KAÇINIZ AVUKAT MAĞDURU?

Bir gün avukatınıza ulaşamadığınızı düşünün…

“Mesleği bıraktım” dedi. Peki sizin dosyanız ne olacak?

Davanız hangi aşamada?
Süreniz geçti mi?
Hakkınızı kaybettiniz mi?

Şimdi ne yapacağınızı kim söyleyecek?
Bu sorular sadece hukuki sorular değildir.
Bunlar insanın psikolojisini doğrudan etkileyen sorulardır.
Bir insan evini, parasını, mirasını veya yıllardır beklediği hakkını kaybetme korkusuyla baş başa kaldığında; kaygı, panik, çaresizlik ve umutsuzluk yaşayabilir.

Biz bugün bütün avukatları suçlamıyoruz.

Sistemdeki boşluğa dikkat çekiyoruz.
Avukatın mesleği bırakması, vefatı, hastalanması veya dosyayı takip edememesi halinde müvekkili hızla bilgilendiren ve dosyasını güvence altına alan daha güçlü bir mekanizma oluşturulmalı.

Çünkü dosya sahipsiz kaldığında yalnızca bir hukuk sorunu ortaya çıkmıyor.

Bir insanın hayatı ve psikolojisi de sarsılıyor.

Sayın Adalet Bakanlığı ve barolarımıza çağrımızdır:

Vatandaşın dosyasını değil, insanını da koruyalım.
Belki bugün başkasının yaşadığı sorun, yarın hepimizin kapısını çalabilir.

“BEN HUKUKU ANLATMIYORUM;

Hukukun insanın hayatında neye dönüştüğünü anlatıyorum.”

Vatandaşın dosyası sahipsiz kalmasın.

Çünkü hukuk dosyalarının içinde sadece kâğıt yoktur.

İnsanların hayatları vardır.
“Bazen insanı yalnızca hastalıklar değil, içinde bırakıldığı çaresizlik, belirsizlik ve çözümsüzlük duygusu da yıpratır. 

Bu nedenle adalet mekanizmalarının yalnızca hukuki hak kayıplarını değil, bu süreçlerin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini de dikkate alması gerektiğini düşünüyorum.”

Kaçınız avukat mağduru?