Hz.Hatice'nin Bağımsızlığından Bugünün Susturulan Kadın Haklarındaki Adalete Günümüzde en çok fikir ayrılığının yaşandığı nokta kadın hakları diye düşünüyorum. Bir topluluk "Hakkı yok, okuyamaz" derken, bazı topluluklar haklarının olduğunu savunuyor. Peki, neden bu kadar fikir ayrılığı yaşanıyor?
Bence en büyük etkeni popüler kültür, çıplaklık moda olabiliyorken başörtüsünün kötü olarak anlaşılması, kişilere açıklığın ve insanların zihniyetinin bu şekilde programlanmaya çalışılması.
Tesettürlü de insan, açık olan da insan değil mi? Kadın denince hakları olmayan biri anlaşılması; bir işte çalışamayacağı, başa geçemeyeceği anlayışı bana göre çok absürt bir düşünce.
Eskiye, tarihimize bakarsak: Hz. Hatice Validemiz ticari kararları elinde tutan bir kadındı. En büyük tüccarlardan biriydi, toplumu yönetmesinde söz sahibiydi. Peki, günümüze gel görelim ki haklar yok. En iyi örneğin Doğu Türkistan'daki kadınlar olduğunu düşünüyorum. Hakları elinden alınmış; okuma hakları, çalışma hakkı, özgür giyinme hakkı, hatta farklı dinlere inanmaya zorlanmaları...
Bizim haberlerde gördüğümüz işin çok daha kara tarafı. Ne kadar gördük haberlerde Doğu Türkistan'da eziyet var, kadınların hakları elinden alınıyor diye? Bence hiç görmedik.

Bu dünyada "Kadın ve erkek eşittir" lafını duyup dile geçirmeyen bir dünyada yaşıyoruz. Giyime karışılan, yüze boya sürülünce abartı bulunan bir toplulukta yaşadığımızı söyleyebiliriz. Evet, günümüzde giyimler bir kumaş parçasından ibaret olabilir fakat kimse kimsenin giyiminden sorumlu değil ve kimse karışamaz. İş ailede biter, ailesi izin veriyorsa başkalarına laf düşmez.
Bugüne bakarsak, kardeş ülkemiz Azerbaycan'da tesettür yasağı gelmiş durumda. Bazı okullara çocuklar başındaki örtüyle girmeyi çok görüyorlar. Fakat okullara veya iş yerlerine dengesiz insanları almak suç olmayıp bir tesettürün batması çok dokunuyor. Çok acınası bir durum; kardeş ülke dediğimiz kişilerin bunu yapıyor olması bence daha da üzücü.
Geçmişe gidecek olursak: 7. yüzyıl dünyasında kadınlar miras hakkından mahrumken, bir mal gibi devredilirken İslam kadına bireysel mülkiyet hakkı tanıdı. "Bir kadının kazandığı para kendi malıdır" denildi ama bugün çalışma haklarının elinden alındığını görebiliyoruz. Ki tek elinden alınanların bunlarla da sınırlı olmadığını görüyoruz. Asır boyunca ayetleri, hadisleri yorumlayanlar yoğunlukla erkek oldu. Tabii ki adil ve hakkaniyetli yaklaşanları tenzih ederim; ancak genel olarak erkek gözüyle yapılan tek taraflı yorumlar, kadınların adaletini ve hakkını arayan yönlerinin bilinçli veya bilinçsizce arka plana itildiği bir tablo yarattı.
Tabii ki herkes böyle değil elbette ama eskiden hakları olan kadınların şu an haklarının ellerinden alınmış olması oldukça acı verici.
Sonuca gelirsek: Erkek çocuğu veya kız çocuğu, bir erkek veya kadın eş değerdir. Kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur. Aynı dünyanın insanları iken bu tür popülerlikler bizi birbirimizden ayırıp dinimizi oyuncak hâline getiren bir yere sürüklüyor. Buna dur demeliyiz diye düşünüyorum.
Son olarak:
Dünyayı güzelleştiren kadınlar varken onları susturmak hiçbir toplumun görevi değildir. Bir erkeğin elindeki sigara o toplumu rahatsız etmiyorsa bir kadının giyimi veya başörtüsü kendisinden başkasına söz düşmez....