İZMİR’DE “SAĞLIK KAFE” İÇİN CİDDİ İDDİALAR: RUHSATSIZ BİR İŞLETME YILLARDIR NASIL FAALİYET GÖSTERİYOR?
1359 sokak Konak’ın Mimar Sinan Mahallesi’nde faaliyet gösteren “Sağlık Kafe” hakkında ruhsat ve hijyen koşullarına ilişkin ciddi iddialar gündeme geldi. Yetkili kurumlara yapılan başvuruda, “İnsan sağlığı bu kadar basit mi?” sorusu yöneltilerek habersiz ve kapsamlı denetim çağrısında bulunuldu.
İzmir’in Konak ilçesi Mimar Sinan Mahallesi 1359 Sokak No: 1/B adresinde “Sağlık Kafe” adıyla faaliyet gösteren işletme hakkında dikkat çekici iddialar yetkili kurumların gündemine taşındı.
Yapılan başvuruda işletmenin belediyeden alınması gereken İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı bulunmaksızın faaliyet gösterdiği iddia edilirken, bu durumun Konak Belediyesi kayıtlarından açık biçimde araştırılması talep edildi.
Burada kamuoyunun yanıt beklediği temel soru ise oldukça net:
Eğer işletmenin gerçekten ruhsatı yoksa, bu mekân yıllardır nasıl faaliyet gösterebildi?
Daha da önemlisi; işletmenin uzun süredir faaliyet gösterdiği dikkate alındığında bugüne kadar hangi denetimlerin yapıldığı, ruhsat durumunun neden tespit edilmediği veya tespit edildiyse hangi işlemlerin uygulandığının da açıklığa kavuşturulması isteniyor.
İNSAN SAĞLIĞI BU KADAR BASİT Mİ?
Başvurudaki iddialar yalnızca ruhsat meselesiyle sınırlı değil.
“Sağlık Kafe” adı altında faaliyet gösteren işletmenin tost, kebap ve benzeri yiyecekler hazırlayarak fiilen yeme-içme hizmeti sunduğu; buna karşın mutfak, bulaşık yıkama, gıda hazırlama ve tuvalet bölümlerinde ciddi hijyen sorunları bulunduğu ileri sürülüyor.
Özellikle bulaşıkların yıkanmasında kullanılan suyun gerektiği sıklıkta değiştirilmediği ve aynı kirli suyun uzun süre kullanılabildiği, gıdaların hazırlanmasında yeterli hijyen koşullarının sağlanmadığı ve mutfağın hemen bitişiğinde hijyen açısından son derece yetersiz olduğu iddia edilen bir tuvaletin bulunduğu öne sürülüyor.
Bu iddialar doğruysa mesele artık yalnızca bir işyeri ruhsatı meselesi değildir.
Mesele doğrudan insan sağlığıdır.
Her gün vatandaşlara yiyecek hazırlayan bir işletmenin hangi koşullarda faaliyet gösterdiğinin denetlenmesi, yalnızca bürokratik bir işlem değil, kamunun temel sorumluluklarından biridir.
EVRAK ÜZERİNDEN DEĞİL, MUTFAĞA GİRİLEREK DENETİM ÇAĞRISI
Yetkili makamlara yapılan başvuruda özellikle denetimin yalnızca işletme sahibinin beyanı veya sunacağı evrak üzerinden sonuçlandırılmaması istendi.
Mutfak, bulaşık yıkama alanı, tuvalet, gıdaların muhafaza edildiği bölümler ve kullanılan ekipmanların yerinde görülmesi ve mevcut durumun tutanak altına alınması talep edildi.
Hatta iddiaların niteliği nedeniyle denetimin mümkünse işletmeye önceden haber verilmeden gerçekleştirilmesinin gerçek koşulların tespiti açısından önem taşıdığı ifade edildi.
Çünkü iddialar doğru değilse yapılacak kapsamlı bir denetim zaten işletmenin üzerindeki şüpheleri ortadan kaldıracaktır.
Ancak doğruysa, insanların sağlığını riske atabilecek bir faaliyetin “yıllardır böyle devam ediyor” anlayışıyla sürdürülmesine göz yumulması kabul edilemez.
KONAK BELEDİYESİ VE İLGİLİ KURUMLAR GÖREVE DAVET EDİLDİ
Başvuruda başta Konak Belediyesi olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili birimleri ve görev alanına giren hususlarda diğer yetkili kamu kurumları denetime davet edildi.
İşletmenin ruhsatının bulunup bulunmadığının, gıda işletmesi olarak gerekli kayıt ve yükümlülükleri yerine getirip getirmediğinin, çalışanların gıda hijyeni koşullarının, kullanılan ekipmanların ve gıdaların saklama-hazırlama şartlarının ayrıntılı şekilde incelenmesi istendi.
Şimdi gözler yetkili kurumlarda.
Kamuoyunun yanıt beklediği sorular ise ortada:
Sağlık Kafe’nin geçerli işyeri açma ve çalışma ruhsatı var mı?
Yoksa bu işletme bugüne kadar nasıl ve hangi denetimler altında faaliyet göstermeye devam etti?
İşletmenin gıda faaliyetine ilişkin gerekli kayıtları mevcut mu?
Hijyen konusunda ileri sürülen ciddi iddialar doğru mu?
Ve belki de en önemlisi:
Vatandaşın sofrasına kadar ulaşan gıdanın güvenliği konusunda insan sağlığı bu kadar basit mi?
İlgili kurumların yapacağı kapsamlı denetim, iddiaların doğru olup olmadığını ortaya çıkaracaktır. Kamuoyunun beklentisi ise çok açık: Denetim yapılsın, gerçek durum tutanak altına alınsın ve mevzuata aykırılık varsa gereken işlem kim olursa olsun gecikmeden uygulansın.
Çünkü konu insan sağlığı olduğunda ihmalin, görmezden gelmenin ve denetimsizliğin mazereti olamaz.