Bir Fincan Kahve mi, Yoksa Görmezden Gelinen Bir Emek mi?
Hemşireler mesai saatinde kahve içiyormuş! Peki, bir hemşirenin kahvesini konuşurken onun kaç saat ayakta kaldığını, kaç hastaya yetiştiğini, kaç kez kendi ihtiyaçlarını ertelediğini de konuşuyor muyuz?
Son günlerde sıkça karşılaşılan “Hemşireler mesai saatinde kahve içiyor” yaklaşımı, sağlık çalışanlarının emeğini tek bir görüntüye sığdırma çabasından başka bir şey değildir.
Öncelikle şunu açıkça ifade edelim: Hemşirelik, yalnızca bir görev tanımından ibaret değildir. Hemşirelik; dikkat, sabır, sorumluluk, bilgi ve insan hayatına dokunan büyük bir özveri gerektirir.
Bir hemşire gün boyunca hastaların ilaçlarını takip eder, tedavilerini uygular, acil durumlara müdahale eder, hastaların ve yakınlarının kaygılarıyla ilgilenir. Bazen saatlerce ayakta kalır, bazen kendi ihtiyaçlarını bile ertelemek zorunda kalır.
Peki, bütün bunların ardından bir fincan kahve içmesi neden bu kadar mesele oluyor?
Bir hemşirenin kahve içmesi mi daha önemli, yoksa hastanın bakımının eksiksiz yapılması mı?
Elbette hiçbir sağlık çalışanı görevini aksatmamalıdır. Hasta güvenliği her şeyden önce gelir. Görevlerin ihmal edilmesi söz konusuysa bunun gereği yapılmalıdır. Ancak görevini yerine getiren, hastasına gereken ilgiyi gösteren bir hemşireyi yalnızca kahve içerken görüldüğü için eleştirmek ne kadar adildir?
Asıl sorulması gereken sorular başkadır.
Yeterli hemşire var mı? Gece nöbetlerinde çalışanların yükü adil dağıtılıyor mu? Personelin dinlenebileceği uygun koşullar sağlanıyor mu? Bir hemşire, hastalarının ihtiyaçlarını karşılarken kendi temel ihtiyaçlarını da giderebilecek imkâna sahip mi?
Bu soruların cevabını aramak yerine bir fincan kahve üzerinden tartışma yürütmek, sağlık sisteminin gerçek sorunlarını gölgede bırakır.
Unutulmamalıdır ki sağlık çalışanları birer makine değildir. Onların da yorulan bedenleri, susayan dudakları, dinlenmeye ihtiyaç duyan zihinleri vardır. İnsana şifa vermeye çalışan insanları, insani ihtiyaçlarından dolayı suçlamak büyük bir çelişkidir.
Kahve içen hemşireyi eleştirmeden önce, o hemşirenin kaç hastaya yetiştiğine bakın.
Kaç kez öğle yemeğini ertelediğini, kaç kez dinlenemediğini, kaç kez bir hastanın başında kendi yorgunluğunu unuttuğunu düşünün.
Sağlık hizmetlerinde ölçümüz görüntüler değil, görevlerin yerine getirilmesi, hasta güvenliği ve emeğe gösterilen saygı olmalıdır.
Bizler, sağlık çalışanlarının sorumluluklarını yerine getirmesini savunduğumuz kadar insani haklarının korunmasını da savunuyoruz. Çünkü iyi bir sağlık sistemi, çalışanını sürekli eleştiren değil, onun emeğini gören ve çalışma koşullarını iyileştiren bir sistemdir.
Bir fincan kahve üzerinden hemşireleri yargılamak kolaydır. Zor olan, onların taşıdığı yükü anlamaktır.
Ve unutmayalım: Hastasına şefkatle yaklaşan bir hemşirenin de insanca çalışma hakkı vardır.
Bir Fincan Kahve mi, Yoksa Görmezden Gelinen Bir Emek mi?
Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Fısıltı HABERLERİ yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.