Elalem Ne Der?
Günümüzde herkesin ağzından duyduğumuz o cümle: "Bunu elalem duysa ne der?" Kimdir bu elalem? Bizi yöneten, neye karar verip vermeyeceğimize bizden daha çok karışan bu görünmez güç kim?
İnsan kendi iradesinin olduğu yerde elalemi işin içine sokuyor ve onu kendinden daha değerli kılıyor; gerçekten çok gülünecek ve bir o kadar da düşündürücü bir durum. Elalemi düşünmek yerine sadece kendimizi düşünseydik, doğruya doğru, şu an dünya bu halde olmazdı. İnsanlar sadece başkalarını düşünmeseydi belki de bu kadar bencillikler, cinayetler, katliamlar olmazdı. Hep "Elalem ne der?" korkusuyla "Birisi bir şey yapsın, ben de yapayım, yoksa elalem bana ne der?" diye düşünüyoruz. Oysa biz kendimiz olmalıyız; elalem bir başkası, biz ise kendimiziz.
Bunu başarabilmek kolay da değil tabii. Elalemi kulak arkası etmek, sessize almak maalesef zor; çünkü günümüzde herkes o kadar bu sisteme odaklanmış ki, böyle olmayan bir insanı bulmak adeta samanlıkta iğne aramak gibi. Peki, bunun çözümleri var mı? Tabii ki var. Aslında hepimizin bildiği şeyler ama uygulamaya gelince hepimiz elalemin esiri kesiliyoruz.
Şimdi gelin çözüme bakalım:
Kendinizin farkına varın: Sizin elalemle hiçbir alakanız olmadığını, sizin yalnızca "siz" olduğunuzu ve en önemlisi size kendinizden başka kimsenin bir şey vermeyeceğini idrak etmelisiniz. Bu da kendinizle ilgilenmeyi, tıpkı dijital bir detoks gibi bazı fedakarlıklar yapmayı gerektirir.
Mesafe koyun: Size sürekli "Elalem ne der?" diyen insanlara mesafe koymalısınız. Çünkü o insanlar yakınınızda oldukça sizi de kendilerine benzetmeye çalışacaklar. Onlar yüzünden "Bunu giyersem ne derler?", "Bunu başaramazsam ne derler?" diye düşünmeye başlarsınız. Oysa bir zaman gelecek ve bu yazılanların hiçbiri size anlamlı gelmeyecek.
Bu çözümlerden ziyade diğer bir sıkıntı ise cevap verince kendinizi savunmuş olmanızın, bir "diklenme yani ,saygısızlık ve kaba bir yaklaşım  olarak algılanmasıdır; bu da tamamen ilk anki sinirden kaynaklanan bir düşüncedir.
Sonuç olarak;
İnsanlar hep konuşur, hep eleştirirler, susmazlar. Susamazlar, çünkü kendilerindeki kusurların sizde de olmasını isterler. Asla moralimizi düşürmemeli ve elalemi kafamızdan atmalıyız. En önemlisi; yetişkin, yaşlı fark etmeksizin kim olursa olsun cevabını vermeli, sizin hakkınızda yorum yapabilecek en son kişi olmayı onlara öğretmeli ve kendiniz için "takmamayı" öğrenmelisiniz. İnanın bunu öğrendiğimiz zaman hem özgüvenimiz hem de insanlara olan güvenimiz daha da sağlamlaşır.
Unutmayın; gelecek sizin elinizde, elalem ise geleceğe örülen sadece boş bir laf kalabalığıdır. Onlar konuşur, siz siler ve yolunuza bakarsınız. Kimine göre terbiyesizlik olur, kimine göre ayıplanırsınız ama en önemlisi kendi değerinizi anlarsınız...