KISA BİR EMEK ÖYKÜSÜ

Özlem GÜRBÜZ ( YAZAR )

02-05-2023 10:22

KISA BİR EMEK ÖYKÜSÜ
1990 Yılının bir ilkbahar günüydü. Yaprakların yeniden can bulup yeşerdiği, meyvelerin
çiçeklenmeye başlayıp tomurcuklandığı güzel bir mevsimdi. Abidin, Anne-Babasını kaybedeli
henüz 6 ay olmuştu. Esmer tenli, kıvırcık siyah saçlı, kara kaşlı ve kara gözlü güzel bir çocuktu.
Başka da kardeşi yoktu. Tek başınaydı. Abidin annesini ve babasını kaybettikten sonra tesadüf eseri
de olsa başını koyabileceği harabe bir ev bulmuştu kendisine. Camları kırık, duvarlar hep resimlerle
ve birtakım sembollerle çizili ve rutubet kokan karanlık iki göz bir odadan ibaretti kaldığı harabe ev.
Tek kişilik olup eski bir döşek ve döşeğin üzerinde kalın olmasına rağmen eski bir battaniye vardı.
Yattığı yerin hemen karşısında küçük teneke bir soba kurmuştu ve kış aylarında çalı çırpı toplayarak
o şekilde sobayı yakarak ısınırdı. Yine eskise de kalın ve O'nu sıcak tutabilecek bir montu vardı.
Harabe evin küçük tuvaletinde ise banyosunu piknik tüpü üzerinde kazanda suyu ısıtarak yapıyordu.
Daha 8 yaşında küçücük bedeniyle koca bir dünyayı omuzlarına alıp yüklenmişti sanki. Ben
merkezciliğinin ahtapot gibi kol gezip dolaştığı bu zalim dünyanın boğulma noktalarına
yakalanmamak için bir yerden bir yere göç edercesine oradan oraya yaprak tanesinin rüzgarda
savrulduğu gibi savruluyordu. Geçimini simit satarak sağlıyordu. Yaşıtları okula giderken, O sadece
okulların önünden geçerek onları izlemekle yetiniyordu. Onları izlerken kendisini de hayal
ediyordu. Okula gitmek, okumak istiyordu. Oysa O'nun okuyabilecek ne bir maddi imkanı ne de
O'na destek çıkabilecek bir ailesi vardı. Akrabaları bile O'na sahip çıkmamıştı. Ah zalim dünya! Sen
misin zalim, yoksa üzerinde taşıdığın insanlar mı?
Sattığı simitlerden kazandığı paranın yarısını harcayabiliyordu. Ekmek, domates, peynir, meyve
suyu ve süt alabiliyordu harcadıkları ile. Geri kalan parasını döşeğinin altındaki yırtık kısmın
içerisinde biriktirerek saklıyordu. Zaten yanında taşıması tehlikeli idi.
12 yaşına gelmişti. Çöpten bulduğu ders kitaplarının sağladığı imkanlar ile kendi çabaları
eşliğinde okuma-yazma olmakla beraber; toplama-çıkarma-çarpma-bölme öğrenmişti. Çöpten
bulduğu romanları okuması da cabası... Kurşun kalemleri ve defterleri artık kendisi kırtasiyeden
alıyordu. Boş zamanlarında defter üzerinde kendi kendine ders çalışıyordu. Hatta resim defteri ve
sulu boya da almıştı, resim de çizebiliyordu.Hayallerini çiziyordu adeta, olmak istediği kişiliği ve
bulunmayı istediği mevkiyi... Ders çalışırken ve resim çizerken aynı zamanda da eğlendiğini
hissediyordu, mutlu oluyordu. Çizdiği resimleri de bir köşede hep biriktirirdi. Her sabah o resimlere
tebessüm eşliğinde bakarak ''Bir gün başaracağım.'' diyordu.
Aradan geçen zamanla beraber Abidin, artık inşaat işinde de çalışıyordu ve inşaatta duvar
ustalığı yapıyordu. Yine vakti oldukça simit satmaya da devam ediyordu. İnşaatta dinlenme
molalarında iken de resimler çiziyordu. Yetenekli idi.
Yıllar geçmişti ve Abidin artık 19 yaşında yakışıklı bir delikanlı olmuştu. Tabi o harabe evden de
artık kurtulmuş, kendisine bir kapıcı dairesi kiralamıştı. Eski ve kirli döşeğini, battaniyesini ve
çocukken giydiği montu bile beraberinde getirmişti o kapıcı dairesine. Resim konusunda kendisini
biraz daha ilerletmişti. Bez üzerinde yağlı boya ile resimler yapabiliyordu.
Bir gün Apartman Yöneticisi, Abidin'in evi nasıl kullandığına dair merakı artmıştı. Yönetici; orta
yaşlarda, uzun boylu, iri yarı, gözlüklü ve kel bir adamdı. Bir akşam kapıcı dairesine, yani Abidin'in
evine gitmek istedi. Abidin kapıyı açtı ve Yönetici'yi eve buyur etti. Yönetici, gördükleri karşısında
adeta büyülenmiş ve etkilenmişti. Çünkü gördükleri O'nu bir hayli şaşırtmıştı. Her yerde Abidin'in
çizmiş olduğu insan ve manzara resimleri vardı. Hepsini de hiç şüphesiz kendisi çizmişti. Yönetici
O'nu ünlü ressamlarla tanıştırmak ister. Abidin bu teklifi kabul eder. Zaman içerisinde gelişen ve
değişen yeteneği sayesinde dünyaca tanınan çok ünlü bir ressam olur. Türkiye'yi temsil eder. Resim
yarışmalarında birinciliği elde eder ve çok zengin olur. Artık Abidin'in kapıcı dairesinden çoktan
çıkma zamanı gelmiştir. Ama emanetini almadan oradan çıkamazdı. Çok küçük yaşlarda rastgele
kağıtlara çizmiş olduğu resimleri oradan alır ve resimlerine tekrar bakar, o resimlerde hep kendisini
çizmişti. Kupa alırken ve seyirci karşısında mikrofonda konuşur şekilde kendisini çizmişti.
Abidin'in resimlere döktüğü hayalleri artık gerçek olmuştu.
Allah güzel kalp taşıyan herkesin gönlünden geçen tüm hayalleri gerçekleştirsin. (Amin)
(Bu anlatmış olduğum hikaye tamamen hayal ve kurgudur. Gerçeğe dair öğeler yer almamaktadır.)
 

DİĞER YAZILARI KENDİ HAYATININ MERKEZİ OLMAK 01-01-1970 03:00 KORKUDAN DEĞİL, GÜVENDEN DOĞAN EĞİTİM 01-01-1970 03:00 YAZIN SESSİZ GELİŞİ 01-01-1970 03:00 AYNI ETKİNLİKLERDE BULUŞMANIN GÜCÜ 01-01-1970 03:00 HELALLİK MESELESİ 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYEN BASKI 01-01-1970 03:00 BAYRAMIN GETİRDİĞİ MANEVÎ HUZUR 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIN DİLİNDE MEKKE SEVGİSİ 01-01-1970 03:00 EVREN TEK Mİ?  01-01-1970 03:00 YUVAYI AYAKTA TUTAN DENGE 01-01-1970 03:00 BİLİMİN SINIRLARINDA DOLAŞMAK 01-01-1970 03:00 HAYIR DEMEYİ BİLMEK  01-01-1970 03:00 SEVGİ CAN YAKMAZ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞTEN DERS, GELECEĞE UMUT 01-01-1970 03:00 MASUM EĞLENCEDEN DİJİTAL BAĞIMLILIĞA 01-01-1970 03:00 SOSYAL MEDYA EKRANINDAKİ YANILTICI AŞK 01-01-1970 03:00 HAYATTA KALMA SANATININ GÖRÜNMEZ YÜZÜ 01-01-1970 03:00 YEŞİL YAPAY ZEKA İÇİN POLİTİKA ÇERÇEVESİ 01-01-1970 03:00 TOPLUMSAL KİMLİĞİN GÜNLÜK YÜZÜ 01-01-1970 03:00 HAYAT ARKADAŞI OLMAK 01-01-1970 03:00 EĞİTİMLE DEĞİŞEN DÜNYAMIZ 01-01-1970 03:00 BOŞANMALARIN ARTIŞI 01-01-1970 03:00 SORUMLULUK 01-01-1970 03:00 EVLİLİKTE BİZ OLABİLMEK 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN YERLİ ÜRETİM GÜCÜ 01-01-1970 03:00 MAKİNELER ÇAĞINDA İNSANLIK 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 SESSİZ KAHRAMANLIK 01-01-1970 03:00 YENİ BİR YUVA 01-01-1970 03:00 İKİ YÜREK 01-01-1970 03:00 HAYATTAYIZ AMA YAŞIYOR MUYUZ? 01-01-1970 03:00 SESSİZ DUA 01-01-1970 03:00 BİZ DİYE BAŞLAYAN HİKÂYE 01-01-1970 03:00 KOMŞULUK HAKKI NE DEMEKTİR ? 01-01-1970 03:00 SESSİZ DERİNLİKLERİN KALEMİ AYDIN BENLİ 01-01-1970 03:00 KUTSAL SINAV 01-01-1970 03:00 RUHUMUN MEVSİMLERİ 01-01-1970 03:00 SAĞLIKLI YUVALARDA TEMEL 01-01-1970 03:00 KIRIK OLSA DA ATAN BİR KALP 01-01-1970 03:00 GERÇEK İNSANLIK, GERÇEK MERHAMET 01-01-1970 03:00 DOĞA'NIN KANUNU İLAHİ DÜZEN MİDİR? 01-01-1970 03:00 DOĞA'NIN KANUNU İLAHİ DÜZEN MİDİR? 01-01-1970 03:00 BOŞANMAK VE İNSANLAR 01-01-1970 03:00 BAYRAMLAR 01-01-1970 03:00 BAYRAMLAR 01-01-1970 03:00 EĞRİ ZAMANDA DOĞRU DURABİLMEK 01-01-1970 03:00 YOLCU 01-01-1970 03:00 KADINLAR 01-01-1970 03:00 ÇARELER TÜKENMEZ 01-01-1970 03:00 HAYAT ÇOK KISA 01-01-1970 03:00 14 ŞUBAT 01-01-1970 03:00 ANKSİYETE'NİN SEBEPLERİ 01-01-1970 03:00 MERHAMET 01-01-1970 03:00 KÖTÜLÜK 01-01-1970 03:00 ALIŞVERİŞTEKİ MODERNLİK 01-01-1970 03:00 ÜÇ AYLAR ! 01-01-1970 03:00 TRAFİKTE ! 01-01-1970 03:00 DEĞİŞMEYEN 01-01-1970 03:00 NARSİSTLİK 01-01-1970 03:00 ÖNEMSEYENLE ÖNEMSEMEYEN 01-01-1970 03:00 TÜRKÜLER 01-01-1970 03:00 İSHAK PAŞA SARAYI 01-01-1970 03:00 DOLU DİZGİN YILLAR 01-01-1970 03:00 DÜZ MANTIK 01-01-1970 03:00 HERKES Mİ, HER ŞEY Mİ YORGUN? 01-01-1970 03:00 RÜYALAR 01-01-1970 03:00 NEREDEN GELDİĞİNİ UNUTMA! 01-01-1970 03:00 SOKAKLARDA GÜVEN 01-01-1970 03:00 MUTLULUĞUN SIRRI 01-01-1970 03:00 ESKİLERİ ATMAK OLMAZ 01-01-1970 03:00 KUSUR ARAYAN KUSURLUDUR 01-01-1970 03:00 GÖNÜLLÜ OLMAK 01-01-1970 03:00 ESKİYE DÖNMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 İLGİNÇ İNANÇLAR 01-01-1970 03:00 ÇARESİZLİK 01-01-1970 03:00 BİLEMEZSİN YÂR 01-01-1970 03:00 KALBE İŞLENMİŞSE ZULÜM 01-01-1970 03:00 ZAMANI ANIMSIYORUM 01-01-1970 03:00 DOST ACI SÖYLER 01-01-1970 03:00 YAZ GELDİ 01-01-1970 03:00 TOK AÇIN HALİNDEN NE ANLAR  01-01-1970 03:00 MİTOLOJİLER, EFSANELER VE GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 EĞLENMEYİ GERÇEKTEN BİLİYOR MUYUZ?  01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLERİMİZ 01-01-1970 03:00 KALABALIKTA BİLE YALNIZ 01-01-1970 03:00 BUGÜN 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 01-01-1970 03:00 KİTAPLARIN ANLAMLI GÜCÜ 01-01-1970 03:00 HANGİ ACI UNUTULUR?  01-01-1970 03:00 DÜNYA OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ 01-01-1970 03:00 KALPLERİMİZ MIDIR KURUYAN YOKSA ?  01-01-1970 03:00 HAYALLERİNİZİ HAYATLARINIZA KATIN 01-01-1970 03:00 YALAKALIK DA YALANDAN MIDIR ? 01-01-1970 03:00 AŞK MI, MANTIK MI? 01-01-1970 03:00 ÇOK MU, YOKSA ÖZ MÜ KONUŞMAK?  01-01-1970 03:00 AKRAN ZORBALIĞI 01-01-1970 03:00 BU NASIL BİR KIŞ? 01-01-1970 03:00 NEYİN PEŞİNDEYİZ? 01-01-1970 03:00 "MAŞALLAH" DEMEK ZOR MU ? 01-01-1970 03:00 BİZİM ÇOCUKLARIMIZ 01-01-1970 03:00 ÖNYARGI MI, EMPATİ Mİ? 01-01-1970 03:00 YAPAY GIDALAR 01-01-1970 03:00 HER ÇOCUK DEĞERLİDİR 01-01-1970 03:00 PAYLAŞMAK      Dünyada yapılması gereken en büyük iyiliklerden biri de hiç şüphesiz paylaşmaktır. Her ne kadar bu gerekli bir iyilik olarak düşünülse de, tamamen tercihe dayalıdır. Yaptığımız tercihlerin olumlu ve olumsuz yö 01-01-1970 03:00 TÜRBE ZİYARETLERİ 01-01-1970 03:00 HAYVAN SEVGİSİ VE BİLİNCİ 01-01-1970 03:00 HATA! 01-01-1970 03:00 BİTKİLERDEKİ BİLİMSEL VE BİLİNMEYEN GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 İNSAN HAFIZASI 01-01-1970 03:00  KIRMIZI NOKTA 01-01-1970 03:00 KÜRESEL ISINMADAKİ ROLÜMÜZ 01-01-1970 03:00 SİZİ SEVİYOR ZANNETTİĞİNİZ KİŞİ 01-01-1970 03:00 SEVEN ALDATMAZ 01-01-1970 03:00 PARA'NIN SATIN ALAMAYACAĞI GÜÇLER 01-01-1970 03:00 ÖFKE KONTOLÜ 01-01-1970 03:00 ANNELİK – BABALIK GÖREV Mİ, DUYGU MU? 01-01-1970 03:00 MEKTUPLARIN EVRİMSELLEŞME SÜRECİ 01-01-1970 03:00 SOSYAL MEDYA'NIN FARK EDİLMEZLİĞİ 01-01-1970 03:00 KARS - ANİ HARABELERİ 01-01-1970 03:00