
OKUL AİLE BİRLİKLERİNİN MALİ YAPISI TARTIŞILMALI: MEB’E ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI
OKULLARDAKİ PARA HAREKETLERİ İÇİN DAHA GÜÇLÜ DENETİM TALEBİ
Devlet okullarında faaliyet gösteren Okul Aile Birliklerinin mali yapısının, şeffaflık ve denetlenebilirlik açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönündeki talepler dikkat çekiyor.
Bağış kabulünden harcamalara, okul gezilerinden özel firmalar aracılığıyla gerçekleştirilen organizasyonlara kadar okulla bağlantılı mali süreçlerde, paranın kaynağının ve kullanım amacının açık biçimde izlenebilmesi büyük önem taşıyor.
Burada cevap aranması gereken temel soru şu:
Bir devlet okuluyla bağlantılı bütün mali hareketlerin kaynağı ve kullanım amacı, gerektiğinde geriye dönük ve eksiksiz biçimde tespit edilebiliyor mu?
Özellikle okul gezileri gibi velilerin ödemelerini doğrudan hizmet sağlayan firmalara yaptığı organizasyonlarda denetim mekanizmalarının daha da güçlendirilmesi gerektiği değerlendiriliyor.
SOMUT BİR ÖRNEKLE: SİSTEM BÖYLE BİR PARA AKIŞINI ENGELLİYOR MU?
Tamamen varsayımsal bir örnek üzerinden düşünelim:
Bir okul gezisine 100 öğrenci katılıyor ve her velinin geziyi düzenleyen özel firmaya doğrudan ödeme yaptığı varsayılıyor.
Firma bu organizasyondan elde ettiği gelir içerisinden herhangi bir tutarı daha sonra nakit olarak bir okul yöneticisine veya okulla bağlantılı başka bir kişiye verirse ve bu para da başka bir kişi üzerinden Okul Aile Birliği hesabına “bağış” açıklamasıyla yatırılırsa, banka kayıtlarında görünen işlem yalnızca hesaba yatırılmış bir bağış olabilir.
Oysa denetim açısından cevaplanması gereken başka sorular ortaya çıkar:
Paranın asıl kaynağı kimdir? Firma mıdır, hesaba yatıran kişi midir? Firma bu parayı neden vermiştir? Gezi organizasyonuyla bu ödeme arasında bir bağlantı var mıdır? Para neden doğrudan ve açıklamalı bir banka işlemiyle aktarılmamıştır?
Buradaki kritik mesele tam olarak budur.
Eğer mali sistem yalnızca parayı hesaba son yatıran kişiyi ve “bağış” açıklamasını gösteriyor; paranın önceki kaynağının ve aktarılma gerekçesinin tespitini güvence altına almıyorsa, gerçek para akışı ile kayıtlarda görünen para akışının birbirinden farklılaşması ihtimali doğabilir.
Bu örnek, herhangi bir okulda böyle bir olayın gerçekleştiği iddiası değildir. Herhangi bir okul, yönetici, öğretmen, Okul Aile Birliği üyesi veya firma hakkında suç veya usulsüzlük isnadında bulunulmamaktadır.
Sorulan soru sistemseldir: Mevcut düzen, varsayımsal olarak tarif edilen böyle bir para aktarımını önleyebilecek ve gerçekleşmesi hâlinde kaynağından son kullanımına kadar ortaya çıkarabilecek yeterli denetim mekanizmasına sahip midir?
Çünkü bir paranın banka hesabına “bağış” açıklamasıyla yatırılmış olması, tek başına paranın ilk kaynağını ve hangi gerekçeyle aktarıldığını açıklamayabilir.
MEB’E ÇAĞRI: SİSTEM YENİDEN İNCELENSİN
Millî Eğitim Bakanlığının Okul Aile Birliklerinin para kabul etme ve harcama süreçlerini ülke genelinde yeniden incelemesi ve mevcut denetim mekanizmalarının yeterliliğini değerlendirmesi öneriliyor.
Elden gerçekleştirilebilecek mali işlemleri en aza indirecek tedbirler alınması, mümkün olan bütün işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştirilmesi ve para hareketlerinin kaynağından harcanmasına kadar izlenebilir olması değerlendirilebilir.
Özellikle okulla ticari ilişki içerisinde bulunan firmalardan veya bu firmalarla bağlantılı kişilerden gelen bağışların ayrıca kayıt altına alınması ve gerektiğinde hizmet alımıyla bağış arasındaki ilişkinin denetlenebilmesi düşünülebilir.
Gerekli görülmesi hâlinde Okul Aile Birliklerinin mali yetkileri de yeniden düzenlenebilir; daha merkezi ve doğrudan denetlenebilir alternatif bir model üzerinde çalışılabilir.
Amaç herhangi bir kişiyi zan altında bırakmak değil; hem kamu kaynaklarının hem de veli katkılarının korunmasını sağlayacak, aynı zamanda okul yöneticileri ile Okul Aile Birliği üyelerini de şüphe ve iddialardan koruyacak daha şeffaf bir sistem oluşturmaktır.
Sonuçta tartışılması gereken kişiler değil, sistemdir:
Okul Aile Birliklerinin mevcut mali yapısı, bu tür olası para aktarımı yöntemlerini engellemek ve bütün mali hareketleri gerçek kaynağına kadar izlemek için yeterli mi?
Bu sorunun Millî Eğitim Bakanlığı tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilmesi kamu yararı açısından önem taşımaktadır.
Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER
Uluslararası Basın Teşkilatı
Bilim Kurulu Başkanı