Ayasofya Aynasında -Hikâye MEHMET NURİ BİNGÖL

Mehmet Nuri BİNGÖL ( YAZAR )

22-08-2025 12:28

Ayasofya Aynasında -Hikâye
                  MEHMET NURİ BİNGÖL

     Gece, İstanbul’un üzerine bir heyula gibi çökmüştü. Lodosun taşıdığı deniz kokusu, Ayasofya’nın taş duvarlarına sinmiş, minareleri ve kubbeleri sarıp sarmalamıştı. 
     Ahmed Nureddin, kalabalık meydandan adımlarını yavaşlatarak geçiyor, gözlerini bu kadim mabedin ihtişamına dikiyordu. İstanbul'a, amcasıyla birlikte gelmesinden sonraki fakülte eğitiminden  beri nice defa  gelmişti buraya ama bu gece hissettikleri pek farklıydı. İçinde tarifi güç bir davet vardı; sanki geçmişten, asırlardan bir ses ona sesleniyor, “Gel, burada seni bekleyen sırlar var,” diyordu.
     Avluya adımını attığında, kandillerin ışığında farklı hayatların birbirine dokunduğu bir mekâna girdiğini hissetti. Sessizlik yoktu; hayatın farklı sesleri, birbirine karışmış bir senfoni gibiydi. 
     Mihrap önünde oturan yaşlı bir hatip dikkatini çekti. Sesi titrek ama derinden geliyordu. Kur’an okuyordu. Ahmed Nureddin yaklaşınca, adamın gözlerinin görmediğini fark etti. Yine de yüzünde öyle bir nur vardı ki, insan bakmaya doyamıyordu.
    "Selamünaleyküm," dedi Ahmed.
     "Aleykümselam evladım," diye cevapladı adam. Sesinden derin bir huzur yayıldı etrafa.
     "Siz, bu gece burayı bambaşka bir mekân kıldınız." Yaşlı hatip gülümsedi: "Ben değil evladım, Kur’an’ın kendisi. Benim gözlerim görmez ama kalbim görür. Adım Mustafa’dır. Sana da bir nasip var gibi görünüyor."
     O sırada yan tarafta defterine notlar alan bir kadın fark etti. Sade bir pardösü giymiş, yanında tarih kitapları vardı. Ayasofya’nın mozaiklerini inceleyen bir akademisyen gibiydi. Ahmed ile göz göze geldiler.
     "Ayasofya'nın arkeolijik özelliklerini mi yazıyorsunuz?" diye sordu Ahmed.
    Kadın başını salladı: "Evet. Her taşın, her motifin bir dili var. Ama bazen düşünüyorum, bütün bu taşlar bize bir şeyler anlatıyor, biz ise hala kulaklarımızı tıkıyoruz."
     Ahmed gülümsedi: "Belki de dinlemenin metodu u bilmiyoruzdur; bize bu teknik unutturulmuş, ülfet hastalığı salınmıştır kalbimize."
     Caminin köşesinde genç bir delikanlı, telefonuna gömülmüş oturuyordu. Ahmed yanına gidip selam verdi: "Selam evlat, ismin nedir?"
    "Selim," dedi genç. İstanbul’a yeni geldim, okuyorum ama bazen her şey manasız geliyor."
    "Belki de o anlam, taşlarda değil, kalbinde saklıdır" dedi Ahmed. O sırada kapının önünde küçük bir kız koşuşturuyordu. Elinde mendil paketleri vardı. "Ablalar, abiler, mendil ister misiniz?"diyordu  Ahmed bir paket mendil aldı, küçük kıza baktı sonra:
     "Adın ne senin?
     "Zehra, dedi çocuk. Annem hasta, ben çalışıyorum.
**
     O gece Ahmed, mihrap önünde otururken gözleri dalmaya başladı. Rüyasında Ayasofya’nın içinde değildi; dışarıda, fetih günü İstanbul’un kapılarında bir askerin yanındaydı. Zırh giymiş bir yeniçeri seslendi:
      "Ben Hüseyin Paşa. Bu şehrin kapılarını zorladığımız günlerde yüreğimizde tek bir şey vardı: Secde. Bu şehri güçle değil, dua ile fethettik. Sen de unutma, evlat! Bu şehrin sırrı secdede saklıdır.
     Ahmed irkilerek uyandı. Önünde Mustafa Efendi hala Kur’an okuyordu, Leyla not alıyor, Selim dalgındı, Zehra kapıda uyuyakalmıştı. O an anladı: Allah, ona yeni insanlar göndermişti. Her biri bir hakikati gösterecekti. Ve Ahmed Nureddin, hayatının bundan sonra yalnız yürümeyeceğini fark etti.
     Sabah ezanıyla birlikte Ayasofya’nın kubbeleri titrercesine yankılandı. Mustafa Efendi, Ahmed’e yaklaşarak:
     "Önce kalbinin perdelerini aralamalısın. Kitaplarla, taşlarla uğraşmışsın, ama kalbini dinlememişsin. Gel, sana Risale’den bazı satırlar okuyayım. Kalbe açılan pencereyi orada bulursun."
    Ahmed derin bir nefes aldı. Leyla hala not alıyor, Selim sessiz, Zehra ise uslu bir şekilde bekliyordu. Ahmed içinden şöyle geçirdi:
     “Rabbim, bana dört farklı ayna sundun. Biri imanla gören Mustafa Efendi… Biri akılla arayan Leyla… Biri kaybolmuş genç Selim… Ve biri masumiyetin dili olan Zehra… Hepsi bana bir şey söyleyecek.”
     Sabahın erken saatlerinde Ahmed, Selim’i yanında yürürken Eyüp Sultan’a doğru ilerledi. Sessizlik hâkimdi, sadece martıların çığlıkları ve dalgaların kıyıya vuruşu duyuluyordu. Türbeye vardıklarında, Selim gözleri nemli:
     "Ben… uzun zamandır böyle hissetmemiştim. Sanki içimde bir şey kıpırdadı. Ama bilmiyorum, ben çok günaha battım. Allah beni affeder mi?"
     Ahmed gülümsedi:
   "Allah’ın affetmeyeceği günah yoktur. Önemli olan dönmeyi istemendir. Her insan düşer, ama secdede yeniden kalkar."
**
     Yine bir kış sabahı, Ahmed yıllar önceki lise günlerini hatırlatarak Fatih Camii’ne geldi. Yanına Selim ve eski dostları Müslim de katıldı. 
     Üçü, Fatih’in kubbeleri altında geçmişin sohbetlerini, kaybolan gençlik hatıralarını ve kendi ruhani yolculuklarını yeniden paylaştılar. Ahmed not defterini açıp satırlar diliyle onunla sohbet etti:
     “Dostluk, zamanla değil, aynı hakikati aramakla devam eder.”
      Selim başını salladı, Müslim gözlerini kapattı ve mırıldandı:
    " Öyleyse, yolumuz yine burada birleşiyor."
    İstanbul’un kadim sokakları, Fatih’in kubbeleri ve eski lise günlerinin izleri, üç dostun yolculuğunda yeni bir perde açıyordu. 
      Her köşe başı bir manaydı, her mezar taşı bile onlara hakikati fısıldıyordu; her adım bir öğrenme, bir yeniden doğuştu sanki.

DİĞER YAZILARI EL-ŞARA'NIN "ŞAM" YA DA SURİYESİ 01-01-1970 03:00 Suçu Yanlış Yerde Aramak               Mehmet Nuri BİNGÖL 01-01-1970 03:00 Zil Çaldı, Biz Kaldık 01-01-1970 03:00 OKUYUCUM VE KADİM DOSTUMUN SON NEŞRİYATIMI TENKİDİDİR ( Değerlendirme). M. Nuri BİNGÖL                Yollar Irmağa Çıkar              (Birecik’ten Öyküler) 01-01-1970 03:00 Regaib Kandili: Rahmetin Kapısında Bir Gece 01-01-1970 03:00 Kelimelerin İktisadı, Mananın               Derinliği: Kısacık Yazılar                 MEHMET NURİ BİNGÖL 01-01-1970 03:00 OKUYUCUM VE KADİM DOSTUMUN SON NEŞRİYATIMI TENKİDİDİR ( Değerlendirme). M. Nuri BİNGÖL 01-01-1970 03:00 RESUL-Ü EKREM (ASM) VE                      DEVLET REİSLİĞİ 01-01-1970 03:00 Hz. İsa(as) ve Şahs-ı  Manevi 01-01-1970 03:00 BÜYÜK DEDEM KADO 01-01-1970 03:00 AZ OLSUN MANTIĞI... 01-01-1970 03:00 DÜŞMAN BAZEN DAHA YAKIN TUTULMALI 01-01-1970 03:00 İCMALİ BİR İZAH: İSLAM ŞERİATI... 01-01-1970 03:00 Tartışmanın Görünmez Tazyiki 01-01-1970 03:00 Tarihi Değiştiren Suikast ve Sabotaj 01-01-1970 03:00 BAŞKAN ZOHRAN MAMDANİ! 01-01-1970 03:00 BAŞKAN ZOHRAN MAMDANİ! 01-01-1970 03:00 KIRMIZI İPEK ya da YEMİN- Hikâye 01-01-1970 03:00 Maarif Hayatıma Dair / M. Nuri BİNGÖL 01-01-1970 03:00 VAHDANİYETE DELİL SADECE KALP Mİ?  01-01-1970 03:00 Uhuvvet Hissinin Risale-i Nur’u Anlamadaki Faydası 01-01-1970 03:00 Haşiyeli İzahların Zarureti ve Bediüzzaman’ın Müsadesi                -Mehmet Nuri BİNGÖL- 01-01-1970 03:00 Risale-i Nur’un Makamı Kur’an ve Hadisten          Sonra Gelen Bir Hakikat Mirasıdır 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman’a Göre Tefsir ve Çağımızda Nasıl Olmalıdır 01-01-1970 03:00 Risale-i Nur,Ancak Külliyat Bütünlüğü ve           İslami İlimlerin Işığında Anlaşılabilir                  — Mehmet Nuri Bingöl 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Ziyareti:              Temalar, Mesajlar ve Beklentiler 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 Üstad Bediüzzaman'da Salavatın Önemi ve Maddi- Manevi Bereketi 01-01-1970 03:00 Acayip Yerdeki AN 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Ziyareti: Temalar, Mesajlar ve Beklentiler 01-01-1970 03:00 ÜMİDE SARILMAK 01-01-1970 03:00 TEZAT HAYATLAR 01-01-1970 03:00 TEZAT TEBESSÜMDEDİR BİZE Mehmet Nuri BİNGÖL -Uzun Hikâye 01-01-1970 03:00 Hedefsiz Gemiye Rüzgârlar Yardım Edemez 01-01-1970 03:00 Başka Bir Batmayan Güneş -Mehmet Nuri BİNGÖL- 01-01-1970 03:00 . Mevlid Kandilinin İslami Hükmü 01-01-1970 03:00 İSKENDER DİYE BİRİ 01-01-1970 03:00 Eski Hâl Muhal, Ya Yeni Hâl Ya İzmihlâl.. Mehmet Nuri BİNGÖL 01-01-1970 03:00 MEHMET NURİ BİNGÖL KÂİNATIN FERYADI NEBİLERDE MAKES BULMUŞTUR. 01-01-1970 03:00 HİKÂYE MEHMED NURİ BİNGÖL Ç-AN- AK-KALE'DE GÜNEŞ 01-01-1970 03:00 İttifak Muhebbetten Gelir -Hikâye Mehmed Nuri Bingöl 01-01-1970 03:00 19 Ağustos 2025 – Salı, Sirkeci Birecikli Kebap Evi 01-01-1970 03:00 19 Ağustos 2025 – Salı, Sirkeci Birecikli Kebap Evi 01-01-1970 03:00 RAMAZAN BİNGÖL'ÜN ET SANATI'NDA Mehmet Nuri BİNGÖL 01-01-1970 03:00 İSTANBUL YOLUNDA UNUTKANLIK SENDROMU 01-01-1970 03:00 SIR MUHABBETİ ( Hikâye) Mehmed Nuri Bingöl 01-01-1970 03:00 SİYAH SANCAK - Mehmet Nuri BİNGÖL- Uzun Hikâye 01-01-1970 03:00 Sessiz Çığlık ve Kapanmayan Yara: Gazze ya da Gaza 01-01-1970 03:00 KALBİMİZ FELLİK FELLİK 01-01-1970 03:00 DUA 01-01-1970 03:00 ÜLFET DENEN İLLET 01-01-1970 03:00 KALBİMİZ FELLİK FELLİK 01-01-1970 03:00 Fırat’ın Aynasında ( AN'da) 01-01-1970 03:00 TECRÜBEDEN VAZİFE ÇIKARMAK! 01-01-1970 03:00 Forma Mecburiyetinin Yanındayım 01-01-1970 03:00 Nizip-Şanlıurfa Yolunda Bir İbret Dersi 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Yolunda Bekleyiş 01-01-1970 03:00 Narh Nedir ve Gündeme Neden Geliyor? Mehmet Nuri Bingö 01-01-1970 03:00 BİR OKUR KANAATI: AZADA YÜRÜYÜŞ (Gönül Sayhası - 2) 01-01-1970 03:00 Çöp mü, Sabotaj mı, Yoksa? Mehmet Nuri Bingöl 01-01-1970 03:00 BİR OKUR KANAATI: AZADA YÜRÜYÜŞ (Gönül Sayhası - 2) 01-01-1970 03:00 İslam’da İşçi Hakları: Alın Teri Kutsaldır 01-01-1970 03:00 Manavgat Yaz Akşamına Üç İfade -Hikâye- 01-01-1970 03:00 O Kıyı, Bu Kıyı. - Hikâye 1995 Kışı 01-01-1970 03:00 BİR İNTERNET GAZETECİSİ: BÜLENT ERTEKİN 01-01-1970 03:00 İSLAM EKONOMİSİ: UMUMİ ADALETİN DENGELİ DÜZENİ 01-01-1970 03:00 Bu Dünyada Bir Cennet -hikaye- 01-01-1970 03:00 TEFEKKÜRÎ TEBLİĞ – ZAMANIN CİHADI 01-01-1970 03:00 YOLDAN KAL, YOLDAŞTAN... -Hikâye- 01-01-1970 03:00 FETÖ’YÜ KİM(ler) KURDU? 01-01-1970 03:00 GURBETİN DİLİ YOK, GÖZÜ YAŞLI 01-01-1970 03:00 Çınar’daki Öz Değişim 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tasvir Gazetesi Vardı... 01-01-1970 03:00 Risalet Nurlarıyla 01-01-1970 03:00 "Anam, Babam Sana Feda Olsun, Ya Resûlallah!" 01-01-1970 03:00 Zeytinlikteki Mavi Ev 01-01-1970 03:00 Bir Roman Tasavvurundan... Tekrar İstanbul Ama.. 01-01-1970 03:00 İçimdeki Ben 01-01-1970 03:00 Meşru Hürriyet Gıdayla, Malla Değiştirilmez 01-01-1970 03:00 İRAN'A HÜCUMLARDA ONA NEDEN DUACI OLMALIYIZ? Mehmet Nuri Bingöl 01-01-1970 03:00 SÜRÜDE KALAN İNSAN 01-01-1970 03:00 Bahardan Sonrası Mı? 01-01-1970 03:00 ASLINDA NE OLUYOR? 01-01-1970 03:00 Tarık Buğra Diye Biri 01-01-1970 03:00 MEHDİ’NİN FAZİLETTEKİ SIRALAMASI 01-01-1970 03:00 "ADALET-İ İZAFİYE" ve "MASLAHAT-I UMUMİ" BİRER ŞER'İ USULDÜR. 01-01-1970 03:00 NEDEN KAPALI BİR İHBARLAR. 01-01-1970 03:00 Çok Acıdım Be! Huyum da değil, yazma kaidem de 01-01-1970 03:00 Çok Acıdım Be! Huyum da değil, yazma kaidem de 01-01-1970 03:00 ĶABİR HAYATI HAKTIR. 01-01-1970 03:00 ĶABİR HAYATI HAKTIR. 01-01-1970 03:00 HAKİKATA BİR PENCERE 01-01-1970 03:00 CEMAAT DEĞİL CEMAATTAN YANA OLMAK 01-01-1970 03:00 MÜZEDEN AYASOFYA-YI KEBİR'E... Ayasofya… 01-01-1970 03:00 MASUM NASREDDİN HOCA- BAHTSIZ M. AKİF 01-01-1970 03:00 ADINI NE KOYARSAN... 01-01-1970 03:00 TEVHİD MEŞALESİ- 1 01-01-1970 03:00 WAGNER- ÇEÇEN İTTİFAKI MI? 01-01-1970 03:00 "DİNİ VAKIF" GENCİ NEYE HAZIRLAR? 01-01-1970 03:00 EN BÜYÜK BURHAN MUCİZELER-1 01-01-1970 03:00