
EL ATININ TERKİSİNDEN İNMEYE DOYMAYAN KOMŞU!
Gerçekten de yapılana akıl erdirmek mümkün değil.
Çünkü 225 yıl öncesinden başlayarak 1974’ün Haziran ayındaki perişanlığı da dahil 5 defa aldığı yenilgilere, bu yengilerde ekonomisini kalkındırmaya harcayacağı günümüz değerleriyle 35 milyar Euro maddi kayıp ve ölen, esir edilen ile kayıplar hesaplandığında çeyrek milyonu aşan asker ve bir bu kadarda sivilin ölümü ile sonuçlanan savaşları kaybeden gayri safi milli hasılasının %146 - %154’ü kadar borcu olan Yunanistan şimdiye kadarki yenildiği savaşları devamlı elin atının terkisine binerek yaptı.
225 önce de başlayarak sonuncusu Kıbrıs Barış harekatındaki hezimetiyle Albaylar cuntasının tarumar olduğu büyük yenilgilere ve aramızda komşu olarak hiçbir sıkıntımız olmamasına rağmen akıl almaz histeri ile kafasında kurduğu yenilmişlik haliyle halkıyla ucu ucuna zıt olan gündemiyle halen el atının terkisine binmekten vaz geçmiyor.!
YAPILAN GÜREŞE DOYMAYAN PEHLİVAN, TAHRİK ETTİĞİ KABADAYIDAN DAYAK YİYE, YİYE EVİNDEN İÇERİ ATILMASINDAN SONRA” AH BİR TANE DAHA VURSAYDI AĞZINI BURNUNU KIRDIM”DİYEN GİBİ
Malum hikaye Mehmet mahallenin iri yarı kabadayısı cüssesinin aksine son derece efendi, sakin ve kimseye zararı dokunmayan, kendi halinde bir delikanlıdır.
Herkes ona saygı duyar, o ise adımlarına bile dikkat ederek yürürdü.
Bir de mahallenin ukalası, çenesi düşük çelimsiz Recai vardı.
Recai, cüssesine bakmadan herkese sataşır, her şeyi kendisinin bildiğini iddia eder ve o gün canı sıkıldığı için gözüne Nusret’i kestirirdi.
Mehmet kahvenin önünde çayını içerken, Recai yanına yanaştı.
Başladı ukalalık etmeye, Mehmet’e laf atmaya, damarına basmaya... Mehmet önce duymazdan geldi, "Aman çocuktur" dedi, çayından bir yudum daha içti.
Fakat Recai durmadı. Israrla üzerine gitti, sesini yükseltti ve sonunda Mehmet’in sabrını taşıran o son lafı söyledi.
Nusret ağır adımlarla ayağa kalktı.
Hiç sesini çıkarmadan, Recai’nin suratına öyle bir tokat aşk etti ki, Recai havada bir tur dönüp asfaltı boyladı.
Sokaktakiler "Tamam, bitti" sandı ama Recai’nin ukalalığı dayak dinlemiyordu.
Yerden doğruldu, üstünü silkeledi ve "Sen kime vuruyorsun ulan!" diye bağırarak tekrar Mehmet’in üzerine atıldı.
Mehmet hiç istifini bozmadan, gelişine bir tokat daha patlattı.
Recai bu sefer yolun karşısındaki çöp kutusunun yanına yuvarlandı.
Recai hırs yapmıştı.
Rezil olduğunu düşündükçe gözü dönüyordu.
Tekrar ayağa kalktı, sendeleyerek bir daha saldırdı.
Mehmet ise hiç acele etmiyor, Recai her kalkıp saldırdığında bir tokat vuruyor, onu yere yıkıyor ve her vuruşta onu kendi evinin sokağına doğru adeta sürüklüyordu.
Vura ,vura, yıka, yıka Recai’yi en sonunda kendi evinin kapısının önüne kadar getirdi. Recai’nin yüzü gözü mosmor olmuş, kaşı patlamış, takati tamamen tükenmişti.
Mehmet, yarı baygın haldeki Recai'yi yakasından tuttuğu gibi evinin kapısından içeri fırlattı ve "Bir daha karşıma çıkma" diyerek arkasını dönüp sessizce kahveye doğru yürümeye başladı.
Evin içinde, acıdan ve dayaktan her yeri sızlayan eli yüzü moraran Recai, zor bela duvara tutunarak kapının arkasına geçti.
Ağzındaki kanı tükürdü, şişen gözünü eliyle hafifçe araladı ve dışarıya doğru hıçkırarak fısıldadı:
"Ah ulan ah... Dua et bittiğine... Bir tane daha vursaydı... ben ona gösterecektim!" olur.
Kendi halkı ile gündemi ucu ucuna zıt olan komşunun şu anda dünya kamuoyunun kendilerine karşı nefreti zirve yapan katil, soykırımcı bebek katili işgalci terör devleti İsrail’in atının terkisine binmesinin güreşte yenilmeye doymayan pehlivan ile bu hikayedeki yediği dayaktan ağzı yüzü dağılan çelimsiz Recai’den bir farkı var mı?
DEFALARCA BİNDİĞİ EL ATININ TERKİSİNDEN ÇEYREK MİLYON CAN KAYBI VE ONLARCA MİLYAR EURO KAYBI UNUTAN KOMŞUNUN DÜNYANIN NEFRET ETTİĞİ SİYONİSTLE İŞ BİRLİĞİDE HÜSRAN OLACAKTIR
Komşunun 225 yıl öce başlayan ve her defasında el atının terkisinden yaptığı kabadayılığın elin atının terkisine binenin tez inmesi sonucunda uğradığı ve kendisine çeyrek milyondan fazla can kaybı ile on milyarlarca Euro harcamaya sebep olan bizimle yaptığı savaşlarda yaşadığı yenilgilerden ders alarak akıbeti ayın 15 gibi belli olan maceraya halkını sürüklememesi dileğiyle.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.