Mikro Çığlıklar 3

Cevâhir Aydın / Küçük Dünyam

02-08-2025 10:57

Mikro Çığlıklar 3

Önceki iki yazımızda iç alemimizde tezahür eden hadiselerin bizlere duyurmak istediği mikro çığlıkları işlemiştik.

Özetle, zihnin sustuğu yerde bir merhamet doğar. Hem kendinize hem başkalarına karşı. Artık kimseyi düzeltmek istemezsiniz, kimseye anlatmak istemezsiniz. Çünkü herkesin içinde bir yol vardır ve o yol susmadan açılmaz. Sizin birine anlatmanız değil, onun susması gerekir. İşte bu yüzden hakikat herkese açık ama herkese görünmezdir. Zihin konuşur ama kalp tanır. Siz ne zaman ki sustunuz ve sustukça bir şeyler açılmaya başladı, bilin ki o sizin iç kapınızdır. Ve o kapının ardı hep size saklanmıştır. Oraya başka biriyle gidemezsiniz, oraya bilgiyle varamazsınız. Oraya sadece bir susuşla geçebilirsiniz. 

Ve o geçişten sonra dünya size aynı görünmez, insanlar size aynı konuşmaz, zaman size aynı akmaz. Çünkü artık her şeyde hakikati işitmeye başlarsınız. Zihin susunca görünen değişmez ama gören değişir. Siz artık gören değil, görülene dönen olursunuz. Ve bu dönüş en büyük uyanıştır.

Hakikatle yalnız kalmak tüm kalabalıklardan daha derindir.

Artık içinizden gelen bir huzur, her şeyin yerli yerinde olduğunu fısıldar. Bu fısıltı kelimelerle tarif edilemez ama o bir sestir, sadece duyana kendini gösterir. Fark edersiniz ki hakikat size hep konuşuyormuş ama siz hiç susmamışsınız. Zihniniz sürekli cevaplar ararken O hep oradaymış ama sizin gürültünüz O'nun sükunetini bastırmış.

İçeriden gelen teslimiyet bu baskılamayı kaldırır demiştik. Sessizliğin getirdiği teslimiyet ile gürültülerin getirdiği huzursuzlukla artık mücadele etmiyorsanız, bir şeyleri değiştirmeye çalışmıyorsanız, sadece olanı kabul ediyorsanız, bu durum bir anda her şeyi dönüştürür. Korkularınız sönmeye başlar, kıskançlıklarınız anlamını yitirir, çekişmeleriniz, yarışlarınız gereksizleşir.

Zihnin susması hiçbir şey düşünmemek değildir; her şeyi bir yere bırakmaktır ve artık kendinizi tam ortada bulmaktır. Artık ne geçmişin yükü ne geleceğin endişesi kalır. Çünkü artık an vardır ve o an bütün evrenin merkezidir. O anın en çok bulunduğu yerdir çünkü o zamanı aşar ve insanın kalbi zamansızlığa ancak susarak ulaşır.

Zihnin susmasıyla sadece düşünceler değil, arzular da sessizleşir. Artık "olsun" demezsiniz, "olursa güzel" dersiniz ama olmazsa da güzelliğini kaybetmezsiniz. İşte bu marifettir. Bu duruş bilgiden ötededir.

Marifet, bilenin değil, bilenle bir olanın halidir. Artık bilgi taşımıyorsunuzdur, artık bilinen olmuşsunuzdur. Siz artık duyan değil, hakikatçe duyulansınızdır. 

Bu noktadan sonra insan kendini değiştirmeye çalışmaz çünkü zaten dönüşmüştür. Zihinle savaşmaz zira artık zihin de bir dost olmuştur. Nefse kızmaz çünkü artık nefis bile bir hizmetkardır. Ve dünya artık bir yük değil, bir aynadır. Her olay size bir şey anlatır, her insan size sizi gösterir ve her sessizlik size hakikati hatırlatır. Zihin sustuğunda kalp hakikatin aynasına dönüşür.

Üstadın Mesnevi-i Nuriye eserinin Katre bölümündeki o enfes ifadesi ile:

"İnsan fıtraten mükerrem olduğundan hakkı arıyor. Bazan bâtıl eline gelir, hak zannederek koynunda saklar. Hakikati kazarken ihtiyarsız dalâlet başına düşer; hakikat zannederek başına giydiriyor."

Velhasılı güzel insan; Senden istenen de kalp aynasının bu berraklığını sürekli temiz tutmaktır!


Hikmet ile hakikatin elinden tutanların ulaşacağı teslimiyeti yine Üstad Saidi Nursi’nin o enfes bakış açısıyla serimizi tamamlamış olalım:

Demek kâinat kitabına hikmet nazarıyla bakılırsa; Sinek kanadından semanın yıldızlarına kadar kâinat kitabının bütününde öyle nizam var ki; onları en güzel şekilde tanzim eden, düzenleyen bir zatın varlığı güneş gibi içinde görünüyor. Her kelimesi, her harfi birer kudret mucizesi olan kâinat kitabının yazılışında öyle bir mucizelik var ki, bütün sebepler toplansalar bu mucize karşısında secde ederek şöyle diyeceklerdir; " Sen her türlü noksandan münezzeh ve uzaksın. Bizim hiç bir kudretimiz yoktur. Şüphesiz ki Sen azizsin, Senin kudretin her şeye galiptir; Hâkimsin, Senin her işin hikmet iledir. Faydasız ve gayesiz işin yoktur. " diyeceklerdir.
     
Selam ve muhabbetle kalın.

Cevâhir Aydın
Küçük Dünyam

DİĞER YAZILARI Sükût Fırtınasına Tutulanlar 01-01-1970 03:00 Her bilinç, kendi eylemiyle imtihan olur 01-01-1970 03:00 Kalan Hayatının İlk Günündesin 01-01-1970 03:00 Yanlış Anladınız 01-01-1970 03:00 Mikro Çığlıklar 2 Sessizliğin Derinliği ve Hakikatin Sesi Zihniniz hiç susmuyor, değil mi? 01-01-1970 03:00 Mikro Çığlıklar 01-01-1970 03:00 ARAYA HAYAT GİRER 01-01-1970 03:00 NÂR NUR'A DÖNÜNCE 01-01-1970 03:00 Vicdan Reseptörleri 01-01-1970 03:00 Anlam Arayışı ve Mesuliyet 01-01-1970 03:00 Bilginin Görkemli Zehri “Haksızlar dahi, haksızlıkları içinde gösterdikleri ihlâs ve samimiyet yüzünden kuvvet kazanıyorlar.” (RNK) 01-01-1970 03:00 Hakikatin Müşterisi 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 Tarih, Milattan Sonra 2024 01-01-1970 03:00 Nûr’un Dağıttığı Sisler 01-01-1970 03:00 Sisli Zihinler 01-01-1970 03:00 Kalbin Kalibrasyonu  01-01-1970 03:00 Hira'sını Arayan Varlık İnsan 01-01-1970 03:00 ADAYA YOLCULUK 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak, Yolda Olmak Temel fıtrî kodlarına uygun, Kâinatın muhteşem ahenginde aynı uyumla yaşamak için yola revan olan anlam bulma yolcusunun adı, insan.. 01-01-1970 03:00 İstiğfar parantezi 01-01-1970 03:00 Sahi Kimin Rotasındayız İddialar ispata, Muameleler samimiyete muhtaç. 01-01-1970 03:00 Kimin Doğrusu Hudut namustur derdi büyüklerimiz. 01-01-1970 03:00 Hayat Mücadelesinde Farkındalık Gerçeklik ve Hakikat 01-01-1970 03:00 İcabet Mührü-1 01-01-1970 03:00 -Deprem Çocuklarının Dili-2 – Proje Sezon Finali Hatay – Hassa – Aktepe İÖO 01-01-1970 03:00 Deprem Çocuklarının Dili 01-01-1970 03:00 İbret’in İktidarı-2 Ne zaman ibret almaya başlar insan? 01-01-1970 03:00 İbret’in İktidarı - 1 01-01-1970 03:00 Rafta Unutulanlar 01-01-1970 03:00 GÜNLE VEDALAŞMAK - 2 01-01-1970 03:00 GÜNLE VEDALAŞMAK - 1 01-01-1970 03:00 Kendini Görmeye Gücün Var mı? 01-01-1970 03:00 HASAT YASASI 01-01-1970 03:00 "Ol" der, Hayr Olur 01-01-1970 03:00 Rızkın Rotası-2 -İdeal İnsan 01-01-1970 03:00 RIZK’IN ROTASI 01-01-1970 03:00 DÜNYA VİZESİ HER ZAMAN YENİLENMİYOR 01-01-1970 03:00 Nefes Alabilmek 01-01-1970 03:00 Hayatımızdaki Cevher 01-01-1970 03:00