Fısıltı HABERLERİ
Fısıltı HABERLERİ
KÖŞE YAZISI

DENGE TERAZİSİ: KİMSE YAŞATTIĞINI YAŞAMADAN ÖLMEZ

Paylaş:

DENGE TERAZİSİ: KİMSE YAŞATTIĞINI YAŞAMADAN ÖLMEZ
Hayat, bazen insanın içinde kaybolduğu tuhaf bir döngüden ibarettir. Kimi zaman ne yaşadığımızı, neden bu halde olduğumuzu sorguladığımız anlar olur. Peki, sizce bize böyle hissettirenler kimlerdir?
Maalesef yine insanlar... Empati kurmadan, düşünmeden, tartmadan akıllarına geleni söyledikleri için; karşısındakini ne kadar kırdıklarının ya da öfkelendirdiklerinin farkında olmayabilirler. Peki, bu döngü hep mi bize döner dolaşır? Siz bunu düşünürken, ben kendi düşüncemi paylaşacağım.
Hayır.
Başlıktan da anlaşılacağı gibi; kimse yaşattığını yaşamadan ölmez. Hayat, dengesi şaşmayan bir terazi gibidir. Siz ne kadar "İmkânsız, ona bir şey olmaz; yine üzülen, kırılan ve öfkesiyle kalan ben oldum" diye düşünseniz de, hiç ummadığınız bir anda o insanlar size yaşattıklarını bizzat yaşarlar. Biz buna "İlahi Adalet" diyoruz. İlahi adalet denen şey iyi ki var, öyle değil mi?
Peki, bizi bu raddeye getiren, hatta beddua edecek noktaya ulaştıran sebepler nedir? Bana göre sebeplerin en önemlisi: Samimiyet. Belki çok alakasız görünüyor olabilir ama gerçekten her şey o "aşırı" samimiyetle alakalı. Birisiyle çok samimi olduğunuzda, "can ciğer" olduğunuzda; maalesef o samimiyet bir süre sonra aşırılığa kaçıp size vurulacak büyük bir darbenin habercisi oluyor. Genelde herkes, en çok samimiyet kurduğu kişiden darbe yer.
Diğer bir konu ise denge. Hayatta her şeyi dengede tutmamız lazım: Çalışmamızı, karşımızdakiyle olan samimiyetimizi ve daha nice örneği... Maalesef bu dengeyi bozan şeylerden biri de "Hayır" diyememektir. Oysa "Hayır" demek ayıp bir şey değildir; aksine kendinizi koruma altına alabildiğiniz en güçlü kelimedir.
Peki, bu konuların "Kimse yaşattığını yaşamadan ölmez" sözüyle ne alakası var diyenler için açıklayayım: Çünkü size yapılanlar, sustuklarınız, "Hayır" diyemediğiniz için altında ezildiğiniz olaylar ve fazla samimiyetten dolayı dışlandığınız o anlar, gün gelir bir şekilde sahibini bulur.
Son olarak şunu söylemek istiyorum: Kimse bir insanın kalbinde bıraktığı o burukluğu, kendisi de aynı duyguyu tatmadan öğrenemez. İnsanlar zihnimizde yaptıklarıyla değil, kalbimizde hissettirdikleriyle kalır.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Fısıltı HABERLERİ yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Elif ÇELİK (Araştırmacı Şair & Yazar) — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.