşhur beytinde ifade ettiği gibi:

“Asûde olam dersen eğer gelme cihâne,

İstiyorsan sulh-u salâh, hazır ol cenge.”

Evet, sürekli olarak cenge hazır olmak zorundayız. Çünkü dünya adım adım büyük bir savaşa sürükleniyor. Rusya ve Avrupa/Batı Bloku arasındaki gerilim, Ukrayna üzerinden bir yıpratma savaşı olarak yürütülüyor ancak bu fırtınanın burada kalmayacağı aşikâr. 

Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na girmeyerek muazzam bir diplomatik başarı göstermişti; fakat yaklaşan bu yeni küresel fırtınada tarafsız kalabilmek o kadar kolay olmayacak. Bu yüzden hamasetle değil, kalıcı karşılıklı bağımlılıklar ve stratejik akılla hareket etmeliyiz.

 

NATO’nun Göremediği, Ankara’nın Harekete Geçiremediği Güç: Küresel Gönül Coğrafyası

Türkiye'nin yalnızca askerî güce değil, psikolojik harp, stratejik iletişim, kamu diplomasisi ve bilgi harekâtı kapasitesine de ciddi yatırım yapması gerekmektedir. Günümüzde savaşlar yalnızca tanklarla, uçaklarla ve füzelerle kazanılmıyor; algıyı yöneten, bilgi üstünlüğü kuran ve toplumların zihninde güven oluşturan devletler de stratejik üstünlük elde ediyor.

Ülkemizin Balkanlar'dan Türk Dünyası'na, Kafkasya'dan Orta Doğu'ya ve Avrupa'ya uzanan tarihî ve kültürel bağları, etkili bir psikolojik harp ve stratejik iletişim anlayışıyla desteklenmelidir. Devlet kurumları, akademi, medya, kültür, eğitim ve diaspora faaliyetleri aynı stratejik hedef doğrultusunda uyum içinde çalışmalıdır. PSIKOLOJIK ÜSTÜNLÜK SAVAŞ BAŞLADIKTAN SONRA DEĞIL, BARIŞ DÖNEMINDE INŞA EDILIR.

Gerek NATO’ya gerekse Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetenlere bu zirvede hatırlatılması gereken en hayati gerçek şudur: Türkiye, sadece 783 bin kilometrekareden ibaret bir ülke değildir. Sınırların ötesinde hem İslam Dünyası’nda hem de Türk Dünyası’nda muazzam bir akraba, soydaş, dindaş, tarihsel ve kültürel “karşılığımız” vardır. Bu öyle bir ağdır ki, maliyeti son derece ucuz ama etkisi nükleer silahtan daha güçlü bir psikolojik harekât zeminidir:

• Rusya’nın İçindeki Türkler: Bugün Rusya’da çok ciddi bir Türk nüfusu yaşamaktadır. Boşuna dememişler o meşhur Rus atasözünde: "Her Rus’u biraz kazırsanız, altından bir Tatar (Türk) çıkar." Moskova ile ilişkilerde bu derin kültürel geçişkenlik en büyük kozlarımızdan biridir.

• İran’ın Demografik Gerçeği: Komşumuz ve kardeşimiz olan İran nüfusunun %60'a yakını Türk soyludur (Azerbaycan Türkleri, Kaşkaylar, Türkmenler). Bu gerçeği görmeden yapılacak bir Ortadoğu analizi kör topaldır.

• Sahra’dan Okyanus Ötesine Türk İzleri: Kuzey Afrika’da ve Arap ülkelerinde Türk milletine karşı çok ciddi bir halk teveccühü vardır. Afrika’nın içlerinde, Sahra Çölü’nün asileri olan Tuareglerin bile köklerindeki Türk bağlarına sahip çıkması, okyanus ötesinde Amerika’daki Kızılderililerin “Biz Türklerle akrabayız.” diyerek bu aidiyeti haykırması rastlantı değildir.

• Balkanlar ve Ege: Yunanistan’da ve tüm Balkan coğrafyasında Türk Milleti’nin milyonlarca akrabası, soydaşı ve yaşayan bir kültür mirası vardır.

İşte bu devasa küresel ağ, Türkiye’nin asimetrik gücüdür. NATO müttefikleri Türkiye’yi masada sıkıştırmaya çalışırken karşılarında sadece bir "kanat ülkesi" değil, yerküreye yayılmış bu muazzam hinterlandı görmelidir. Ankara ise bu kanatları harekete geçirecek akıllı, ucuz ve etkili PSİKOLOJİK HARP yöntemlerini derhal devreye sokmalıdır.

 

Kurumsal Zafiyetler ve Medya İllüzyonu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu liderler diplomasisini ve NATO sürecini kişisel becerisiyle iyi yöneteceğini görüyoruz. Ancak asıl sorun liderin arkasındaki kurumsal yapıda ve alt kademelerdedir.

• Stratejik İletişim Sığlığı: Dev bütçelere, devasa binalara sahip olan İletişim Başkanlığı gibi kurumlar, yukarıda saydığımız o muazzam küresel bağları ve Türkiye’nin haklı tezlerini dünyaya anlatmakta sınıfta kalıyor. Hafta sonu İstanbul’un göbeğinde, Bağcılar’da terör örgütü elebaşının posterlerinin açılması, Türkiye’ye yönelik açık bir "gözdağı" operasyonudur. Ne yazık ki hiçbir kurum bu psikolojik harekâtı doğru okuyup, Batı’ya karşı sert bir koz olarak masaya koyamadı.

• Savunma Sanayiinde Gerçekçilik: Savunma Sanayiinde yerli hamleler (Hürjet gibi projeler) elbette gurur kaynağımızdır. Ancak proje direktörlerinin görevden alınması gibi kritik aksaklıkları görmezden gelemeyiz. Daha da acısı, medyadaki bazı "emekli subay" etiketli yorumcuların, uçağın hangarına bile gitmeden ekrandan halka "motor müjdesi" vererek kamuoyunu uyuşturmasıdır. Milli güvenlik yalan haberlerle geçiştirilemez; milletimiz daima uyanık tutulmalıdır. Çünkü uçağımız var ama motorunda hala dışa bağımlıyız.

 

Türkiye’nin Masadaki Kırmızı Çizgileri ve Talepleri

Korkulanın aksine, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) NATO’ya girmesi gibi bir handikap söz konusu değildir; Türkiye ve Macaristan gibi müttefiklerin vetosu oradadır. İsrail’in böyle bir talebi zaten yoktur. İran ise NATO’nun doğrudan düşmanı değildir; ABD ile olan gerilimi İsrail endeksli bir durumdur. Türkiye burada Batı’nın tuzaklarına düşmemeli, komşusu İran ve stratejik komşusu Rusya ile olan denge politikasını titizlikle korumalıdır.

Türkiye’nin bu zirvede müttefiklerin yüzüne vurması gereken şartlar bellidir:

1. Ege ve Mavi Vatan: Adalar, Kıbrıs ve Mavi Vatan konusunda asla taviz verilmemeli, geri adım atılmamalıdır. Adalardaki kuralsız işgal ve silahlanma gündeme taşınmalıdır.

2. Ambargoların Kaldırılması: Savunma sanayiimizin en büyük tıkanıklığı olan motor, silah ve teknoloji ambargolarının kaldırılması, ABD başta olmak üzere NATO müttefiklerinden şartsız olarak talep edilmelidir.

3. Terörle Mücadele Uyarısı: PKK/YPG konusunda NATO ve ABD en sert şekilde uyarılmalı, müttefikliğin gereği hatırlatılmalıdır. FETÖCÜ’lerin himaye edilmesi de yine gündeme alınmalıdır.

 

Sonuç

Sonuç olarak, bu NATO zirvesi ne muhalefetin iddia ettiği gibi bir “teslimiyet” ne de iktidar medyasının resmettiği gibi “sorunsuz bir şov alanı”dır. 

Bu zirve, jeopolitik fırtınanın ortasındaki Türkiye için bir fırsat ve imtihan meydanıdır. 

Türkiye, arkasındaki o muazzam dünya büyüklüğündeki gönül coğrafyasını ve soydaş bağlarını arkasına alarak, kendi göbeğini kesebilecek bir büyük devlet refleksi göstermelidir.

Sonuç olarak NATO Liderler Zirvesi'nin Türkiye'de düzenlenmesi önemli bir diplomatik prestijdir. Ancak bu prestijin kalıcı kazanımlara dönüşebilmesi, stratejik aklın doğru kullanılmasına bağlıdır. Büyük devletler yalnızca güçlü ordular kuran değil; diplomasiyi, psikolojik üstünlüğü, ekonomik gücü ve millî birlik ruhunu aynı hedef doğrultusunda birleştirebilen devletlerdir.

GÜÇLÜ VE BÜYÜK TÜRKIYE; YALNIZCA SILAHLA DEĞIL, STRATEJIK AKILLA, PSIKOLOJIK ÜSTÜNLÜKLE VE MILLÎ BIRLIK RUHUYLA INŞA EDILIR.

Bu duygularla, gerçekleştirilecek NATO toplantısının büyük Türk milletine hayırlı olmasını diliyor, devlet aklının hamasete galip gelmesini bekliyoruz.

 

E. Yb. Halil MERT

Strateji ve Yönetim Uzmanı

KURT KIŞI GEÇİRİR, AMA YEDİĞİ AYAZI UNUTMAZ.

DİĞER YAZILARI MÖ 209… "KARA KUVVETİ KURULUŞU" DEĞİLDİR. 01-01-1970 03:00 KUŞAKLAR ARASI KÖPRÜ: AİLE BİRLİĞİ, TECRÜBE VE BABALAR GÜNÜ 01-01-1970 03:00 MİLLİ SAVUNMA SANAYİİ’NİN GÖRÜNMEYEN CEPHESİ: LİYAKÂT, YÖNETİM VE BEKA SORUNU… SAVUNMA SANAYİİNDE RİSKLER VE DEVLET AKLININ İKAZI 01-01-1970 03:00 MİLLÎ EKONOMİ: GÜÇLÜ VE BÜYÜK TÜRKİYE'NİN OMURGASI Milli Gücün Mihengi; Tam Bağımsız ve Güçlü Ekonomi "Çalışan, Üreten, Tasarruf Eden ve Birlik İçinde Hareket Eden Milletler Kazanır." 01-01-1970 03:00 ORMAN YANGINLARI VE YEŞİL VATAN GÜVENLİĞİ:  MİLLÎ GÜVENLİĞİN YENİ CEPHESİ. ASİMETRİK TEHDİTLER VE MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİLERİ 01-01-1970 03:00 KURBAN BAYRAMI…  PAYLAŞMANIN, YAKINLAŞMANIN VE KARDEŞLİĞİN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 Siyasi Hesapların Ötesinde Bir Diriliş:  19 Mayıs’ın Kadim ve Milli Ruhu 01-01-1970 03:00 İdeolojik Prangalardan Arınmak… 01-01-1970 03:00 ŞEFKÂT VE MERHAMET TİMSALİ; ANA GİBİ YÂR OLMAZ.. ANAM, ANNELER, VEFÂ ÂBİDELERİ… 01-01-1970 03:00 TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ: ANMAKLA YETİNENLER VE GELECEĞİ KURANLAR 01-01-1970 03:00 TÜRKLÜK TANIMININ GÜNCELLENMESİ VE JEOPOLİTİK GENİŞLEMEYE ETKİSİ 01-01-1970 03:00 BARDAK TAŞTI! TÜRKİYE’DE DEĞERLER SİSTEMİ ÇÖKTÜ… 01-01-1970 03:00 İRAN’IN ZAFERİ, TÜRK KİMLİĞİ VE TÜRK DÜNYASI’NDA, İSLÂM ALEMİ’NDE MEZHEPÇİLİK KISKACI. 01-01-1970 03:00 BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ’İ ANLAMAK: BİRLİK, MÜCADELE VE BÜYÜK TÜRKİYE İDEALİ… 01-01-1970 03:00 TARİH YAZMAK, GELECEĞİ YAZMAKTIR. Manda mı, İstiklal mi? Bunların Tartışıldığı Günleri Unutmayınız 01-01-1970 03:00 HİLAFET Mİ, HAKİKAT Mİ? İSLÂM DÜNYASI’NIN SİYASÎ İHTİLÂFLARINDAN BİRİ ÜZERİNE BİR SORGULAMA… HİLAFET İŞLEVSEL MİDİR, NE KATAR? 01-01-1970 03:00 DUYGUSALLIKLA DEĞİL, FERASETLE AYAKTA KALINIR… HARİTA MÜHENDİSLİĞİNİN GÖLGESİNDE TÜRKİYE’YE BÖLGEMİZE KURULAN YENİ TUZAKLAR… TÜRK MİLLETİ’NİN SABRINI ZAFİYET SANANLAR TARİH BİLMEZLER AMA BİZ TARİHİ YENİDEN YAZAR, ONLARA DA GÖ 01-01-1970 03:00 NEVRUZ’DAN ÇANAKKALE’YE: DİRİLİŞTEN DİRENİŞE, DİRENİŞTEN KURTULUŞA TÜRK MİLLETİ… 01-01-1970 03:00 KAN AYNI KAN, VİCDAN AYNI VİCDAN DEVLET EBED MÜDDET İÇİN VİCDANLARA HİTAP! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE–İRAN KARDEŞ DEVLETLERİ İÇİN EMPERYALİZMİN BÜYÜK TUZAKLARI 01-01-1970 03:00 SÖZDE ÇOCUK KATİLLER VE ÇETELER AİLELERİ İLE ŞEHİRDEN KOVULMALI… ŞEHİRLER MEDENİYETİN MERKEZİ Mİ, SUÇ KAYNAĞI VE ALANI MI? 01-01-1970 03:00 İRAN-İNGİLTERE+ABD+İSRAİL... PAKİSTAN-HİNDİSTAN+AFGANİSTAN… MÜSLÜMANLAR CEHÂLETLERİNDE BOĞULUYOR. KİMİN UMURUNDA? 01-01-1970 03:00 İRAN–AMERİKA GERİLİMİ: COĞRAFYANIN AKLI VE TÜRKİYE’NİN SORUMLULUĞU VE ÖNCÜLÜK YAPMASI GEREKEN ALANLAR… 01-01-1970 03:00 BU COĞRAFYA BİZİMDİR Kaos Alanından Sükûn Havzasına: Türk Öncülüğü ve Yeni Bölgesel Denge 01-01-1970 03:00 BAYRAK KRİZİ DEĞİL: BAYRAK İMTİHANI… BU BAYRAKTA TÜRK, KÜRT DEMEDEN BÜYÜK TÜRK MİLLETİ’NİN KANI VAR… 01-01-1970 03:00 SURİYE, IRAK, İRAN, LÜBNAN… S. ARABİSTAN, PAKİSTAN, İSRAİL… NE OLMALI? 01-01-1970 03:00 İRAN… ABD’NİN PEHLEVİ DAYATMASI, PEZEŞKİYAN’IN ÖNEMİ VE TÜRK MİLLETİ FAKTÖRÜ, NADİR ŞAH’IN OSMANLI’YA MEKTUPLARI… 01-01-1970 03:00 VENEZUELA… MADURO… DERSLER… TÜRK MİLLETİ VE DEVLETİ KÂDİMDİR. VENEZUELA İLE TÜRKİYE'Yİ KIYASLAMAK, MADURO İLE ERDOĞAN'I KARŞILAŞTIRMAK CEHÀLET DEĞİL MİDİR? 01-01-1970 03:00 TERÖRİST, HÂİN, VATAN, DEVLET, MİLLÎ MEFKÛRE BİLİNCİNDEN YOKSUN HİÇ KİMSE “BİZDEN!” OLAMAZ. IŞİD TERÖRİSTTİR. HÂİNDİR. YOK EDİLMELİDİR. HER TÜRLÜ FİTNENİN ARKASINDA İNGİLTERE+ABD VARDIR. 01-01-1970 03:00 LİBYA NERESİ Mİ? VATAN! DÜŞEN UÇAK, ŞEHİT KOMUTANLAR VE SÜİKAST ŞÜPHESİ… BİZ NEDEN UÇAK TAHSİS ETMEDİK? 01-01-1970 03:00 ELA RÜMEYSA VE MEHMET AKİF'İN HATIRLATTIKLARI... YA DA AHLÂK YOKSA DİN, AHLÂK YOKSA SİYÂSET OLUR MU? YA DA RECEP TAYYİP ERDOĞAN'I İSTİSMÀRIN DİBİ... 01-01-1970 03:00 POLİSİMİZİN ŞEHİT EDİLMESİ… BİR SÜRECİN SONUCU DEĞİL Mİ? ASKERİ, POLİSİ, DEVLET MEMURUNU RENCİDE ETMEK DEMOKRATİKLEŞME MİDİR? EN KÖTÜ KÖTÜLÜK, KÖTÜLÜĞE ALIŞMAKTIR. 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ’NDE ANLAYIŞ GÖSTERİLMESİ GEREKENLER; ASKERLER, POLİSLER, KORUCULAR… HATTA TÜM FEDÀKÂR DEVLET MEMURLARI. 01-01-1970 03:00 PAPA DAVETİ, FENER PATRİKHANESİ… İMPARATORLUKLAR MİRASÇISI BÜYÜK TÜRK MİLLETİ NEREDEN BAKMALI? 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLER MİLLETİN İSTİKBÂL MİMARIDIR. 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLER ANADIR, ATADIR. ÖĞRETMENLER, MİLLET İSTİKBÂLİNİN MİMÀRIDIR. ÖĞRETMENLER, AİLE VE ORDU İLE MİLLÎ BİRLİK VE BEKÂNIN TEMELLERİDİR. 01-01-1970 03:00 DÜŞEN UÇAĞIMIZ VE ŞEHİTLERİMİZ 01-01-1970 03:00 10 KASIM NE İFÂDE EDİYOR?  İSTİKLÂL HARBİ'NİN ÖNEMİ... T.C. KADİM DEVLETİMİZİN SONUNCUSU DEĞİL Mİ? 01-01-1970 03:00 EZELÎ/EBEDÎ DÜŞMAN İNGİLİZ OYUNLARI VE İÇERİDEKİ MALLARI. 01-01-1970 03:00 BATI KARADENİZ’İN TÜRK TARİHİ VE İSTİKLAL HARBİNDEKİ YERİ, GÜNCEL SOSYAL TUZAKLARA KARŞI BÖLGENİN ÖNCÜ VASFI 01-01-1970 03:00 Bu soruyu neden sormuyorsunuz? 01-01-1970 03:00 Şehid-i Ekber Başbuğ Enver Paşa’ya iftira atanlar analarına kendi geçmişlerini sorsunlar.  01-01-1970 03:00 GAZZE’DE BARIŞ MI? KATİL İNGİLTERE VE IRAK KASABI TONY BLAIR İLE Mİ? 1’İNCİ DÜNYA SAVAŞI DEVAM EDİYOR. UYANIN!.. BU DÜŞMANLIK BİN YILLIK… 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 MİLLÎ İNSANLAR. BİRLİK OLUN. KABA TARAFGİRLİK BU TOPRAĞIN VATANSEVER OĞULLARINI BÖLÜYOR. BÖLÜNMEYİN. 01-01-1970 03:00 Devlet... 01-01-1970 03:00 YÜKSEK ASKERÎ ŞÛRA KARARLARI MİLLETİN İSTİKBÂLİDİR. GENERALLERİN İLK VASFI MUHÂRİPLİK OLMALIDIR. 01-01-1970 03:00 ORMANLAR MİLLÎ SERVETTİR, ORMAN YAKANLAR YANSIN! ORMAN BEKÂDIR, SİYASET ÜSTÜDÜR. HESAP SORULMALIDIR! 01-01-1970 03:00 Derin İhanet, Derin Yanıltma: Devlette Yeniden Kadrolaşma Tehlikesi 01-01-1970 03:00 Yanlışa “Dur!” Dememek, İhanete Müsamahakârlıkta Isrardır Türk Milleti Affetmez 01-01-1970 03:00 İran-İsrail Savaşı Eşiğinde: Türkiye Ne Yapmalı? Medeniyet Coğrafyamızda Neler Oluyor? 01-01-1970 03:00 TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ VE STRATEJİK YAKLAŞIM 01-01-1970 03:00 Ülkemizde / Coğrafyamızda Hangi İdeoloji Soru Sorup Cevap Arıyor? 01-01-1970 03:00 Küresel senaryoları yazan ülke ve milletlerden olmalıyız. 01-01-1970 03:00 Gün, ayıp arama günü değil; birlik günüdür. 01-01-1970 03:00 1. DÜNYA SAVAŞI DEVAM EDİYOR. 01-01-1970 03:00 SAVUNMA SANAYİİ, MİLLETİMİZİN NAMUSUDUR. MİLLETİMİZİN SORUMLULUĞUDUR. LAKAYT KALINAMAZ. 01-01-1970 03:00 BUGÜN ÇANAKKALE: YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM… BİZE HER GÜN ÇANAKKALE BİZE HER YER ÇANAKKALE… 01-01-1970 03:00 İSTİKLÂL MARŞIMIZI VE BAYRAĞIMIZI HAZMEDEMEYENLER GAFLET, DELÂLET VE HATTA İHANET İÇİNDEDİR! 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE... YENİ AŞAMA... 01-01-1970 03:00 İsrail Dijital Saldırıları.. Türkiye’nin Duruşu... Tarihimizi ve hesap gününü unutmayalım. ( Emekli Yarbay Halil Mert ) 01-01-1970 03:00