RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE TÜRK SİYASİ HAYATINDA BİR DÖNÜŞÜM:
MİLLET-DEVLET BULUŞMASI VE SÜRECİN GELECEĞE TAŞINMASI…
Devlet ile MilletinYeniden Buluşması, VesayetinGeriletilmesiveMillî Devlet Arayışı
Özetbilgilendirmeburadadır.
Giriş: LiderleriPutlaştırmadanTarihi Okumak…
Tarih, şahısların etrafında değil; milletlerin uzun yürüyüşü içinde anlam kazanır.
Türk siyasi hayatını değerlendirirken en fazla ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri, liderleri putlaştırmadan fakat onların tarihî rollerini de küçümsemeden değerlendirebilmektir. Liderler peygamber değildir. Onların vahiy ile belirlenmiş bir kusursuzluk makamı yoktur. Büyük liderlerin de doğruları vardır, yanlışları vardır; büyük başarıları vardır, ciddi hataları vardır. Onları tarihî şahsiyet hâline getiren şey kusursuz olmaları değil, kendi dönemlerinin şartları içerisinde milletlerinin kaderini etkileyenbüyükkararlaralmış, büyükfedakârlıklarlamilletimizehizmetetmişolmalarıdır.
Mustafa Kemal Atatürk de böyledir. II. Abdülhamid de böyledir. Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Mete Han, Cengiz Han ve Emir Timur da böyledir.
Bugün bu isimleri yalnızca hataları üzerinden değerlendirmediğimiz gibi, yalnızca başarıları üzerinden de değerlendiremeyiz. Yaşadıklarıdöneminşartlarıiçerisindeanlamakvemilletimizebıraktıklarımirasıbütün boyutlarıyla ortaya koymaktır.
Recep Tayyip Erdoğan da artık Türkiye'nin yakın siyasi tarihinin sıradan bir aktörü olmaktan çıkmış, Türk siyasi hayatının yönünü değiştiren liderlerinden biri hâline gelmiştir.
Erdoğan'ın tarihî rolü, yalnızca Adalet ve Kalkınma Partisi'nin uzun yıllar iktidarda kalmasıyla açıklanamaz. Onun asıl önemi, Türkiye'de uzun yıllar birbirinden uzaklaştırılmış olan devlet ile millet arasındaki psikolojik, siyasi ve kültürel mesafenin yeniden kapanmasına öncülük etmesinde aranmalıdır.
Bu nedenle Erdoğan'ı değerlendirirken mesele, “Erdoğan'ı seviyor musunuz, sevmiyor musunuz?” sorusu değildir.
Asılsoruşudur:Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'ye ne bıraktı?
Daha da önemlisi:Türk Devleti’ninve Türk Milleti’ningeleceğine hangi tarihî dönüşümleri taşıdı?
Özetle; Tarihselsüreçtehiçbirliderpeygamberdeğildir; hatadan, kusurdanveyaeksikliktenmünezzehsayılamaz. Onlartarihişekillendiren, doğrularıveyanlışlarıylaizbırakanliderlerdir. Bizler, onlarıkusursuzluklarıyladeğil, Büyük Türk Milleti’neyaptıklarıeşsizkatkılarlaanmayadevamedeceğiz. Bu bağlamdaCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk siyasihayatındakienbüyükvekalıcıetkisi; uzunyıllarboyuncakendideğerleriylekavgalı hale getirilmişolandevletilemilletiyenidenbuluşturması, "Millet-Devlet Birliği’ni" sağlamışolmasıdır.
1. Devlet ileMilletinYeniden Buluşması…
Türkiye'nin yakın tarihinde en önemli sorunlardan biri, devlet ile millet arasında zaman zamanortayaçıkanzihniyetfarklılığıolmuştur.Devletinkendisinimilletinüzerinde ve milletin dışında gören anlayışları, Türkiye'nin siyasi hayatında uzun süre etkili olmuştur. Milletin değerleri, inançları, kültürü ve tarihî hafızası zaman zaman devletin modernleşme projesinin karşısında görülmüştür.
Oysadevlet, milletindüşmanıdeğildir.Devlet, milletinteşkilatlanmışhâlidir.Milletintarihîvekültürel değerleriyle kavga eden bir devlet, kendi toplumsal temelini zayıflatır.
Elbette devlet toplumu geliştirebilir, dönüştürebilir ve tekâmül ettirebilir. Ancak bunu milletin varlık ve kimlik alanlarını yok sayarak değil, milletle birlikte yapmalıdır.
AK Parti'nin 2002'den itibaren başlayan siyasi iktidarı bu açıdanTürkiye'deönemlibirkırılmayayolaçmıştır.Dindarların, muhafazakârların, Anadolu insanınınvedevletleuzunsüre mesafeli yaşamış toplum kesimlerinin devletle ilişkisi değişmiştir.
Devlet artık yalnızca kendisini “çağdaş” olarak tanımlayan belirli kesimlerin devleti olmaktan çıkarak daha geniş toplumsal kesimlerin de kendisini ait hissettiği bir yapıya dönüşmeye başlamıştır.
Bu dönüşümün en önemli sonucu, milletindevleteyenidengüvenduymayabaşlamasıdır.Bu, Erdoğan dönemininenbüyüksiyasikazanımlarındanbiriolarakgörülmelidir.
2. 28 ŞubatZihniyetininGerilemesi…
28 Şubat yalnızca biraskerîmüdahaleveyasiyasikrizdeğildir.28 Şubat, Türkiye'dedevletintoplumsal mühendislik yoluyla biçimlendirilmesi anlayışının sembolüdür.
Dindar insanların kamusal hayattaki varlığına şüpheyle bakılması, başörtüsü üzerinden insanların eğitim ve çalışma hayatından dışlanması, imam hatip okullarının hedef hâline gelmesi ve toplumun belirli kesimlerinin “makbul vatandaş” kategorisinin dışında görülmesi, Türkiye'de ciddi bir toplumsal travma oluşturmuştur.
AK Parti iktidarının en önemli siyasi sonuçlarından biri, bu zihniyetin siyasalvebürokratikağırlığınınbüyükölçüdekırılmasıdır.Buradaönemliolanyalnızcamuhafazakârkesimlerinrahatlamasıdeğildir.Daha önemliolan, Türkiye'nindevlet anlayışında bir zihniyet değişikliğinin meydana gelmesidir:
Devletin sahibi milletin bir bölümü değildir. Devlet bütünmilletindir.Bu anlayışınyerleşmesi, Türkiye'nindemokratikleşmetarihindeönemlibiraşamadır.Nitekimyıllarsonra Kemal Kılıçdaroğlu'nun “helalleşme” çağrısı da Türkiye'nin geçmişte birbirine karşı konumlandırılmış toplumsal kesimleri arasında yeni birilişkiarayışınıngöstergelerindenbiriolarakokunabilir.Bu, yalnızcabirsiyasisöylemdeğildir.AynızamandaTürkiye'ningeçmişindeki yaraların artık siyasi hayatınbütünaktörleritarafındangörülmeyebaşlandığınınişaretidir.
3. Radikal Laiklikile Radikal DincilikArasında Yeni Denge…
Türkiye'nin bir başka önemli problemi de laiklik ile din arasındaki ilişkinin uzunsüresağlıklıbirzemineoturtulamamışolmasıdır.Bir taraftadinikamusalhayattan mümkün olduğunca dışlamak isteyen radikal laiklik anlayışları bulunurken, diğer tarafta dini siyasetin ve devlet yönetiminin bütün alanlarını belirlemesi gerektiğini savunan radikal yaklaşımlar ortaya çıkmıştır.
Oysa Türkiye'nin ihtiyacıbuikiuçtanherhangibirideğildir.Türkiye'ninihtiyacıözgürlükçü, demokratik,aynızamandatoplumundinî-kültürelgerçekliğiylebarışıkbirdevlet düzenidir.
AK Parti'nin iktidar yıllarında ortaya çıkan önemli sonuçlardan biri, bu ikiradikalizmin de siyasialanınıdaraltmasıdır.MuhafazakârkesimleriktidarageldiklerindeTürkiye'nintoplumdüzeninindeğişmediğinigördüler.Radikal laikkesimlerisemuhafazakârların devlet yönetiminde bulunmasının otomatik olaraklaikliğinortadankalkmasıanlamınagelmediğinigördüler.Bu süreç, Türkiye'deikitarafın da birbirinden korkarak ürettiği bazı siyasi mitlerin etkisini azaltmıştır.
“İmam hatiplerartarsa Türkiye eldengider.”“Dindarlariktidaragelirsebaşıaçıkinsanlarotobüslerealınmaz.”“Türkiye şeriatagider.”Bunlarınönemlibirbölümü, siyasikorkularınürettiği propaganda araçlarıydı.AK Parti iktidarınınyaklaşıkçeyrekasırlık pratiği, bu korkuların önemli bir kısmının gerçeklikle örtüşmediğini göstermiştir.
Bu noktadaortayaçıkangerçekşudur:Dindar olmakileradikalolmakaynışeydeğildir.Aynışekildelaikolmakile din düşmanıolmak da aynışeydeğildir.Türkiye'ninartıkbuayrımıyapabilecekbirsiyasiolgunluğaulaşmasıgerekmektedir.
4. 15 TemmuzveDininİstismarınaKarşıToplumsal Bağışıklık…
15 Temmuz 2016, Türkiye'ninyakıntarihindekienönemlikırılmalardanbiridir.FETÖ yapılanmasınındevletkurumlarıiçerisindeki örgütlenmesi ve 15 Temmuz darbe girişimi, dini söylemin ve toplumun kutsal değerlerinin nasıl istismar edilebileceğini bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur.
Buradaki tarihî sonuç yalnızca örgütündevletiçerisindekiyapılanmasınıntasfiyeedilmesideğildir.Asılönemlisonuç, toplumunönemlibirbölümünündini görünüşün, dini söylemin ve cemaat aidiyetinin tek başına güvenilirlik ölçüsü olmadığını acı biçimde öğrenmiş olmasıdır.
Bu Türkiye açısındanbüyükbirtoplumsaltecrübedir.Allah, Kur'an, Peygambersevgisive dinî hizmet söylemleri üzerinden toplumda güven kazanan yapıların sorgulanabilir olması, devlet açısından da yeni bir güvenlik paradigmasının ortaya çıkmasına yol açmıştır.
Artıkdevletaçısındantemelmeselelerdenbirişudur:Dini özgürlükilediniistismarınbirbirindenayrılması.
Din özgürlüğükorunmalıdır.Ancakdinîdeğerlerikullanarakdevletiçindeparalelyapılanma oluşturan, ekonomik ve siyasi güç devşiren hiçbiryapıdemokratikdevletdüzenininüzerindeolamaz.Bu noktada 15 Temmuz'unTürkiye'yebıraktığıenönemliderslerdenbiribudur.
5. Eğitim: Bir Elinde Bilgisayar, Bir ElindeKur'an…
Türkiye'nin eğitim tartışmaları da budönüşümünönemlialanlarındanbiridir.İmam hatipliseleriüzerindenyürütülen tartışmalar çoğu zaman Türkiye'ningerçektoplumsaltalebinigözdenkaçırmaktadır.Türkiye'deönemlibirkesim, çocuklarının hem modern bilimleri hem de dinibilgileriöğrenmesiniistemektedir.Bu talepküçümsenmemelidir.
“Bir elinde bilgisayar, diğer elinde Kur'an” şeklinde ifade edilen yaklaşımıntemelindeaslındabasitbirdüşüncebulunmaktadır:Modern bilimile din birbirinindüşmanıolmakzorundadeğildir.Bilgisayarkullanabilen, yapayzekâgeliştirebilen, mühendislikokuyabilen, uzay teknolojileri üretebilen ve aynı zamanda Kur'an'ı bilen bir nesil yetiştirmek mümkündür.
Hatta Türkiye'ninihtiyacı tam da budur.Ancakburadadikkatedilmesi gereken husus, eğitim sisteminin herhangi bir siyasiveyaideolojikgrubunözelalanınabırakılmamasıdır.Devlet, eğitimdekaliteyi, bilimselyeterliliğivefırsateşitliğinigarantietmelidir.Dinîeğitimisteyenvatandaşıntalebi de demokratikdevlettarafındankarşılanmalıdır.Bu nedenlemesele imam hatiplerin olup olmamasıdeğil, Türkiye'ninnasılnitelikliinsanyetiştireceğidir.
Eğitimde Milli Vizyonve FETÖ ileMücadele
Milletimizinenbüyükarzularındanbiri, evlatlarınındünyevieğitimiledinieğitimibiraradaalabilmesidir. "Bir elindebilgisayar, diğerelindeKur'an" ideali, Türkiye'nin son 40 yıllıkhayalidir. Bu bağlamdaProje İmam Hatip Liseleri, sadecebutalebikarşılamaklakalmamış; aynızamanda FETÖ gibikötümaksatlıyapılarınözelokullarüzerindenyürüttüğüprojelerin de önünegeçmiştir.
Eski Genelkurmay Başkanı İlkerBaşbuğ'unşutespitibunoktada son derecekıymetlidir: "FETÖ ilemücadelede Recep Tayyip Erdoğan olmasa biz muvaffakolamazdık." Dini değerleriistismaredenbutüryapılarla, ancak Erdoğan gibi hem liderlikvasfıyüksek hem de toplumundindarolaraktanıdığıvegüvendiğibirisminiktidarındamücadeleedilebilirdi. Aksi takdirde, milletinbuyapılarlayüzleşmesiveiknaolmasıçokdahazorolacaktı.
6. FETÖ ileMücadeleve Erdoğan Faktörü…
FETÖ ile mücadelede Recep Tayyip Erdoğan'ınsiyasivetoplumsalrolüayrıcadeğerlendirilmelidir.Türkiye'dedinisöylemkullananbiryapılanmaylamücadeleetmek, özellikle toplumun önemli bölümünün dini hassasiyetleriningüçlüolduğubirülkedekolaydeğildir.Bu mücadelenintoplumtarafındankabul edilmesinde Erdoğan'ın dindar kimliğinin de önemlibirsiyasifaktörolduğusöylenebilir.Çünkümeseleyalnızcadevletgüvenliğideğildi.Mesele aynızamandadiniistismar eden bir yapının gerçek yüzünün toplum tarafından görülmesiydi.
Erdoğan'ın bu mücadeleyi sürdürmesi, dini hassasiyetleri güçlü olan vatandaşların önemli bir bölümünün “devlet dine karşı mücadele ediyor” şeklindekibiralgıyakapılmasınınönünegeçmiştir.Bu açıdanErdoğan'ınsiyasikonumu, FETÖ ile mücadelede önemli bir meşruiyet zemini sağlamıştır.
Ancakburadatarihîbirdersdahavardır:Hiçbirliderinşahsîiradesi, devletkurumlarınınyerinialmamalıdır.FETÖ tecrübesiTürkiye'yebunu da öğretmiştir.
Devletin dini cemaatlere, cemaatlerin devlete, sermayenin siyasete ve siyasetin bürokrasiye aşırı bağımlı hâle gelmediği; güçlü kurumların, şeffaf denetimin ve liyakatin esasolduğubirdevletdüzenineihtiyaçvardır.
7. Milli Savunma Sanayii: StratejikBağımsızlığın Temeli…
Erdoğan döneminin en önemli ve en kalıcı sonuçlarındanbirihiçşüphesizsavunmasanayiindekidönüşümdür.Türkiye uzunyıllarkritiksavunmasistemlerindedışabağımlıbirülkeolarakyaşamıştır.Savunmasanayiindedışabağımlılıkiseyalnızcaekonomikbirmeseledeğildir.Bu aynızamandastratejikbağımlılıktır.
Bir ülkenin savaş uçağı, mühimmat, elektronik harp, insansız sistemler, füze teknolojileri veya kritik yedek parçalar konusunda başka ülkelere bağımlı olması, o ülkenin siyasi karar alma özgürlüğünü de sınırlar.
Erdoğan'ın savunma sanayiini devletin en üst siyasi öncelikleri arasına yerleştirmesi bu nedenle tarihî önem taşımaktadır.
Bugün Türkiye'nin İHA ve SİHA teknolojilerinde, kara araçlarında, deniz platformlarında, füze sistemlerinde, elektronik harp ve çeşitli yüksek teknoloji alanlarında ulaştığı kapasite, uzun yıllar sürdürülen milli savunma sanayii politikasının sonucudur.
BuradaBAYKARbaştaolmaküzereözelsektörşirketlerinin, Türk SilahlıKuvvetleri’nin, SavunmaSanayiiBaşkanlığı’nın, üniversitelerin, araştırmakurumlarınınve binlerce mühendis ile teknisyenin emeğini birlikte görmek gerekir.
Başarı tek bir kişiye ait değildir.
Ancak siyasi iradenin buprojelerinarkasındadurması da inkâredilemez.Erdoğan'ınenönemlikatkısıişbirlikçibürokrasiyekarşı Yerli/Millîsavunmasanayiinikendisinebağlamış, konuyusiyasigündeminüzerinetaşımıştır.Bununlabirliktebundansonrakiaşamadaçokönemlibir ilke korunmalıdır:
Milli savunma sanayii herhangi bir şirketin, grubun veya şahsındeğil, Türk devletininstratejikkapasitesidir.Özel sektörgüçlüolmalıdır.Ancakdevletindenetimi, rekabet, şeffaflıkvekurumsalyapı da aynıölçüdegüçlüolmalıdır.Hiçbirşirket, siyasiyakınlığıveyabaşarısınedeniyledevletinüzerindekonumlandırılmamalıdır.Türkiye'ninsavunmasanayiindekibaşarısınınsürdürülebilirliğindebudengeçokönemlidir.
Milli SavunmaSanayii’ne Erdoğan katkısı: AhiretiKurtaracak Bir Miras…
CumhurbaşkanıErdoğan'ınSavunmaSanayiiBaşkanlığı'nıkendiuhdesinealarak milli harp sanayiininönünüaçması, Türkiye'ninbağımsızlıkkarakterineyapılanenbüyükyatırımdır. Bayraktar grububaştaolmaküzerebualandaatılanadımlartarihiniteliktedir. İnanıyoruz ki Erdoğan'ınsavunmasanayiineverdiğibuemekler, ahiretinikurtarmasıiçindahiyeterlidir.
Ancakbudevasahamlelerinkorunmasışarttır. Herhangibirmenfaatgrubunundevletinbualandakigelişimininönünegeçmesinefırsatverilmemelidir. ÖzellikleFETÖ'cüunsurlarınyenidenetkinleşmeçabalarınavemasonikçevrelerleyapılangizliişbirliklerinekarşıCumhurbaşkanımızınveilgilikurumlarınazamiözengöstermesielzemdir.
8. Adalet: Devletin Hafızasıyla Yüzleşmek…
Erdoğan döneminin en tartışmalıalanlarındanbirihukukveadaletmeselesidir.BuradaTürkiye'ningeçmişteyaşadığı Ergenekon ve benzeri davalar, FETÖ'nün yargı içerisindeki örgütlenmesi ve daha sonra bu yapı ile yürütülen mücadele, devletin kurumlarının nasıl istismar edilebileceğini göstermiştir.
Devlet açısındanbundançıkarılmasıgerekendersaçıktır:Adalet, siyasiiktidarlarıngünlükihtiyaçlarınagöreşekillenemez.Adaletinolmadığıyerdezulümvardır.
Bu nedenle faili meçhul olarak kalan olayların, siyasi cinayetlerin ve devletin karanlık dönemlerine ilişkin dosyaların hukukdevletiiçerisindeaydınlatılmasıbüyükönemtaşımaktadır.Muhsin Yazıcıoğlu'nunölümü, KaşifKozinoğlu'nunölümü, ASELSAN mühendislerininölümleri ve benzeri dosyalar kamuvicdanındahâlâsoruişaretlerioluşturanmeselelerdir.Bu dosyalardayapılmasıgerekenşeysuçluilanetmekdeğil, gerçeğiortayaçıkarmaktır.Kim suçluysahukukönündehesabınıvermelidir.Devletinitibarı da ancakgerçeklekorunabilir.
Bu nedenle adalet mekanizmasının geçmişte sonuçlandırılamamış dosyaları hukuk çerçevesinde yeniden ele alması ve kamuoyunu tatmin edecek açıklıktaçalışması Türkiye açısındanbüyükönemtaşımaktadır.Cumhurbaşkanı'nın da busürecinarkasındaaçıkbiçimdedurması, adaletin siyasetin üstündeolduğunadairgüçlübirmesajolacaktır.
Adaletinolmadığıyerdezulümvardır. AK Parti'nin ilk dönemlerinde Ergenekon gibiayıplar, FETÖ örgütlenmeleriyaşanmıştır. Ancakbugün Adalet Bakanlığı'nınKozinoğluve Muhsin Yazıcıoğlu cinayetleri, ASELSAN mühendislerininşüpheliölümlerivefailimeçhullerkonusundagösterdiğigayret son derecedeğerlidir. Cumhurbaşkanımız, adaletintesisineyönelikbuçabalarınakameteuğramamasıiçinağırlığınıkoymalıvebusürecinyanındadurduğunukamuoyunaengüçlüşekildehissettirmelidir.
9. Anadolu SermayesininYükselişi…
Ekonomikcephedeise, 12 Eylül'densonrabaşlayan "sermayeninAnadolu'yakaydırılması" süreci Erdoğan dönemindehızkazanmıştır. "Yeşil sermaye" yaftalamalarına kulak asılmadan milli sermayeninönüaçılmış, TÜSİAD tekelindekigüç MÜSİAD ve Anadolu esnafınaaktarılmıştır. Ancakbugün; isimlerimuhafazakarçevrelerleanılankimibüyükmüteahhitlerin, çeşitligrupların (Ülker, Melih Gökçek'inailesiileilgiliiddialar, Süleymancılar vb.) veya 15 TemmuzgecesiİngiltereveRusya'yakaçışplanlarıyapanların, sermayeyi yurt dışınaçıkarmagirişimlerimilletinümitlerinikırmaktadır. Cumhurbaşkanımız, milli servetin yurt dışınakaçırılmasınakarşıenserttedbirlerialmalıdır.
Türkiye'deekonomikgücünyalnızca İstanbul merkezli büyük sermaye gruplarında toplanması, Cumhuriyet tarihininönemlimeselelerindenbiriolmuştur.12 Eylül sonrasındabaşlayanveÖzal döneminde hız kazanan Anadolu sermayesinin gelişimi, AK Parti döneminde daha da genişlemiştir.
MÜSİAD gibi yapılanmalarıngüçlenmesi, Anadolu şehirlerindekigirişimcilerinbüyümesi, Ankara, Kayseri, Gaziantep, Konya, Denizli, Bursa ve benzeri üretim merkezlerinin ekonomik ağırlığınınartması Türkiye açısındanönemlibirdönüşümdür.Bu süreçteErdoğan'ın Anadolu sermayesineverdiğisiyasidestekçokönemlidir.Ancakburadaçokönemlibirsınırvardır:Bir sermayegrubununeskielitlerin yerini alması tekbaşına milli ekonomianlamınagelmez.Eğereskiimtiyazlısermayegruplarınınyerine yeni imtiyazlı sermaye grupları gelirse yalnızca aktörler değişmiş olur.
Türkiye'nin ihtiyacı imtiyazlı sermaye değil, rekabetçi milli sermayedir.
Üretim yapan, istihdam oluşturan, teknoloji geliştiren, ihracatyapanvevergisiniverensermayedesteklenmelidir.Buna karşılıkkamukaynaklarınınsiyasiyakınlıküzerindendağıtıldığıalgısına hiçbir şekilde izin verilmemelidir.
Aynı şekilde sermaye hareketlerinin, özellikle milli servetin yurt dışına aktarılmasıkonusundadevletingüçlüdenetimmekanizmalarıbulunmalıdır.Buradaamaçsermayeyicezalandırmakdeğil, milli ekonomininveMillîsermayeningüvenliğinikorumaktır.
10. MilletinYazılmamışİdeolojisiile Devlet İdeolojisinin Buluşması…
Türkiye'nin önündeki en büyük meselelerden biri, devlet ile millet arasındakizihinselbütünleşmeninkalıcıhâlegetirilmesidir.Milletlerinyazılıolmayanideolojilerivardır.Bunlaranayasadayazmayabilir.Ancaktarihboyuncaoluşmuşkültürelhafıza, ahlak, devlet anlayışı, aile yapısı, din algısı, vatan anlayışı ve toplumsal değerler, milletin davranış biçimini belirler.
Türk milletinin de böylebirtarihîhafızasıvardır.Bu hafıza Mete Han'danAlparslan'a, Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'neuzananuzunbirtarihîsürekliliğinürünüdür.Türkiye'ninihtiyacıbutarihîhafızayıCumhuriyet'inkazanımlarıylakarşıkarşıyagetirmekdeğildir.Tam tersine:OsmanlıileCumhuriyet'i, gelenekilemodernliği, milliyet ile evrenselliği, din ilebilimibirbirinindüşmanıolmaktançıkarmaktır.
11. Ne Osmanlıcıyız Ne Cumhuriyetçiyiz: Biz 20.000 yıllıkTarihîSürekliliğinMilletiyiz…
Türkiye'deyanlışbirtartışmayıllardırdevametmektedir:“Osmanlıcımısın, Cumhuriyetçimisin?”Bu soruyanlışkurulmuşbirsorudur.Çünkütarihsüreklidir.
Türkiye Cumhuriyetigökteninmedi.Osmanlı'nınardındangeldi.Osmanlı da Selçuklu'nunardındangeldi.Selçuklu da TürklerinAnadolu'dakivedahagenişcoğrafyalardakitarihininyalnızcabirsafhasıdır.Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti'nisavunmakOsmanlı'yıreddetmeyigerektirmez.Osmanlıtarihinisahiplenmek de Cumhuriyet'ireddetmeyigerektirmez.
Bizim ihtiyacımızbir “Osmanlıcılık” veya “Cumhuriyetçilik” ideolojisideğildir.Bizim ihtiyacımız Türk tarihininbütünlüğünükavrayanbirtarihşuurudur.Türk kimliği de yalnızcaOsmanlıdönemiyleveya Cumhuriyet dönemiyleaçıklanamaz.Türk, her ikidönemi de aşan tarihî bir kimliktir.
Bu nedenle Doğu Anadolu'da veya başka bölgelerde Türk kimliğinin tarih boyunca farklı isimlerleifadeedilmişolması da ayrıcaincelenmelidir.Türk milletinintarihîhafızasınınyeniden inşa edilmesi, Cumhuriyet'in milli kimlik anlayışının da dahasağlambirzemineoturmasınakatkısağlayacaktır.
12. Türk Müslümanlığı: Din öncü, TarihîveKültürelTecrübevazgeçilmez…
Buradakavramlarıdoğrukullanmakzorundayız.İslam tektir.Kur'anrehberdir.Allah birdir.Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm bütünMüslümanlarınpeygamberidir.
Dolayısıyla “Türk İslamı” doğrudeğildir.AncakTürklerinİslam'ıyaşama, yorumlamavemedeniyetkurma biçimlerinin tarihî vekültürelözellikleriolduğu da inkâredilemez.Türklerİslam'ıyalnızcabireyselbirinançalanıolarakyaşamamışlardır. Yani “Türk Müslümanlığı” doğrutanımdır.
İslam anlayışlarıyla devletler kurmuş, medeniyetler inşa etmiş, bilim insanları yetiştirmiş ve üçkıtadabüyüksiyasiorganizasyonlarmeydanagetirmişlerdir.Ehl-i Beyt sevgisi, Hz. Peygamber'e duyulanderinmuhabbet, akıl, bilimvedevletgeleneğiTürklerin İslam Medeniyetiiçindekitarihîtecrübelerininönemli unsurlarıdır.
Buradaasılmesele, dinimillîleştirmekdeğildir.Asılmesele, Türk Milleti’nin kendi tarihî tecrübesiylebarışıkbirMüslümanlıkanlayışınıözgüvenleyaşamasıdır.Bu açıdan Erdoğan dönemindedindarvatandaşlarındevletlebarışmasınınsağlanmasıönemlibiraşamadır.Fakatbundansonrakiaşamadayapılmasıgereken, dinisiyasetin günlük polemiklerinden çıkarıp yeniden ahlak, ilim, adaletvemedeniyetinşasıekseninetaşımaktır.
RadikalizminTasfiyesiveSosyolojik Barış…
AK Parti hükümetleridönemininenbelirginbaşarılarındanbiri, hem dinsel hem de radikallaiklikanlamındaki her türlüaşırılığa set çekilmişolmasıdır. Gelişmişmilletlerinreflekslerineuymayanradikalizm, busüreçtebüyükyaraalmıştır. Kendisinidevletinasılsahibizanneden 28 Şubatzihniyetiveradikal Kemalist/laikkesimler, samimiAtatürkçülerin de katkısıylaelbirliğiyletasfiyeedilmiştir. Nitekimbugün Kemal Kılıçdaroğlu’nun "helalleşme" söylemi, butasfiyeninvesosyolojikyenilgininensomutsonucudur.
Diğeryandan, radikallaikkesimlerin "otobüslerebaşıaçıklarbindirilmeyecek…" gibiürettiği on binlerceyalanınaksine, İslami kesiminradikaltaleplerininolmadığıaçıkçagörülmüşvelaikçikesimlerinelindeistismaredilecekhiçbirmalzemekalmamıştır. 15 Temmuzihanetsüreciise, Allah, Kur'anve din diyerekmilletinduygularınıistismaredenyapılarınyüreklerdensökülüpatıldığı, enazındantoplumnezdindesorgulanır hale geldiğitarihibirdönemeçolmuştur. Kadim devletaklıaçısındanbubüyükbiraşamadır.
13. OsmanlıMedeniyetCoğrafyasıile Türk DünyasınınBütünleşmesi…
Türkiye'nin gelecekteki stratejik ufkuyalnızca Anadolu ilesınırlıdeğildir.Türkiye'ninbirtarafındaBalkanlar, Kafkasya, Orta Doğu veOsmanlımedeniyethavzasıvardır.DiğertarafındaiseAzerbaycan'dan Orta Asya'yauzanan Türk Dünyasıbulunmaktadır.Bu ikicoğrafyabirbirininalternatifideğildir.
Türkiye'nin stratejik derinliği, buikialanınbirbirinebağlanmasındayatmaktadır.DolayısıylaTürkiye'nindışpolitikası sadece “Batı mı, Doğu mu?” ikilemindençıkarılmalıdır.Türkiye'ninkenditarihîcoğrafyasıylayenidenbütünleşmesigerekir.Türk Dünyasıileekonomik, kültürel, askerî ve siyasi ilişkiler geliştirilirken Balkanlar, Orta Doğu veAfrika'dakitarihîbağların da korunmasımümkündür.Bunun yolu neo-Osmanlıromantizmindendeğil, milli menfaatesaslıgerçekçidışpolitikadangeçmektedir.
14. Milli İdeolojinin Temeli: Devlet Malı Yetim Malıdır…
Türkiye'nin gelecekte ihtiyaç duyduğu milli ideolojinintemelindeyalnızcasiyasisloganlarbulunmamalıdır.Bir ahlakdüzenineihtiyaçvardır.Bu ahlakdüzeninintemelcümlelerindenbirişudur:Devlet malıyetimmalıdır.
Devletin kaynaklarını kendi malı gibi kullanmak, devletin imkanlarını yakınlarına dağıtmak, kamu gücünü kişisel servete çevirmek veya israfetmek milli devletanlayışıylabağdaşmaz.“İsrafharamdır” sözü de yalnızcadinibirhüküm olarak değil, kamu yönetiminin temel ilkelerinden biri olarak görülmelidir.
Milli devlet; üretimi teşvik eder, alın terini korur, liyakati esas alır, israfı önler, devlet malını korur, vergiyi adil toplar, kamu kaynaklarını şeffaf kullanır, emeğin hakkını zamanında verir, teknoloji üretir, savunma gücünü geliştirir ve eğitimde kaliteyi esas alır.
Çünkü milli devlet yalnızcabayrak, sınırveegemenliktenibaretdeğildir.Milli devletaynızamandabirahlakdüzenidir.
GeleceğinŞifreleri: Türk Müslümanlığıve Yeni İktisadi Ahlak
Bugüngelinennoktadaenbüyükgörev; milletinyazılmamışideolojisiiledevletinideolojisini milli eğitimsistemini de işiniçinekatarakentegreetmektir. Şunuunutmamakgerekir ki bizler son 50 yıldaMüslümanolmadık. İslam tektirancak "Türk Müslümanlığı" diyetarihibirgerçekvardır. Türk Milleti; aklıvebilimiesasalan, Ehlibeyt'evePeygamberEfendimize (S.A.V) derinbirmuhabbetbesleyenbuanlayışıylaüçkıtadaimparatorluklarkurmuştur. Ham yobazlıkvekabasoftalıkbumilleteaitdeğildirvedevletibatıran da her zaman bubağnazlıkolmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti'ningelecektekibüyümevizyonununmihenktaşında "Türk" vasfıyeralmalıdır. "Türk eşittirOsmanlı" demekdeğildir; bugünDoğu'dakibazışehirlerimizdehalaTürklere "Rumi" veya "Osmanlı" denilerekkavramkarmaşasıyaratılmaktadır.
Tarihtesüreklilikesastır; biz ne sadeceOsmanlıcı ne de sadeceCumhuriyetçiyiz. Bizler, Osmanlımedeniyetcoğrafyasıile Türk dünyasınıbirbirineentegreetmesigerekenbüyükbirmilletiz.
Sonuçolarak Recep Tayyip Erdoğan'danvebu millet-devletentegrasyonundangeleceğedönük son beklentimizşudur: Milli devlet, milli ideolojive milli menfaatlerüçgeninde, devletmalının "yetimmalı" olduğuve "israfın haram olduğu" bilincininkurumsallaşmasıdır. Üretimintemeldeğerolduğu, "işçininhakkınınalınterikurumadanverildiği" biriktisadiahlakındevletintümhücrelerineyerleştirilmesidir. Erdoğan'ıntarihiliderliği, bukodlarınkalıcıbirdevletgeleneğinedönüştürülmesiyletaçlanacaktır.
15. Erdoğan'ınÖnündekiTarihî Vazife…
Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk siyasi hayatındaki en önemli sınavı artıkyalnızca yeni birseçimkazanmakdeğildir.Asılmesele, kendisindensonra da devamedecekbirdevletkapasitesiinşaetmektir. Bu konuda da enbüyükdestekçi MHP ve Bilge Lideri Devlet BAHÇELİ’dir.
Liderlerin gerçek büyüklüğü, kendi dönemlerinde ne kadar güçlü olduklarıyla değil, kendilerindensonranasılbirdevletbıraktıklarıylaanlaşılır.Erdoğan'ınbundansonrakitarihî vazifesi şu başlıklarda toplanabilir:
Birincisi: Devlet ile millet arasındaki bütünleşmeyi kalıcı kurumlara dönüştürmek.
İkincisi: FETÖ ve benzeri yapıların yeniden devlet içerisinde güç kazanmasının önüne geçecek kurumsal mekanizmaları güçlendirmek.
Üçüncüsü: Adalet sistemini siyasi tartışmaların üzerinde, güvenilir ve bağımsız bir devlet kurumu hâline getirmek.
Dördüncüsü: Milli savunma sanayiini kişi ve şirketlerden bağımsız, kurumsal bir devlet kapasitesine dönüştürmek.
Beşincisi: Milli sermayeyi güçlendirirken yeni imtiyazlı sermaye sınıflarının oluşmasına izin vermemek.
Altıncısı: Milli eğitim sistemini bilim, teknoloji, tarih, kültür ve ahlak ekseninde yeniden güçlendirmek.
Yedincisi: Türk Dünyası ile Osmanlı medeniyet coğrafyasını Türkiye'nin milli menfaatleri çerçevesinde birbirine bağlayan uzun vadeli bir strateji oluşturmak.
Sekizincisi: Türk milletinin tarihî hafızasını yeniden güçlendirmek.
Ve enönemlisi:Devletinmillete, milletin de devleteaitolduğubilincinikalıcıhâlegetirmek.
Sonuç: Erdoğan'ın Türk Tarihindeki Yeri…
Recep Tayyip Erdoğan hakkındatarihhükmüvermiştir. Türk Milleti’ninMillîmenfaatlerininyanındadurmuşveyön vermis birsiyasiliderdir.Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'dedevletile millet arasındakimesafeninkapanmasınabüyükkatkısağlamıştır.28 Şubatzihniyetininsiyasivetoplumsalağırlığınınortadankalkmasındabelirleyiciroloynamıştır.Dindar vatandaşlarındevletlebarışmasınısağlamıştır.
Aynı zamanda Türkiye'yi radikal dinci bir rejime dönüştürmeyerek, muhafazakâr siyasetindemokratiksistemiçerisinde var olabileceğinigöstermiştir.15 Temmuzsonrasındadiniistismaredenyapılarıntoplumnezdindeki meşruiyetinin sorgulanmasında önemli rol oynamıştır.
Milli Savunma Sanayiinin gelişmesindegüçlübirsiyasiiradeortayakoymuştur.Anadolu sermayesiningelişmesinekatkısağlamıştır.
Türkiye'nindışpolitikadatambağımsızhareketedebilmekapasitesiniartırmıştır.BütünbunlarErdoğan'ıntarihîmirasınınönemliparçalarıdır.
Fakat bunun yanında Türkiye'nin yaşadığı hukuk tartışmaları, kurumsal yapıdaki sorunlar, ekonomik problemler, siyasi kutuplaşma ve devlet mekanizmasının kişiselleşmesi yönündeki eleştiriler de tarihî bilanço içerisinde yer alacaktır.
BunlarısöylemekCumhurbaşkanımız R. T.Erdoğan’akarşıolmakdeğildir.Çünkübirlideresaygıduymak,liderlerisevmek, onlarındönemlerindekiaksaklıklarıgörmemekdeğildir.
Aynışekildebirlideri eleştirmek de onun milletineyaptığıbütünhizmetleriinkâretmeyigerektirmez.Biz Mustafa Kemal Atatürk'ü de böyledeğerlendirmeliyiz.II. Abdülhamid'i de.Fatih Sultan Mehmet'i de.Yavuz Sultan Selim'i de.Mete Han'ı da.Cengiz Han'ı da.Emir Timur'u da.Ve Recep Tayyip Erdoğan'ı da.Çünkütarihşahıslarındeğil, milletlerinhafızasıdır.
Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk tarihindeki gerçek yeri de bugün onu sevenlerin veya eleştirenlerin verdiği hükümle değil; Türkiye CumhuriyetiDevletiile Türk Milleti’ningeleceğinebıraktığıkurumsal, stratejik, ekonomik, kültürel ve psikolojik mirasla belirlenecektir.
Eğer devlet ile millet arasındaki bütünleşmeyi kalıcı hâle getirebilir, adaleti güçlendirebilir, milli savunma sanayiini kurumsallaştırabilir, milli sermayeyi üretim ve teknoloji ekseninde büyütebilir, eğitim sistemini geleceğin Türkiye'sine hazırlayabilirve Türk Milleti’nintarihîhafızasınıyeniden ayağa kaldırabilirsek, Erdoğan'ın siyasi hayatı yalnızca bir iktidar dönemi olarakdeğil, Türk Devleti’ninuzuntarihîyürüyüşündekiönemlibirdönüşümdönemiolarakanılacaktır.Cumhurbaşkanımız R. T. ERDOĞAN büyükölçüdebunlarıbaşarmışbirliderdir. Şimdikalıcılığısağlamakiçin mücàdele vermeliyiz. Bu büyükvatanevladınıyalnızbırakmamalıyız.
Asıltarihîölçüdür.Lider geçer.Devlet kalır.Hükümetlerdeğişir.Millet devameder.Ve tarihin son hükmünü, zaman verir.
Biz, Recep Tayyip ERDOĞAN’ınMillîbirsiyasiliderolduğunugördükveşahitolduk.
Biz, Recep Tayyip ERDOĞAN’ınülkeninkutluvebüyükgeleceğine fedai olduğunainanıyoruz.
Biz, Recep Tayyip ERDOĞAN’ınsadakâtle milletimizehizmetettiğinigörüyoruz.
Biz, Recep Tayyip ERDOĞAN’ınMillîveyerlibirinsanolduğunu, samimîbirMüslümanolduğunubiliyoruz.
Biz, Recep Tayyip ERDOĞAN’ıMillîMenfaatlerikorumayadevamettiğisüreceyalnızbırakmayacağız…
E. Yb. Halil MERT
StratejivePsikolojik Harp Uzmanı