
Sakarya’nın Kalbinde Yanan İstiklal Meşalesi: 21 Haziran
Bundan tam 105 yıl önce, takvimler 21 Haziran 1921’i gösterdiğinde, bu toprakların makus talihi bir kez daha azim ve inançla tersine döndü. Yunan işgal kuvvetlerinin postalları altında ezilmeye çalışılan, camilerinden ezan sesi kesilen, çarşısı sökülen Adapazarı; şanlı bir direnişle esaret zincirlerini parçaladı.
Adapazarı’nın kurtuluşu, sadece bir şehrin düşmandan temizlenmesi hadisesi değildir. Bu zafer; Sakarya Nehri’nin dalgalarında yankılanan bağımsızlık çığlığı, Kuvayı Milliye ruhunun Anadolu’nun göğsüne vurduğu sarsılmaz mühürdür. Halit Molla’nın, Kazım Kaptan’ın, Osman Kaptan’ın ve adını tarihin altın sayfalarına kanıyla yazmış nice isimsiz kahramanın yazdığı bir destandır.
21 Haziran sabahı Hükümet Konağı’na çekilen o şanlı Türk bayrağı, bugün huzur içinde nefes aldığımız bu modern şehrin temeline konulan ilk harçtır. Bizler bugün Uzun Çarşı’da özgürce yürüyebiliyorsak, Çark Caddesi’nde geleceğe umutla bakabiliyorsak, bunu 105 yıl önce canını siper eden o çelik iradeli ecdada borçluyuz.
Tarihini unutan milletler, coğrafyalarını başkalarının çizdiği sınırlarla öğrenmek zorunda kalırlar. İşte bu yüzden 21 Haziran’ı sadece resmi bir tören takvimi olarak görmemeli; o günkü birlik, beraberlik ve vatan aşkını her daim zinde tutmalıyız.
Kurtuluşun 105. yılında, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Adapazarı’nı bizlere ebedi vatan olarak bırakan tüm aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Kurtuluş günümüz kutlu olsun Adapazarı!