ÇÖZÜM SÜRECİNE MİLLÎ GÖRÜŞ VE ÜLKÜCÜ HAREKETİN BAKIŞI VE ORTAK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN MİLLÎ GÖRÜŞ’E EK ÜLKÜCÜ BAKIŞIN BÜTÜNLÜĞÜ VE KÜRT VATANDAŞLARA ULAŞMA ZORUNLULUĞU…
OrtakPaydalar, FarklıHassasiyetler ve Daha Objektif Bir Yaklaşım..
Bilgi özetiburadadır.
Türkiye'ninuzun y10001000ıllardır karşıkarşıyabulunduğu en önemli meselelerden biri hiç şüphesiz terör meselesidir. Bugün “çözüm süreci” olarak adlandırılan tartışmaları sağlıklı bir zeminde değerlendirebilmek için öncelikle kavramları doğru yere oturtmamız gerekir.
Türkiye'nintemelmeselesibir “Kürt sorunu” değil, terörsorunudur.Ancakbutespit, devletingeçmişteyaptığıyanlışlarıgörmezdengelmemizigerektirmez.Tam tersine, Türkiye'ninterörlemücadelesini başarıya ulaştırabilmesi için hem terör örgütünün ve onu destekleyen yapıların gerçek mahiyetini görmek hem de devletin geçmişte yaptığı hataları cesaretle kabul etmek zorundayız.
Çünkü devletin yaptığı yanlışı söylemekdevletedüşmanlıkdeğildir. Devletisahiplenmek, devletinyaptığı her şeyi koşulsuz olarak savunmak anlamına gelmez.
Ve belki de bugün Türkiye'de en fazla ihtiyaç duyduğumuzayrımlardanbiribudur.
Türkiye’nin on yıllardırenerjisinisömüren, evlatlarınıtoprağadüşürenvetoplumsaldokusunuhedefalanmeselenindoğruanlaşılabilmesi, her şeydenöncekavramlarındoğrutanımlanmasınabağlıdır. Bu coğrafyanınönündekisorunyapaybir "Kürt sorunu" değil; kökleri hem dışmihraklarınjeopolitikhesaplarına hem de içeridekiyapısalakıltutulmalarınadayanan organize birterörveadaletmeselesidir. Meseleyisırfdışgüçlerinkomplolarınahavaleedipkenaraçekilmek ne kadareksikse, geçmişinhatalarınıgörmezdengelmek de o kadarbüyükbirgaflettir.
1. SorunKürtler Değil, Terördür.
Öncelikle şu gerçeğin altını kalınçizgilerleçizmekgerekir:Kürt vatandaşlarımızTürkiye'ninsorunudeğildir.Kürt vatandaşlarımızbuülkeninvatandaşlarıdır; Türkiye'nin tarihinin, kültürünün, ekonomisinin, siyasetinin ve toplumsal hayatınınayrılmazbirparçasıdır.Terörörgütüisebaşkabir şeydir.
Bir vatandaşın Kürt olması ile PKK'nın mensubu veya destekçisi olması arasında nasıl bir fark varsa, Türk olmak ile terör örgütü karşıtlığı arasında da o kadar büyükbir fark vardır.Dolayısıyla:Kürt kimliğiileterörörgütünü özdeşleştirmek ne kadar yanlışsa, terör örgütünü Kürtlerin tamamının temsilcisi gibi göstermek de o kadaryanlıştır.Türkiye'ninönündekimesele, Kürt vatandaşlarımızladeğil, terörle ve terörün siyasi, askerî veuluslararasıbağlantılarıylailgilidir.
2. Terörün Kaynağını Sadece Dışarıda Aramak da YeterliDeğildir.
Türkiye'deki terör meselesini yalnızca “dış güçlerin projesi” şeklinde açıklamak da meseleyieksikdeğerlendirmekolur.Elbetteterörörgütlerinindışarıdandesteklendiği, silahlandırıldığı, eğitildiği ve Türkiye'ye karşı bölgesel projelerdekullanıldığıdönemlerolmuştur.Ancakterörüniçeridetoplumsalzemin bulabilmesinin sebeplerini de görmekzorundayız.Bunda devletingeçmişteyaptığıbazı ağır hataların da etkisi olmuştur.
Özellikle 12 Eylül sonrasında Kürtçe üzerindeki yasakçı uygulamalar, vatandaşların kendi ana dillerini kullanmaları konusunda yaşanan baskılar, güvenlik politikalarının bazı bölgelerde yol açtığı mağduriyetler ve 1990'lı yıllarda yaşanan köy boşaltmaları gibi hadiseler, devlet-vatandaş ilişkisi açısından ciddisorunlarmeydanagetirmiştir.Bunlarıgörmezden gelmek, Türkiye'nin gerçektarihinieksikokumaktır.
3. Devleti Sahiplenmek, Devletin Her HatasınıSahiplenmek Değildir…
Burada özellikle üzerinde durmak istediğimbirnokta var.Devletisahiplenmekbaşka, devletin her uygulamasını koşulsuz savunmak başkadır.
Devleti sahiplenmek;
Devletinbekasınısavunmaktır,milletinbütünlüğünüsavunmaktır,ülkeninbağımsızlığınısavunmaktır,vatandaşıngüvenliğinisavunmaktır,hukukdevletinisavunmaktır,devletile millet arasındakibağıkorumaktır.
Fakat devletin yaptığı bir haksızlığı, sırf devlet tarafından yapıldı diyesavunmakdevletçilikdeğildir.Zulümdenyanaolmak, devletten yana olmak değildir.
Bir devletin büyüklüğü, hiçbir zaman hata yapmamasında değil; yaptığı hatayı görebilmesinde, düzeltebilmesinde vevatandaşınınhukukunukoruyabilmesindedir.Dolayısıyladevletingeçmişteyaptığıyanlışlarısöylemek:“Devletekarşıyım.”demekdeğildir.Tam tersine:“Devletimindahaadil, daha güçlü ve vatandaşına daha güven veren birdevletolmasınıistiyorum.”demektir.Bu ayrımözellikle 1990'lı yıllarındeğerlendirilmesindebüyükönemtaşımaktadır.
Teşhisin Doğruluğu: ZulmüSahiplenmekDevleti Korumak Değildir…
Terörün 1990’lı yıllardatırmanışageçtiğidönemde, devletrefleksleriiçindeçokağıryapısalhatalarişlenmiştir. 12 Eylül darberejimininKürtçekonuşulmasınagetirdiğiyasak, bumilletin bin yıllıkharcınavevicdanınavurulmuşhaksızbirdarbedir. Diğerdillerserbestkenbirhalkınkendilisanındanmahrumbırakılmasıhiçbiradaletterazisinesığmaz. Benzer şekilde, emniyetisağlanamayanköylerinyakılıpboşaltılmasıve "Beyaz Toros" zihniyetiylesimgeleşengayrihukukiuygulamalar, terörörgütlerinin propaganda değirmeninesutaşımaktanbaşkabirişeyaramamıştır.
Devlet ebed-müddetanlayışı, devletiyönetenlerinyahutdevletitemsiledenmekanizmalarınyanlışlarınıkörükörünesahiplenmeyigerektirmez. Yapılanbirzulmümeşrulaştırmakdevletikorumakdeğil, devletinadaletmefhumunuaşındırmaktır. O dönemde Türk milliyetçiliğininbirkısmı, sahadakisivilmağduriyetlermerkezkamuoyunadoğruyansıtılmadığıiçinbuayrımınetleştirmektezorlanmıştır.
Oysasahadakigerçekliğikavrayanstratejikakıllar da vardı:
Eşref Bitlis Paşa: Kuzey Irak’takiaşiretler, Türkiye yanlısı Kürt partilerivebölgeninmollalarıyladoğrudantemaskurarakçözümüyerlibirakrabalıkeksenineoturtmayıamaçlamış, ancakkaranlıkbirtertipleşehitedilmiştir.
Osman Pamukoğlu Paşa:Terörelojistiksağlayandışmenşeli -ABD asker vehelikopterlerineateşaçtırmaktaaslatereddütetmemiştir.-unsurlarakarşıtereddütsüziradekoymuş, lakindöneminsiyasikararalıcılarıbusahicicaydırıcılığısergilemekteçekingenkalmıştır.
4. 1990'lı Yıllarda Türk Milliyetçiliğinin YaşadığıAlgıProblemi.
Terörün son derece azgın olduğu 1990'lı yıllarda devletin güvenlik politikaları toplumun geniş kesimleri tarafındandoğalolarakdesteklenmiştir.ÜlkücüHareket de devletinterörlemücadelesinin yanında durmuş, Türk devletinin ve millî bütünlüğün savunulmasını temel bir vazife olarak görmüştür.
Bu tavır, Ülkücü Hareketin tarihî karakteri bakımındananlaşılabilirbirtavırdır.Ancakburadaönemlibiriletişimproblemiortayaçıkmıştır.Devletisahiplenmekiledevletin her uygulamasını savunmak arasındaki fark yeterinceanlatılamamıştır.ÜlkücüHareketinbüyükölçüdedevletten yana tavır almasını fırsat bilen PKK çevreleri ve Kürtçü siyasetin bazı unsurları, zaman içerisinde şualgıyıoluşturmayaçalışmıştır:“Ülkücüler Kürt düşmanıdır.”
Bu iddia tarihî gerçeklikle bağdaşmadığı gibi, Ülkücü Hareketin kendi düşünselkökleriyle de çelişmektedir.Fakatburadayalnızcakarşıtarafısuçlamakyeterlideğildir.ÜlkücüHareket de kendisini Kürt kökenli vatandaşlarımıza daha iyi anlatmakzorundadır.Çünküsiyasette yalnızca ne söylediğiniz değil, söylediğinizin toplum tarafından nasılalgılandığı da önemlidir.
5. Ülkücü Hareket Kendini Kürt Vatandaşlarımıza Daha İyi Anlatmalıdır.
Bence bugün Ülkücü Hareketin önündeki en önemligörevlerdenbiribudur.Kürt kökenlivatandaşlarımızınönemlibirbölümüne:“Biz sizindüşmanınızdeğiliz.”demekartıktekbaşınayeterlideğildir.Bunun ötesinegeçmekgerekir.
Şunu açık ve samimibiçimdeanlatmakgerekir:“Biz siziTürkiye'nindışındakibirunsurolarakgörmüyoruz.”“Sizibumilletindışındagörmüyoruz.”“Kürt olmanızıbireksiklikveyatehditolarakgörmüyoruz.”“Kültürünüzü, tarihinizi, geleneklerinizi vetoplumsalvarlığınızıreddetmiyoruz.” “Kürtleriecdadımızın “Ekràd-ıTürkmenàn” dediği Kürt Türkleriolarakgörüyoruz. Kürt, Türk’ünsoydaşıdır, akrabasıdır, töresiterbiyesibirdir. Ana Dil farkıbirmilletibölemez.” “DışKürtler de, dışTürklergibibizimbirparçamızdır.” “Kürt Vatandaşlarımızıntemsilcisi TBMM, dışKürtlerinuluslararasızemindetemsilcisiveHàmisi Türkiye Cumhuriyeti’dir.” “Bizim itirazımız Kürt vatandaşımıza değil; etnik bölücülüğe, teröre ve Türkiye'yi parçalamaya yönelik projeleredir.”
Bu ayrım çok net biçimdeortayakonulmalıdır.Çünkübir Kürt vatandaşımızınkendikimliğiyle gurur duyması ile Türkiye'nin bölünmesini istemesiaynışeydeğildir.Bir insan hem Kürt kimliğiyle gurur duyabilir hem Türk Milleti’nin ayrılmaz birparçasıolduğunuiliklerinekadarhissedebilir...
Ne demişti Ziya Gökalp 100 yılönce; “NeredeKürt’üaradıysamTürk’übuldum. Bir Türk ki Kürt’üsevmiyor, bilin ki Türk değil. Bir Kürt ki Türk’üsevmiyor, bilin ki Kürt değil.”
SahadakiSosyolojive "Ekrad-ı Türkmenan" Gerçeği
Güneydoğuve Doğu Anadolu yekpare, homojenvetekbirsiyasikalıbadökülebilecekbirhavzadeğildir. Şanlıurfa, Mardin veDiyarbakırhattındakizihnivediniyapılaşmalarileMuş, Bitlisve Van havzasınıntoplumsaldokusuarasındabelirginsosyolojikfarklarbulunur. TıpkıÇorumileTekirdağ’ınkültürelnüanslarıbarındırmasıgibi, Doğu havzasınınkendiiçinde de töreye, terbiyeyevedindarlıkpratiklerinedairayrışmalarmevcuttur. Muş, Bitlisve Van hattındaterörideolojisinintabanbulmaktazorlanmasınınardında, o bölgenintöresinevegeleneksel İslami ahlakınaolansarsılmazbağlılığıyatmaktadır.
Ecdadın "Ekrad-ı Türkmenan" tabiriylemühürlediğibuhakikat, tarihselsüreçte Türk ve Kürt aşiretlerininetnikbirayrımdanziyadeaynıgöçebe/muhariphayattarzınıveortakkültürüpaylaştığınıkanıtlar.
6. Ülkücü Hareketin Devlet HassasiyetiYanlışAnlaşılmamalıdır.
Ülkücü Hareketin devleti güçlü biçimde sahiplenmesinin temelinde Kürt karşıtlığı değil, devletin millet hayatındaki kurucu ve koruyucu rolüne ilişkin güçlübirinançvardır.Ülkücüdüşünceaçısındandevlet;vatanıngüvenliğidir,milletinhukukudur,bağımsızlığınteminatıdır,tarihîdevamlılığıntaşıyıcısıdır,ortakgeleceğinsiyasiçatısıdır, Dünya Türklüğü, İslâmDünyasıilegüçlübağlar, dünyadaetkinolmak, emperyalizmekarşıdirenmekve mücàdele Güçlü ve Büyük Türkiye ilemümkündür.
Bu nedenle ÜlkücüHareketdevletinbekâsını son dereceönemser. Ancakbuhassasiyet, devletinyanlışyapamayacağıanlamınagelmez.Tam tersine, güçlüdevletaynızamandaadaletlidevletdemektir.Devletinbekasınısavunurkenvatandaşın hukukunu ihmal edersek, devlet ile millet arasındaki bağı zayıflatırız.
Bu nedenle Ülkücü Hareketin bugün ortaya koymasıgerekenformülşudur:Güçlü devlet + adaletli devlet + özgür vatandaş + güçlüMillîbirlik…
Bunlardan herhangi birini diğerinin karşısınakoymakdoğrudeğildir.
7. Millî Görüş ile Ülkücü Hareket Nerede Buluşuyor?
Bu noktada Millî Görüş ile Ülkücü Hareket arasındakiortakzeminegeliyoruz. Ben bunuyıllaröncebirmetaforlaşöyleifadeetmiştim:MillîGörüş, meseleyeyaklaşık 120 derecelikbiraçıdanbakıyor.Bu 120 dereceniniçerisinde;İslâmkardeşliği,imankardeşliği,ortaktarih,ortakmedeniyet,ümmetanlayışı,Müslümanlarınkardeşliğbulunuyor.
Ülkücü Hareket bu 120 derecelikbakışıharfiyen Kabul ediyor.Bilakis İslâm kardeşliğini, Kur'an ve sünnet hassasiyetini ve ortak tarih anlayışını kendidüşüncedünyasınınmihengigörüyor.Ekliyorvediyor ki:“Biz bu 120 dereceye 35 derecedahaekleyelim.”Bu 35 dereceniniçerisinde;ortaktöre,ortakhars,ortaktoplumsalhafıza,ortakvatan,ortakdevletgeleneğivedevlete sadakât,ortakmücadele,ortakmillîşuurvedevletinbekasıvardır.
Dolayısıyla ikiyaklaşımbirbirininkarşıtıdeğildir.Biri diğeriningördüğünüreddetmekyerine, diğeriningörmediğinoktalarıtamamlayabilir.
İki Bakışın Mukayesesi: 120 Dereceden 155 Derecelik Tam Ufka
MillîGörüşveÜlkücüHareket, milletinbekasınıdertedinenikitemel milli damardır. Ancakmeseleyebaktıklarıoptikaçılardanitelikselbirderinlikfarkıvardır.
Analiz Kriteri:Bakış Açısı
Millî Görüş Hareketi: 120 Derecelik Açı: Temelini din kardeşliği, ortak tarih ve İslami ümmet bilincine dayandırır. Ülkücü Hareket: 155 Derecelik Açı: 120 derecelik İslami kardeşliği aynen kabul eder; üzerine en az 35 derecelik töre, hars ve beka bilincini ekler.Analiz Kriteri: Temel Referans
Millî Görüş Hareketi: Ortak inanç, ümmet hukuku, manevi ve ahlaki kalkınma. Ülkücü Hareket: İ’lâ-yıKelimetullah davası, ortak töre, ortak ruh, sosyolojik akrabalık ve teşkilatlı devlet aklı.Analiz Kriteri: Beka Anlayışı
Millî Görüş Hareketi: Adaletin ve kardeşliğin tesisiyle tabii bir güvence hedefler. Ülkücü Hareket: Adalet ve kardeşliğin ancak güçlü, tavizsiz ve bağımsız bir devlet bekasıyla muhafaza edilebileceğini savunur.ÜlkücüHareket, MillîGörüş’ünbenimsediği din kardeşliğizemininiaslareddetmez. İ’lày-ıKelimetullahdavasınışiaredinmişbirhareketinİslam’dan, Kur'anveSünnethassasiyetindenyoksundüşünülmesieşyanıntabiatınaaykırıdır. AncakÜlkücüakılşunuhatırlatır: Müslümanlarınkardeşliğinikoruyacakbirdevletbekasıveortaktöreşuuruolmadıkça, soyutkardeşliksöylemleriküreselgüçlerinoperasyonlarınakarşızırholuşturamaz.
8. İslâm Kardeşliği ile Millî Birlik BirbirininRakibiDeğildir.
Türkiye'nin tarihini yalnızca etnik kimlik üzerinden okumak ne kadar yanlışsa, yalnızca din üzerinden okumak da eksikkalabilir.Türklerve Kürtler yüzyıllar boyunca aynı coğrafyada yaşamış, aynı devletlerin içerisinde bulunmuş, aynı savaşlarda omuz omuza mücadele etmiş ve aynı medeniyethavzasınınparçasıolmuşlardır. En Kürtçü, etnik, bölücü, Kürtçü, Türkçütezlerde bile 1000 yıllıkkaderbirliğisözkonusudur.
Dolayısıyla;İslâmkardeşliğivardır.Ama bununyanında:Ortaktarih de vardır.Ortakvatanvardır.Ortakdevlettecrübesivardır.Ortaktörevetoplumsalbirlikvardır.Ortakgelecekvardır.Bunlarıbirbirinerakip hale getirmek yerine birbirini tamamlayan unsurlarolarakgörmekgerekir.
9. Sosyolojik Farklılıkları Konuşmak Irkçılık Değildir
Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşayan insanların sosyal yapı, gelenek, aile ilişkileri, dinî duyarlılık, töre ve toplumsal davranış bakımından farklılıklar taşıması son derecetabiidir.YozgatileTekirdağ'ıntoplumsalyapısınınaynı olduğunu iddia etmek ne kadar anlamsızsa, Muş, Van, Bitlis, Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa'nın da birbirinin tamamen aynı olduğunu söylemek o kadaranlamsızdır.Bu farklılıklarfarklıırklaranlamınagelmez.Irkçılık, farklılığıüstünlükveyaaşağılıkölçüsünedönüştürmektir.DolayısıylaTürkiye'nindoğusuilebatısı arasındaki sosyalfarklılıklarıkonuşmaktançekinmemeliyiz.Ama bufarklılıkları hiçbir zaman düşmanlıkgerekçesinedönüştürmemeliyiz.
Ortak Töre, SahteMitlerveİdeolojikTahribat
Kürtleri Türk Milleti’ndenkoparmakisteyenayrılıkçıideoloji, sahiciolmayanantropolojiktezleruydurmaktadır. Bunlarınbaşındagelen "Zerdüştlük" iddiası, sahadaki Kürt halkının ne vicdanında ne de gündelikhayatındatekbirizedahisahipdeğildir. Buna karşılık, İslam öncesikadiminançların (kamlık, şamanlıkizleri, mezartaşları, yasadetleri, ocakkültü) encanlıörnekleritıpkı Türkmen boylarındaolduğugibiDoğu’dakiaşiretlerinörfünde de yaşamaktadır. Hatta milletinenkötümirasıolankandavasıdahiaynıtöreselmekanizmanınacıbirsonucudur.
Bölücühareketinliderkadrosununbizzatitirafettiği "Biz Kürt Milliyetçiliği’ni Türk solundanöğrendik" ifadesi, bumeseleninyerlibirhakarayışıdeğil, 1960’lardan itibarendevletevemilletedüşmanyabancıideolojilerinbiraparatıolduğunugösterir. Bir milletinhukukunukorumakileetnikırkçılıkyapmakarasındakiçizgiburadakopmuştur.
"Aman dileyeneelkalkmaz" diyenbirahlakaveya "Müslümansamilletisorulmaz." düsturuylacephedencepheyekoşan Enver Paşagibişahsiyetlereırkçılıkisnatetmek, cehalettenötenifaküretmektir.
10. “Kürt Türkleri” Meselesine Tarihî ve Sakin Bir Bakış…
Tarih boyunca Türk devletlerinin ve toplumlarının Kürt topluluklarıyla ilişkisini açıklamak içinçeşitlikavramlarkullanılmıştır.“Ekrad-ı Türkmenan” gibitarihîtabirler de buçerçevedeelealınabilir.Ancakburadadikkatetmemizgerekenhususşudur:Bugünküvatandaşlarımızınkimliğinionlarınyerine biz tayinedemeyiz.Kendisini Kürt olaraktanımlayanvatandaşımızKürt'tür.Kendisini Türk olaraktanımlayanvatandaşımızTürk'tür.Kendisini hem Kürt hem Türk kimliğiyle ifade eden vatandaşımız da butercihesahiptir.Türkiye'ninmeselesiinsanlarınkimliklerininasıltanımladıkları değil, bu farklı kimliklerin ortak bir devlet ve vatan içerisindenasılhuzurlayaşayacağıdır.
11. Kürtleri Türk Milletinden Koparmaya Yönelik Tarih Anlatıları
Kürtleri Türk Milletindenkoparmayayönelikideolojik anlatıların önemli unsurlarından biri, Türkler ile Kürtler arasında tarih boyunca hiçbirortaklıkbulunmadığıiddiasıdır.Bunun yanındaKürtlerintarihinintamamen farklı bir medeniyet ve dinî geçmişe dayandığını ileri süren çeşitlianlatılar da bulunmaktadır.Burada da bilimselvetarihîbirtartışmayaihtiyaçvardır.ÖrneğinKürtlerintamamınıgeçmişte Zerdüşt olarak tanımlamak ne kadar yanlışsa, Kürtlerin tarihindeki farklı inanç ve kültür unsurlarını tamamen yok saymak da o kadaryanlıştır.Aynışekilde Türklerin tarihiniyalnızca tek bir inanç dönemine indirgemek de mümkündeğildir.
Tarih çokdahakarmaşıktır.KürtleriTürklerdenayırmakiçinortaklıklarımızı inkâr etmek de, Türkleri Kürtlerden üstün göstermek için farklılıklarımızı inkâr etmek de aynıderecedeyanlıştır.
12. Ziya Gökalp'in ve Seyyid Ahmet Arvasi'nin Gösterdiği Ortak Zemin
Ziya Gökalp'in Türk-Kürt ilişkileri üzerine düşünceleri bugün de üzerinde durulması gereken önemlibirtarihîmirastır.Gökalp'intemelyaklaşımındaTürklerle Kürtlerin birbirinden koparılması değil, tarihîbirlikteliğingüçlendirilmesivardır.Seyyid Ahmet Arvasi ise bunun çokçarpıcıbirörneğidir.Kürt kökenli bir aileden gelen Arvasi'nin Türk-İslâm Ülküsü'nün en önemli fikir adamlarından biri olması, kimliklerinbirbirinibenimsediğinigösterir.Buradan çok önemlibirsonuç çıkar:
Bir insanın Kürt kökenli olması, Türk milletine mensubiyetduymasınaengeldeğildir.Aynışekilde Türk kimliğine sahip olmak da Kürt vatandaşlarımızın varlığını vekültürünüreddetmeyigerektirmez...
13. Türk Solu, Kürtçülük ve Aynı Hatanın Tersi
Türkiye'de Kürt milliyetçiliğinin gelişiminde Türk solunun belirli kesimlerinin etkisi de ayrıcaaçıktır. Apo Hainisavunmasundabunuapaçıkifadeetmiştir.
Bir toplumunhaklarınısavunmakbaşka;etniküstünlükiddiasıbaşka;bölücülükbaşka;terörbaşkaşeydir.Aynışekildedevletinbekasınısavunmakbaşka;devletin her yanlışınısavunmakbaşkaşeydir.İşteobjektiflik tam buradabaşlar.
14. Erbil ve Kerkük: Türkiye'nin Bölgesel Bakışı
Türkiye'nin bu meseleye yalnızca kendi sınırları içerisinden bakması da yeterlideğildir.Erbil veKerkükbununenönemliörneklerindendir.Türkiye'ninTürkmenleregösterdiğihassasiyetkadar bölgedeki Kürtlerle de sağlıklıilişkilerkurmasıgerekir.Erbil ile Ankara arasında güçlü siyasi, ekonomik, kültürelvegüvenlikilişkileriTürkiye'ninbölgeselçıkarlarıaçısındanönemlidir.
Kerkük ise Türkmenlerin, Kürtlerin, Arapların ve diğer toplulukların birlikte yaşadığı tarihî bir şehirolarakelealınmalıdır.Türkiye'ninbölgeyebakışıetnikseçiciliktendeğil;tarih, coğrafya, güvenlik, adaletveortakmenfaatüzerindenşekillenmelidir.
JeopolitikEntegrasyon: Erbil, KerkükveTebriz Hattı…
Türkiye, çözümarayışınıyalnızcasınırlarınıniçinehapsedemez. Sınırınötesindeki Türkmen ne kadarözkardeşimizse, oradaki Kürt de aynıderecedebizimtabiihinterlandımızınveakrabalıkbağlarımızınbirparçasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti'ninKerkükvizyonu ne ise, Erbil vizyonu da aynıadaletvesahiplenmeruhunutaşımalıdır.
Tebriz’ebakangöz, İran havzasındakiakrabatopluluklara da aynıstratejikhassasiyetlebakmalıdır.
DışarıdakiKürtlerinveTürkmenlerin ana yurdaentegrasyonu, bölücüterörkoridorlarınıdağıtacakyeganejeopolitikkalkandır.
Ayrılıkiddialarınaverilecekenesaslıcevapbutoprağınkendifikirmimarlarındamevcuttur. Ziya Gökalp birasıröncereçeteyikoymuştur: "NeredeKürdüaradıysam Türkü buldum; nerede Türkü aradıysamKürdübuldum. Bir Türk ki Kürdüsevmiyor, Türk değildir; bir Kürt ki Türkü sevmiyor, Kürt değildir."
Bu gerçeğinetekemiğebürünmüşhaliise Seyyid Ahmet Arvasi’dir. Doğubayazıt’tadoğan, ilkokulçağındaTürkçeyiöğrenen, seyyidbiraileninevladıolanArvasi, Türk milliyetçiliğininbaşucueseri Türk-İslam Ülküsü’nükalemealmıştır.
MillîGörüş’ünadaletveimaneksenli 120 derecelikgenişufkuileÜlkücüHareket’in buna eklediğitöre, tarihvedevletbekasınıkapsayan 35 derecelikstratejikderinlikbirleştiğinde; ne geçmişinzalimâneuygulamalarınaalankalacak ne de dışdesteklibölücülüğetekbirkarışzeminbırakılacaktır. Çözümmasalardaveyatavizlerdedeğil; imanın, töreninvedevletaklınınbumüşterekpotasındaaranmalıdır.
15. Ülkücü Hareketin Önündeki Yeni Görev: Anlatmak
Bence bugünün Ülkücü Hareketi açısından en önemli meselelerden biri artık sadece “ne düşündüğü” değil, “kendininasılanlattığıdır.”Çünkügeçmişteortayaçıkaniletişim boşlukları, karşı propaganda tarafındandoldurulmuştur.ÜlkücüHareketin Kürt vatandaşlarımızaşu mesajı açıkbiçimdevermesigerekir:“Biz sizikardeşimizolarakgörüyoruz.”“Kürt kimliğinizdendolayısizidışlamıyoruz.”“Sizin kültürünüzü, geleneklerinizivetoplumsalvarlığınızıKabul ediyoruz.”“Bizim mücadelemizKürtlerledeğil, Türkiye'yi bölmeye çalışanterörvebölücülükledir.”“Devlete sadakât hassasiyetimiz, devletingeçmişteyaptığı her yanlışısavunduğumuzanlamınagelmez.”“Devletinyanlışınıeleştirmekbizimiçindevleteihanetdeğildir.”
Bu mesajlarsamimibiçimdeverildiği takdirde, yıllar içerisinde oluşturulmuş olan “Ülkücü = Kürt düşmanı” algısının önemliölçüdekırılabileceğineinanıyorum.Çünkübualgının kırılması yalnızca Ülkücü Hareketin imajı açısından değil, Türkiye'nin millî bütünlüğü açısından da stratejikönemesahiptir.Bunusağlamakiçinyeterince Kürt Ülkücü de vardır.
Bilge Genel Başkan Devlet GAHÇELİ’ninancakanlaşılmayabaşlayanMillîDuruşu Türk veBatıAnadoluluinsanımıza da, Kürt ve Doğu Anadoluluinsanımıza da, çevrecoğrafyalardaki Türkmen veKürtlere de çok iyi anlatılmalıdır.
16. Millî Görüş'e de Bir Çağrı
Aynı şekilde Millî Görüş çizgisinden gelen kıymetli ağabeylerimize ve kardeşlerimize de birçağrım var:ÜlkücüHareketindevletve bekâhassasiyetini Kürt düşmanlığıolarakokumayalım.ÜlkücüHareketin “devlet” demesininarkasında çoğu zaman bir etnik dışlama değil, devletin milletin ortak çatısı olduğu düşüncesi bulunmaktadır.
Ülkücüleraçısındangüçlüdevlet;Kürt'ün de Türk'ün de Arap'ın da Çerkes'in de Laz'ın da diğer vatandaşlarımızın da hukukununkorunabilmesiiçingereklidir.Güçlü devlet, yalnızcasınırlarıkoruyan devlet değildir; vatandaşının hukukunu da koruyandevlettir.
DolayısıylaMillî Görüş'ün İslâmKardeşliğiileÜlkücüHareketinDevlet ve MillîBirlik hassasiyetinin birbirine karşıimişgibisunulması cehàlet ve ihànettir, buifratTürkiye'miziçinsadeceihanettir.
17. ÇözümSürecineObjektif Bakmanın Formülü
Bugün geçmiş tartışmaları yeniden üretmek yerine daha objektifbirçerçeveoluşturabiliriz.Bunun için;
Bir:Sorunudoğrutanımlayalım.Problemiterör, bölücülükve terörün oluşturduğu güvenliktehdidiolaraktanımlayalım.
İki:Devletinhatalarınıinkâretmeyelim.Geçmişteyaşanandilyasakları, haksızlıklar, güvenlik politikalarının yol açtığı mağduriyetler ve hukuka aykırı uygulamalar varsa bunları açıkça konuşalım.
Üç:Terörörgütüile Kürt vatandaşınıbirbirindenayıralım.PKK'nıneylemlerini Kürt vatandaşlarımızamâletmeyelim.
Dört:Kürt vatandaşlarımızıterörörgütünden ayıracak bir siyasi vetoplumsaldiloluşturalım.Bu, terörlemücadeleninzayıflamasıdeğil; tam tersine terör örgütünün toplumsal tabanını daraltması anlamına gelir.
Beş:İslâmkardeşliğiilemillîbirliğibirbirininalternatifiyapmayalım.MillîGörüş'ün 120 derecesinikabuledelim.ÜlkücüHareketinilaveettiği 35 dereceyi de dikkate alalım.
Altı:Devletinbekasınıadaletlebirliktedüşünelim.Güçlü devletancakadaletlidevlet olabilir.
Yedi:ÜlkücüHareketkendisini Kürt vatandaşlarımızadaha iyi anlatsın.Bu birgeri adım değil; tam tersine millîbirlikstratejisiningereğidir.
SONUÇ: BİRBİRİMİZLE YARIŞMAYA DEĞİL, BİRBİRİMİZİ TAMAMLAMAYA İHTİYACIMIZ VAR.
Bugün Millî Görüş'ten gelen ağabeylerimize ve kardeşlerimizeşunusöylemekistiyorum:ÜlkücüHareketsizin 120 derecelikbakışınızıreddetmiyor.İslâmkardeşliğinikabulediyor.İman kardeşliğinikabulediyor.Ortaktarihikabulediyor.Müslümanlarınkardeşliğinikabulediyor.Kürt vatandaşlarımızınhukukunukabulediyor.
İlaveolarakdiyor ki:“Buna 35 derecedahaekleyelim.”O 35 dereceniniçerisinde;ortaktöremiz, ortakharsımız, ortak tarihimiz, ortak vatanımız, ortak devlet geleneğimiz, ortak mücadelemiz ve devletimizin bekası var.
Aynı şekilde Ülkücü Hareket içerisindeki kardeşlerimize de şunusöylemekgerekir:MillîGörüş'ünİslâmkardeşliğihassasiyetiniküçümsemeyelim.ÇünküTürkiye'nintarihiniİslâm'danbağımsızokuyamayız.Fakataynızamandaşunu da unutmayalım:İslâmkardeşliği, devletvemillîbirlikhassasiyetininkarşıtıdeğildir.Bugünyapılmasıgereken, birbirimize:“Sen yanlışdüşünüyorsun.”demekdeğildir.Bunun yerine:“Senin gördüğün 120 dereceyi ben de görüyorum; fakat ben bunun yanına 35 derecedahaekliyorum.”diyebilmektir.Ve belki de bugünTürkiye'ninihtiyacı tam olarak budur:
120 derece + 35 derece = 155 derecelikdahagenişbir Türkiye perspektifi.
Bu perspektifte Kürt vatandaşımızdüşmandeğildir.Türk vatandaşımızdüşmandeğildir.MillîGörüşdüşmandeğildir.ÜlkücüHareketdüşmandeğildir.Birbirimizidüşmanlaştıranşey, önyargılar, yanlış okumalar vebirbirimiziyeterincedinlemememizdir.PKK'nınveyaherhangibirbölücüyapının Türk ile Kürdün arasına koyduğu duvarları daha da yükseltmek yerine, o duvarları yıkacak birdilgeliştirmekzorundayız.
Cumhurbaşkanımız AKPARTİ Genel Başkanı R. Tayyip ERDOĞAN ve MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ tamdabumütabakâtçizgisindebüyük mücàdele vermektedirler.
Ülkücü Hareket de kendisini Kürt vatandaşlarımızadaha iyi anlatmalıdır.“Devletisavunuyorum” derken “seninkarşındayım” görüntüsüvermemelidir.Bilakis:“Ben devletisenin de devletinolduğuiçinsavunuyorum.”diyebilmelidir.“Ben Türkiye'ninbekasınısenin de geleceğinolduğuiçinsavunuyorum.”diyebilmelidir.
Ve belkienönemlisi:“Ben Kürt kardeşimledeğil, onunla benim arama düşmanlık sokmak isteyenanlayışlamücadeleediyorum.”diyebilmelidir.
Çünkü Türkiye'nin bekası yalnızca sınırların korunmasıyla değil, vatandaşlarınınbirbirinegüvenmesiylemümkündür.Ne etnikbölücülük...Ne ırkçılık...Ne vatandaşınkimliğiniinkâr...Ne terörörgütünübirhalkıntemsilcisikabuletmek...Ne de devletinyaptığı her yanlışısavunmak...Türkiye'ninihtiyacıbunlarınhiçbirideğildir.Türkiye'ninihtiyacı:Adaletlidevlet.Güçlü devlet.Özgür vatandaş.Güçlü millîbirlik.Ortaktarih.Ortakvatan.Ortakgelecek.Ve bütünbunlarınüzerinde:
GÜÇLÜ VE BÜYÜK TÜRKİYE…
Çünkü mesele, hangi hareketin diğerineüstüngeleceğideğildir.Asılmesele;Türk'ün de Kürt'ün de kendisini güvende, değerli ve bu ülkenin ayrılmaz bir parçası hissettiği; devletin güçlü, adaletin hâkim, milletin birlikiçerisindeolduğubirTürkiye'yi geleceğetaşıyabilmektir.120 dereceyi 35 dereceyleçatıştırmayalım.155 derecelikdahagenişbir Türkiye ufkundabuluşalım.
E. Yb. Halil MERT
Strateji ve P/H. Uzmanı
KURT KIŞI GEÇİRİR, AMA YEDİĞİ AYAZI UNUTMAZ.