Hoşgeldin Eylül..
Ah ne çok özlettin
ne çok!
Yandık kavrulduk Temmuz sıcağında eridik kaybolduk, nefesimiz yetmedi nefessiz kaldık,
gel artık gel..
Serinliğin ruhumuza insin,
Kanatlansın duygular.
Arş'a ulaşsın,
"sırmalı kalemler"
konuşsun,
tel tel dökülsün.
Yazılsın şiirler,
şarkılar.
Aşk'la dolsun notalar
billur kadehlerden dökülsün.
Çok özledik seni Eylül hem de çok..
Sonunda gelecektin, biliyordum,
yollarını çiçekledim hadi,
kollarımı açtım bak seni bekliyordum...
Yavaşlamak hafif bir sarhoşluk niyetiyle,
kendine dönmek.
Gizemli dehlizlerin de kaybolup, esrarengiz melodisini dinlemek zamanı..
Ve o müthiş sessizlik..
Dolunay da inadına cümbüş!
Akşamları çığlık çığlığa baş döndüren çılgın
Ağustos böceklerinin
kimisi gönüllü öldü,
kimisi bilinmez yollara, çok uzaklara gitti..
Eylül;
sonbaharın hüznü değil asla,
bu kadar renk armonisini
bir senin gözlerin de,
bir de
Eylül de gördüm ben...
En koyusundan demlendi kopkoyu her duygu,
usulca telaşsız demini aldı günler..
Kana kana içmek zamanı susuzluğumuza...
Sıcacık bir fincan kahveyle kitaplara sarılmak,
küçük bir battaniyenin altında gökten düşen üç elma masalını dinlemek,
belki birisi bize düşer kıkırdamasıyla..
Hoş geldin Eylül..
Doyumsuz
efil efil akşamlar da
üşüyen ayaklarını sevdiğinin
sıcaklığın da ısıtmak...
Sessizce inen gecenin
koynun da ve
rengarenk rüyaların kolların da uykuya doymak zamanı..
Ne hoş geldin Eylül
Yazın telaşlı yorgunluğundan,
senin eşsiz dinginliğini hasretle beklemişiz,
iyi geldi..
İyi ki geldin Eylül..,,,
Aşk'la..
Elene Nermin Karaman