Portakal Kokusunda Tren Yolculuğu

AYDIN BABACAN ( YAZAR )

31-03-2026 11:15

Portakal Kokusunda Tren Yolculuğu

Hızlı tren perona yanaşırken, aslında sadece bir şehirden diğerine gitmek için değil, kendi iç dünyama doğru bir yolculuğa çıkmak için adım atıyorum. Defalarca katettiğim bu yol, her seferinde heybesinde yeni duygularla dönen bir anıya dönüşüyor benim için. Ne direksiyon sallamanın yorgunluğu ne de otobüs koltuğunun kısıtlı alanı... Tren, hem sunduğu özgürlük hem de zamanı bana geri veren hızıyla vazgeçilmez bir sığınak.
​Masamın üzerine yol arkadaşlarımı diziyorum: Yeni öykümün heyecan dolu taslağı, atıştırmalık bir portakal ve kısa sürelerin, derin anlamların sığdığı o özel kitap.

​Okumak ve Yazmak: İki Farklı Dünya
​Kitap okurken, bir romanın veya düşünce eserinin satırları arasında kaybolduğumda, adeta bu dünyadan sıyrılıp bambaşka iklimlere misafir oluyorum. Yazarken ise durum tam tersi: Kalemi elime aldığımda, koca bir dünyayı o küçük öykünün, o taze fikrin içine sığdırmaya çalışıyorum.
​Tam bu sırada restaurant bölümünde portakalımı soymaya başlıyorum. O müthiş koku ve harika aroma bir anda etrafı sarıyor. Bu koku, zihnimi hemen o meşhur hadis-i şerife götürüyor:
​"Kur’an okuyan mümin portakal gibidir; tadı güzel, kokusu hoştur. Kur’an okumayan mümin ise hurma gibidir; tadı güzeldir ama kokusu yoktur."
​Kur’an okumak, o portakalın kokusu gibi insanın ruhuna yayılan, kalbine şifa olan bir esenlik haliymiş, bunu bir kez daha derinden hissediyorum.

​Yolculuk hızla akıp giderken, penceremden süzülen manzaraya bakıyorum. Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de Nahl Suresi 8. Ayette şöyle buyuruyor:
​"...Ve daha sizin bilmediğiniz nice şeyler (ulaşım araçları) yaratacaktır."
​Düşünüyorum; yıllar önce ecdadımız bu yolları at sırtında, kervanlarla, tozun toprağın içinde kaç günde, ne zorluklarla kat ederdi... Bugün ise bizler konfor içinde menzilimize ulaşıyoruz. Bu teknoloji, bu hız, bu rahatlık aslında şükretmemiz gereken ne kadar muazzam bir nimet!
​Vakit tamamlanıyor, tren yavaşlıyor ve ben iniyorum. Ağzımda portakalın kokusu ve tadı zihnimde öykümün taslağı, kalbimde bu nimetlerin şükrüyle evime doğru tekrar bir kısa yolculuğa adımımı atıyorum.

Sevgi ve muhabbetle, 
Aydın Babacan

DİĞER YAZILARI Hayal ve Gerçek: Uykunun Gizemli Kapısı 01-01-1970 03:00 Topraktan Çıkan Sanat 01-01-1970 03:00 Fabrika Ayarlarına Dönmek 01-01-1970 03:00 Sahip miyiz, Şahit mi? 01-01-1970 03:00 Edep Ya Hu!  01-01-1970 03:00 Hayatın İzi Bir Damla Su 01-01-1970 03:00 ​Ay’ın Karanlık Yüzü 01-01-1970 03:00 KAOS MU, DÜZEN Mİ? İNSANIN YERİ 01-01-1970 03:00 ​Akıbetimiz Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 Ramazan Bir Ömür Demek 01-01-1970 03:00 İstanbul’un Minarelerinde Ramazan 01-01-1970 03:00 Tekrarlanan Yedili: Kalbin Her Gün Yenilenen Sözleşmesi 01-01-1970 03:00 Nefsi Yufka Eyleyen Ay, Ramazan  01-01-1970 03:00 ​EKMEK VE İNSANIN HİKAYESİ 01-01-1970 03:00 Müminin İki Kanadı: İman ve Salih Amel 01-01-1970 03:00 Gönle Düşen İlk Emir.  01-01-1970 03:00 Sadakatin Hikâyesinde Kanat Çırpan Muhafızlar  01-01-1970 03:00 Namazla Ulaşalım Huzura.  01-01-1970 03:00 Memleketten Uzaklarda. 01-01-1970 03:00 Söz Uçar Yazı Kalır Mı? 01-01-1970 03:00 Zamanın Şahitliği 01-01-1970 03:00 ​21 Aralık: En Uzun Gece. 01-01-1970 03:00 Zıtlıklar, Hayatın Ritmi ve Denge 01-01-1970 03:00 Vahdetten Kesrete Renklerin Bize Söylediği Sır. 01-01-1970 03:00 Vicdan Terazisiyle Tartmak. 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 “Benzemez kimse sana.” 01-01-1970 03:00 Kurtuluşu Arayanlar ve Mirasyediler. 01-01-1970 03:00 Kopmayan Bağ 01-01-1970 03:00