KÖTÜ BİR TOPLUMDA İYİ KALMAK MÜMKÜN MÜ?
Soruya cevaben başlayacak olursak: Evet, mümkün! Bir nilüfer çiçeği dünyanın en bulanık suyunda yetişir fakat yapraklarında en ufak bir kir lekesi bile olmaz. Bu da bu konuda bize bir ilham kaynağıdır; etrafımızda kirli insanlar olsa da o nilüfer çiçeği gibi tertemiz kalabilmek tamamen bizim elimizdedir.
Günümüzde maalesef insanlar birbirini acımasızca katlediyor. Bu durum artık o kadar sınırı aştı ki en güvendiğimiz, "ikinci evimiz" denilen yerlerde, okullarımızda kendi akranlarımız saldırı yapma planları kuruyor. Kalpleri sızlıyor mu bilmem fakat şunu bilirim ki insanların birbirine merhameti kalmamış; kalpleri kin ve nefretle harmanlanmış. Çoğu kişinin "Gençlikten bir şey olmaz" dediği bu söylem bence çok yanlış. Televizyonda çoğu zaman bize kötü haberleri sunuyorlar. Yardımlaşan, paylaşan, eğlenen, okullarına, arkadaşlarına, büyüklerine sahip çıkan, saygı duyan çocuklar niye gösterilmiyor? Neden sürekli cinayet ve şiddet gösteriliyor, bunu düşündük mü? Bence düşünmedik, düşünmeliyiz.
Okul saldırısını yapan birine "çocuk" demek bile çok kötü çünkü o yaştaki birisi silahı eline almamalı. Silah oyuncak değildir; bir mermi bir insanın geçmişini yok edip geleceğini küle döndürüyor. Bize bilgiyle yoldaş olacak öğretmenler öldürülüyor, bu bence hafife alınacak bir şey değil.
Evet, toplumumuzda kötüye giden yönler var maalesef ki... Fakat biz kötüye kötülükle yanıt veremeyiz; dünyanın en kolay kaçış yoludur bu. Asıl cesaret; okul ortamındaki akranlarına, saldırı ve saygısızlık yapanlara karşı "Ben böyle olmayacağım" diyen bir toplum, bir nesil yetiştirebilmektir. Asıl mesele; toplumun ve çevrenin bizi kendi karanlığına çekmeye çalışıyor olmasına rağmen iyi kalabilmektir. İyi kalmak asla bir zayıflık değil, erdemliktir.
Peki bundaki nedenler neler diye soracak olursanız, gelin bakalım:
Manipülasyona Maruz Kalmak:
Daha önceki yazılarımda da dediğim gibi, çocuk yaşta çocuklara oynatılan silah ve cinayet oyunları gibi etkenler yüzünden bunu çocuk yaşta güzel bir şeymiş gibi algılıyorlar. Silahı her eline gelenin alıp rahatça kullanabileceğini zannediyorlar. Bunun da sebebi çocuk yaşta manipüle edilmeleridir.
Güç Gösterisi ve Statü Arayışı:
Özgüven eksikliği yaşayan bazı bireyler, başkalarını baskı altına alıp onları ezerek kendilerini üstün görme ihtiyacı hissettiklerinden meydana gelebiliyor maalesef.
Ait Olma Arzusu:
Kendini bir gruba ait hissetmek, popüler olmak için genç bireylerin kendi değerlerine uymayıp gruptaki her şeyi yapma sorumluluğunda hissetmesi yine maalesef bu olayların yaşanmasına sebep oluyor.
Sosyal Medya ve Siber Zorbalık:
Ve en önemlisi sosyal medya ile siber zorbalık olduğunu düşünüyorum. Sosyal medyada çocuklara yapılan zorbalıklar, laf atmalar, linçler kişide psikolojik ve fiziksel saldırı yapma hissi doğurur.
Çözüm:
Çözüm olarak ise sosyal medyada bir kimlik paneli olması gerektiğini düşünüyorum. T.C. kimlik numarası ile veya her kimliğe ait bir kod verilmesi gerektiği kanaatindeyim. Böylece çocuk, genç, yaşlı diye ayırıp yaş sınırlaması da kontrol altına alınabilir. Geri kalanının ise ailede bittiğini düşünüyorum.
Toparlayacak olursam; toplumumuz kötüye gidiyor olabilir fakat bir nilüfer çiçeği gibi olmalıyız. Kötü dünyada iyi olup hâlâ yeşerebilmeliyiz. Biz iyi olduğumuza inandıktan sonra Rabbimizin bize gerisini vereceğini düşünüyorum. Şaşmayan adalat Allah'ındır. Biz adaleti başkalarında aramak yerine Allah'ın adaletine güvenip havale etmenin en doğrusu olduğunu düşünüyorum.
Unutmamalıyız ki; kötü toplumun helak olmamasını sağlayan şey dünyayı kana bulayan insanlar değil, nilüfer gibi kalbi olan insanlardır...
KÖTÜ BİR TOPLUMDA İYİ KALMAK MÜMKÜN MÜ?
YORUMLAR
Elif Çelik 1 gün önce
Çok teşekkür ederim ????????
Cevapla
Şikayet Et
Tuncay Bay 1 gün önce
Tebrik ederim. Kaleminize yüreğinize sağlık. O kadar doğru çözüm ki. Bu yaşta bu düşünce gerçekten takdire şayan. Keşke çoğu gençlik böyle düşünse
Cevapla
Şikayet Et