OKUL-AİLE BİRLİKLERİ KAPATILSIN: EĞİTİMDE PARA TRAFİĞİNE AÇIK KAPI BIRAKILMASIN

Denetim Yetmez, Sistem Yeniden Kurulmalı

Uluslararası Basın Teşkilatı Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER, okul-aile birliklerinin mali işlemlerinin daha sıkı denetlenmesi yönündeki çağrısının ardından bu kez daha kapsamlı ve yapısal bir değişiklik çağrısında bulundu. YILDIRIMER, okul-aile birliklerinin mevcut yapısının ve özellikle mali yetkilerinin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek şu temel soruyu kamuoyunun gündemine taşıdı:

“Okul-aile birliklerinin mevcut mali yapısıyla devam etmesi gerçekten gerekli midir?”

Türkiye’nin farklı bölgelerindeki okullardan zaman zaman para toplama, bağış, harcama, gezi, kurs ve benzeri mali işlemler konusunda şikâyetler kamuoyuna yansımaktadır. Bazı olaylarda okul yöneticileri hakkında inceleme ve soruşturma süreçleri yürütülmekte, idari tedbirler uygulanabilmekte; ancak süreçlerin sonunda farklı idari sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.

Asıl tartışılması gereken nokta ise kişilerin ötesinde sistemin kendisidir.

Millî Eğitim Bakanlığının mevcut mevzuatında okul-aile birlikleri adına banka hesabı açılması, bağış ve diğer gelirlerin bu hesaplarda toplanması ve okul ihtiyaçları için harcanması mümkündür.

Tam da bu nedenle şu soruyu sormak gerekiyor:

Bir devlet okulunda mali kaynak oluşturulması ve harcama yapılması gerekiyorsa, bunun neden doğrudan kamu bütçesi, resmî ödenek ve kamu maliyesinin açık denetim mekanizmaları üzerinden yürütülmediği yeniden değerlendirilmelidir.

Çünkü okul-aile birliği üzerinden yürütülen mali işlemlerin kötüye kullanılması hâlinde, velilerden veya üçüncü kişilerden sağlanan bazı paraların “bağış” görüntüsü altında sisteme sokulduğu ya da bazı harcamaların bu yapı üzerinden gerekçelendirildiği yönünde iddiaların ortaya çıkmasına elverişli bir alan oluşabilmektedir.

Burada herhangi bir okul, yönetici veya okul-aile birliğinin suç işlediği ileri sürülmemektedir.

Söylediğimiz çok daha açıktır:

Sistem, suistimal ihtimalini mümkün olduğunca ortadan kaldıracak şekilde kurulmalıdır.

Okul-aile birliklerinin mali aracılık fonksiyonunun kaldırılması hâlinde; okul yöneticilerinin veya diğer kişilerin hukuka aykırı biçimde para topladığı iddiası varsa, bu işlemlerin “bağış” adı altında bir birlik hesabına aktarılması gibi tartışmalı yöntemlerin kullanılması da önemli ölçüde engellenmiş olacaktır.

Bir devlet okulunun ihtiyacı varsa ödeneğini devlet sağlamalıdır.

Bir harcama yapılacaksa kamu mali sistemi içerisinde yapılmalıdır.

Bir hizmet satın alınacaksa mevzuata uygun, kayıtlı ve denetlenebilir biçimde gerçekleştirilmelidir.

Veliden para alınacak bir durum varsa bunun hukuki dayanağı açık olmalıdır.

Okulun içerisinde ikinci bir mali yapı oluşmasına ihtiyaç bırakılmamalıdır.

Üstelik mevcut sistemde dahi okul-aile birlikleri denetim dışında değildir. MEB mevzuatı; gelirlerin, bağışların, banka hesaplarının ve harcamaların kayıt altına alınmasını ve denetlenmesini öngörmektedir. Ancak mesele yalnızca “denetleniyor mu?” sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

Bu mali yapıya gerçekten ihtiyaç var mı?

PROF. DR. KÜRŞAT ŞAHİN YILDIRIMER’DEN MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA ÇAĞRI

Uluslararası Basın Teşkilatı Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER, Millî Eğitim Bakanlığına çağrıda bulunarak okul-aile birliklerinin mevcut yapısının yeniden değerlendirilmesini istedi.

YILDIRIMER, özellikle birliklerin para toplama, bağış kabul etme, banka hesabı üzerinden mali işlem yürütme ve harcama yapma yetkilerinin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, gerekli görülmesi hâlinde okul-aile birliklerinin mali fonksiyonunun tamamen kaldırılmasını önerdi.

Veli-okul iş birliği elbette devam etmelidir. Veliler eğitim sürecinin önemli bir paydaşıdır. Ancak veli katılımının mutlaka para toplayan, banka hesabı bulunan ve harcama yapan bir yapı üzerinden yürütülmesi zorunlu değildir.

Okul-aile ilişkisi eğitim, iletişim ve dayanışma temelinde sürdürülebilir; para yönetimi ise doğrudan devletin resmî mali sistemi içerisinde bırakılabilir.

Böylelikle hem okul yöneticileri hem veliler hem de öğrenciler açısından daha şeffaf, denetlenebilir ve tartışmaya daha az açık bir sistem kurulabilir.

Eğitim kurumları para trafiğiyle değil, eğitimle anılmalıdır.

Artık yalnızca tek tek olayları soruşturmak değil, benzer tartışmaların ortaya çıkmasına imkân veren yapısal nedenleri de sorgulamak gerekiyor.

ÇAĞRIMIZ NETTİR:

Okul-aile birliklerinin mali yetkileri kaldırılsın.

Okulların gelir ve giderleri doğrudan kamusal mali denetime alınsın.

Velilerden alınan her kuruşun hukuki dayanağı ve kullanım yeri açık olsun.

Eğitimde “bağış” adı altında oluşabilecek gri alanlara son verilsin.

Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER
Uluslararası Basın Teşkilatı
Bilim Kurulu Başkanı