EGO 

Ego;  Latinceden gelen bir kelimedir. Ben kavramını temsil eder . 
Kişinin özgüveninin ve özsaygısının meydana getirdiği  iç alemi ego olarak tanımlanabilir. 
Kişilik ve kimlik demek de doğru bir ifade olacaktır.  

Egosuz insan var mıdır desek , elbette yoktur . Çünkü herşeyden önce insanın kendisi , özbenliği gelir . 

Ego insanın kişisel güvenliğini sağlayarak, bazı isteklerine cevap verir.


Egoda dengeyi iyi ayarlamak gerekiyor . 

Bu da,  aileden aldığı genetik yapının yanında ; sosyal , kültürel ve ahlâk olarak kendisini geliştirmesi, dönüştürmesi ile mümkündür.

Herşeyi ben bilirim , ben yaparım, benim dediğim olacak , benim sözüm geçer gibi kimseye söz ,düşünme , duygularıni ifade etme hakkı tanımadan heryerde ben varım demesi ;  kibre , diktatör bir davranışa hatta kişilik bozukluğuna kadar gidebilir. 

Eğer kendinizi arka plana atarsanız da , ben yeterli değilim 
düşüncesine kapılırsanız bu da özgüven eksikliği denen diğer bir psikolojik sorunu 
doğuracaktır.

Ego, id ile süper ego arasında bir denge kurar ve hakemlik görevi görür. Bunlar zihnin 
katmanlarıdır. 

Ego insanın hem özne olmasını (yani iradesi ve bilincini), hem de nesne 
olmasını ifade eder (yani tutkularını ve dürtülerini). İnsan benliğinin bir bileşeni olarak kabul 
edilir, aynı zamanda bütünlük ile eş değerdir. Bu bileşen, sosyal ve kültürel etkilerle yön 
alabilen bir katmandır. .

Ego, çevreden gelen bilgilerin filtrelenmesi ve yapılandırılması ile meydana gelir. Kişinin 
arka planında kendiliğinden işleyen seçici, düzenleyici ego sistemi gerçekliğin filtresidir. 

Egonun 
kendisi gözlenemese de duygu, düşünce ve davranış tarzlarında etkileri gözlenebilir.

Egonun zirve yaptığı hallerde ;   bir çok insan hayatındaki fırsatları  kaçırdığı gibi ; iyiyi, kötüyü ayırt edememe ve  sağlıklı kararlar verememektedirler . Genellikle,  kendi iç dünyası ile bir çatışma halindedir. 

Egoda  dengeyi sağlamak;  insanın kendi sınırlarını koruyarak ,  anlayış hoşgörülü orta bir yol bulmaya çalışması,  bulunduğu karmaşık ruh halinden kurtaran , bir kurtarıcı olacaktır .  


Egosu zirve yapmış insanlar için , Mevlana'nın;  "Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır" sözünü örnek vermek isterim.  

Bu hayatta hiçbirsey ve hiç kimse dört dörtlük değilken, 
İş ve insan ilişkilerinde ,  egosuna yenik düşen insanların mutlu olduklarını çok da göremiyoruz. 

Bir insan her konuda  mutlu olmak  istiyorsa;  önce egosunu  dengelemesi gerekecektir.

Diyor ve ; 
Egonuza sahip çıkarak, güzel yarınlar diliyorum. 

Nuray LALE