Sakarya, son günlerde adeta bir Türkiye simülasyonu gibi; absürtlük ile trajedinin, usulsüzlük ile vurdumduymazlığın harmanlandığı karanlık bir gündemle çalkalanıyor. Serdivan’da dikkatsizlik sonucu patlatılan doğal gaz borusundan sızan o keskin koku, aslında şehrin üzerine çöken toplumsal ve ahlaki yozlaşmanın somut bir kokusu gibi genzimizi yakıyor. Gaz kokusu elbet dağılır, boru tamir edilir; peki ya Sakarya’nın toplumsal dokusuna sirayet eden o diğer "kokular" ne olacak?

Gündemi şöyle bir önümüze koyup baktığımızda karşımıza çıkan tablo ürkütücü:

İnanç İstismarı ve Cehalet: Komşusuna muska yaptırmak için 130 bin TL’yi gözden çıkaran zihniyet, cehaletin ve kötü niyetin ulaştığı akılalmaz boyutu gözler önüne seriyor. Temiz duyguların nasıl bir ranta ve husumete alet edildiğinin en net kanıtı.

Adaletin ve Ahlakın Çöküşü: Akyazı’da bir babanın öz kızlarını taciz ettiği iddiası, kelimelerin bittiği, vicdanların kör olduğu yerdir. Bu sadece hukuki bir dava değil, toplumsal ahlakımızın alarm verdiğinin en acı çığlığıdır.

Kutsalın Sahtekarlığa Alet Edilmesi: Yine Akyazı’da, miras anlaşmazlığı gibi dünyevi bir hırs yüzünden deşifre olan 5 sahte diplomalı imam skandalı… Arkasında saf tutulan, maneviyatın teslim edildiği kişilerin bile sahtekarlıkla o makamları işgal etmesi, liyakat ve denetim mekanizmalarının nasıl felç olduğunu gösteriyor.

Sporun Kirletilmesi: 2. Amatör kümede bile şike soruşturması açılması, yozlaşmanın sadece paraya veya güce değil, mahalle arasındaki yeşil sahaya kadar sızdığını kanıtlıyor.

Sakarya Nereye Gidiyor?
"Sakarya’da neler oluyor?" sorusunun cevabı nettir: Şehir, hızla büyürken ve göç alırken kültürel, ahlaki ve denetimsel bir boşluğun içine düşüyor. Güven, liyakat ve adalet gibi bizi bir arada tutan kolonlar zarar görüyor.

Sakarya kötü bir şehir değil; ama bu şehrin acilen bir öz eleştiriye, sıkı bir denetime ve topyekun bir ahlaki silkelenmeye ihtiyacı var. Manşetleri süsleyen bu yozlaşma sarmalından kurtulmak, sadece emniyetin veya yargının değil, bu şehirde yaşayan her bir bireyin sorumluluğundadır. Aksi takdirde, Serdivan'daki o gaz kokusundan çok daha ağır kokular yükselmeye devam edecektir.