Az Kazananların Çok Ödediği Ülke: Çiftçiyi Küstürerek Enflasyon Düşmez!

İsmail ERGÜL (Siyasetçi & Araştırmacı Yazar)

16-02-2026 16:46

Az Kazananların Çok Ödediği Ülke: Çiftçiyi Küstürerek Enflasyon Düşmez!
​Bazı şampiyonluklar vardır ki kupası eve değil, dert olarak mutfağa gelir. Rakamlar ne yazık ki yalan söylemiyor: Gıda enflasyonunda Avrupa’da birinci, G20’de ikinci, dünyada ise beşinciyiz. OECD ortalaması %3,9 iken, Türkiye Aralık 2025’i %28,3 ile gıda enflasyonunun zirvesinde kapattı. Dünyanın tam 7 katı hızla pahalılaşan bir sofraya oturuyoruz.
​Tarladaki Yangın Rafa Sıçrıyor
​TÜİK verileri bu karanlık tablonun mutfakta değil, tarlada başladığını kanıtlıyor. Ocak 2026 verilerine göre Tarım Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) aylık %8,46 yükselirken, yıllık bazda %43,58 artış gösterdi. Üreticinin maliyeti bu hızla koşarken, market rafındaki etiketin yerinde saymasını beklemek iktisat bilimine ihanettir.
​İhracat Yasağı Çare mi, Ceza mı?
​Gıda fiyatları her sıkıştığında başvurduğumuz o "kolay" çözüm yine sahnede: İhracatı durdurmak. Tavuk etinde yaptığımız gibi dış satımı yasaklayarak içeride fiyatı baskılamaya çalışıyoruz. Ancak bu hamle; dövizi keser, dış pazarı bitirir ve en acısı üreticinin emeğini değersizleştirir. Musluğu tıkamak barajdaki suyun taşmasını engellemez; sadece boruyu patlatır.
​Asıl Tehlike: Çiftçisiz Bir Türkiye
​Şunu artık anlamalıyız: Tarımı yok ederek, çiftçiyi üretimden vazgeçirerek gıda enflasyonu düşürülemez. Borcunu ödeyemeyen, emeğinin karşılığını alamayan çiftçi traktörünü satıp şehre göç ettiğinde, o domatesi, o eti hangi dövizle ithal edeceğiz? Üreticiyi toprağına küstüren her politika, enflasyonun ateşine odun taşımaktan başka bir işe yaramaz.
​Unutmayalım ki; bugün ithal ettiğimiz her ürün, dün küstürdüğümüz bir çiftçinin mirasıdır.
​Sonuç: Yasakla Değil, Yaşatarak Çözülür
​Mutfaktaki yangını yasaklarla değil, üretim seferberliğiyle söndürebiliriz. Az kazanıp çok ödeyen bir millet olmaktan çıkmanın yolu, üreticiyi "günah keçisi" ilan etmekten değil; tarladaki maliyeti düşürmekten ve çiftçinin onurunu korumaktan geçer. Çiftçisi ölen bir ülkenin sofrası her zaman pahalı, tabağı her zaman boş kalmaya mahkumdur

DİĞER YAZILARI Görünmeyen Gerçek: Suni Gündemlerin Gölgesinde Geçim Savaşı 01-01-1970 03:00 Fikirlerin Harmanlandığı Yer: Ferizli’nin Geleceği Sakarya’nın Geleceğidir 01-01-1970 03:00 Görünmez Ellerin Bayramı: 1 Mayıs 01-01-1970 03:00 Sakarya’nın Beyaz Altınına Veda: Bir Tarım Şehrinin İnfazı ve Sahipsizliği 01-01-1970 03:00 Okullar Ne Zaman Güvenli Liman Olacak? 01-01-1970 03:00 Adapazarı Şeker Fabrikası'nın şehir merkezinden taşınması, bölgedeki trafik yükünü hafifletmek ve lojistik verimliliği artırmak adına uzun süredir Sakarya'nın gündeminde olan stratejik bir konu. 01-01-1970 03:00 Şekerin Acı Tadı: Bir Şehrin Hafızası Siliniyor mu? 01-01-1970 03:00 Görünmez Ordunun Çığlığı: Emekli Neden Terk Edildi? 01-01-1970 03:00 ​Sessiz Çığlıklar Şehri: Sakarya’da Neler Oluyor? 01-01-1970 03:00 ​Sakarya’nın Sabır Sınavı: Bu Gidiş Nereye? 01-01-1970 03:00 Sakarya’nın Çözüm Bekleyen 01-01-1970 03:00 2026’da Cebimizi Neler Bekliyor? Vergi Dosyasını İsmail Ergül Açıyor! 01-01-1970 03:00 BÜYÜK VERGİ DEĞİŞİKLİĞİ KAPIDA: BASİT USUL BİTİYOR MU? MÜKELLEFLERİ NELER BEKLİYOR? 01-01-1970 03:00 MALİ MÜŞAVİRLER İÇİN FATURA KESME YETKİLERİ SONA ERDİ: Alt Yapı Krizi Kapıda! 01-01-1970 03:00 Sakarya'nın Üvey Evlatları mı? Kırsal Mahalle Statüsü Neden Uygulanmıyor? 01-01-1970 03:00 DEMOKRASİNİN İLK TEMEL TAŞI: MUHTARLARIMIZ! 01-01-1970 03:00