​Sakarya’da Neler oluyor ? 

​Sakarya; doğasıyla, insanıyla ve kadim kültürüyle huzurun şehridir… Ancak ne yazık ki son dönemde kamu idaresinin farklı birimlerinde ayyuka çıkan iddialar ve idarî zafiyetler yüzünden bu güzel şehrin üzerine ağır bir karanlık  düşmüş durumdadır.

​Ulaşım hizmetlerinde yaşanan ve yargıya da yansıyan iddialar tazeliğini korurken, bu kez toplumun en hassas, en kırılgan noktası olan Mezarlıklar Şube Müdürlüğü ve Gasilhane hizmetleri etrafında dile getirilen iddialar bardağı taşıran son damla olmuştur.

 Cenaze yakınlarının en acılı anlarında karşılaştığı malî süreç belirsizliklerinden, kurum içi disiplin ve etik standartlara ilişkin fısıltılara kadar yaşananlar, artık kamuoyunun kanayan yarasıdır.
​Gelinen noktada Sakaryalıların zihninde tek bir feryat yükselmektedir:

 Sakarya’da ölüye de rahat yok!

​"Gördüm" Diyenin Gözünü Oyacağınıza, Görünen Rezillikleri Temizleyin!
​Bu şehirde yaşayan, toplumla ve insanlarla sürekli temas hâlinde olan bir vatandaş olarak açıkça ilan ediyorum: Bu feryatlara, bu şikâyetlere ve hemşehrilerimin mağduriyetine defalarca şahit  oluyorum.

 İnsanların acılarının ortasında yaşadığı çaresizliği, kulaktan kulağa yayılan bu vahim iddiaları defalarca kendi kulaklarımla duydum.

​Maalesef ki son günlerde yaşanan usulsüzlüklerin ve bu pirincin içindeki beyaz taşların her yere saçıldığını her geçen gün daha da şiddetli bir şekilde görüyoruz.

​Buna rağmen idarenin sergilediği tavır; "Gördüm" diyenin gözünü oymaya çalışmak, doğruları söyleyeni susturmak ve dışlamaktır ! 

Oysa yapılması gereken; konuşanı hedef almak değil, görünen bu rezillikleri, her yere saçılan bu beyaz taşları ve usulsüzlük iddialarını kökünden temizlemektir.

​Nasıl ki vefat eden canlarımızı dualarla toprağa emanet ediyorsak, kimse bu idarî zafiyetlerin üzerinin de örtülebileceğini sanmasın! Ölüleri toprağa veriyorsunuz ama gerçekleri de gömmeyin!
​Çünkü iddialar ne kadar bastırılmaya, ne kadar sümen altı edilmeye çalışılırsa çalışılsın; yükü ne kadar ağır olursa olsun, hakikatin gün yüzüne çıkmak gibi güzel ve kaçınılmaz bir huyu vardır.

​Karadenizli Bir Vatandaş Olarak Aklım ve Hafsalam Almadı!
​Ben aslen Trabzonlu bir Karadeniz evladıyım. Baba ocağıma, memleketim Trabzon’a gittiğimde dahi Sakarya’daki bu mezarlık, gasilhane ve idarî usulsüzlüklerin konuşulduğunu duyunca aklım, fikrim ve hafsalam durdu! Başka şehirlerdeki hemşehrilerimizin dahi kulağına giden bu vahim tablo karşısında bir Sakarya vatandaşı olarak utanç duydum.

​Uzman ve Devlet Ehli Denetimcilerin Cevaplaması Gereken Maddeler, 
​Kuşkusuz hiç kimsenin özel hayatı tek başına kamuoyunu ilgilendirmez.

 Ancak söz konusu bir kamu kurumu, kurumun temsil makamı ve vatandaşa sunulan kamu hizmeti olduğunda, etik ilkeler ve idarî disiplin doğrudan kamunun konusudur.

​Sakarya kamuoyu adına, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Denetçilerinin derhal incelemesi için şu soruları maddeler hâlinde soruyoruz:

1.​Malî Şeffaflık, Makbuz ve Pay Edilme İddiaları: Devletimiz çalışanların maaşını zaten ödemekteyken ve cenaze/gasilhane işlemleri mevzuat gereği ücretsiz sunulmaktayken; cenaze yakınları tarafından verilen bağış veya ödemelere resmî makbuz kesilmekte midir? Bu ödemeler resmî evraklara ve belediye kayıtlarına işlenmekte midir, yoksa kayıt dışı mı kalmaktadır? Eğer bu paralar resmî kayıtlara girmiyor ve kayıt dışı kalıyorsa, bu paralar kimler arasında pay edilmektedir?

2.​Ücret Karşılığı Dua ve Hatim İddiaları: Bakara Suresi, 41. Ayet: “Ayetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden (benim azabımdan) korkun. Yanınızdakini (Tevrat'ı) tasdik edici olarak indirdiğim (Kur'ân)a iman edin...”
Kurum personeli tarafından, acılı cenaze yakınlarına ücret karşılığında dua okuma, hatim bağışlama veya dinî hizmet sunma gibi tekliflerin yapıldığı ve bunun üzerinden maddî çıkar sağlandığı yönündeki iddialar doğru mudur?

3.​Asayiş, Etik İhlal ve Örtbas İddiaları: Kurum bünyesinde görevli evli bir erkek personelin, dışarıdan evli bir kadınla gayriahlakî ve etik dışı yakınlaşmalara girdiği, kadının eşi tarafından Mezarlıklar Şube Müdürlüğü alanına bir baskın gerçekleştiği yönündeki vahim iddialara ilişkin idarî bir soruşturma açılmış mıdır, yoksa bu olay örtbas mı edilmiştir?

4.​Kurum İçi İlişkiler ve İletişim İddiaları: Kurum bünyesinde birbiriyle resmî nikâhı olmaksızın  yaşayan gayriresmî birliktelik sürdüren personeller var mıdır? Ayrıca görevli bazı personelin acılı cenaze yakınlarından kişisel telefon numaralarını alarak mesai amacı dışında özel temaslara girdiği iddiaları araştırılmış mıdır?

5.​Liyakat ve Kadro Atamaları: İşini liyakatle yapan yetkin personelin siyasî veya idarî nüfuz kullanılarak saf dışı bırakıldığı, yerlerine akraba ve yakınların atandığı iddiaları doğru mudur?

​Devekuşu Gibi Kafayı Gömmek Bakteri Üretir: Neresinden Tutarsanız Vahamettir!
​Kafayı devekuşu gibi kuma gömmek, sorunları yok etmez; aksine o idarî yapıda her geçen gün daha fazla bakteri üretir! Bunca usulsüzlük ve skandal iddiası varken oradaki yöneticilerin ve temsilcilerin bundan haberdar olmaması asla kabul edilemez.
​Neresinden tutarsanız tutun konu son derece vahimdir:
​Eğer yöneticilerin bu olup bitenden haberi yoksa büyük bir idarî zafiyet ve basiretsizlik vardır.
​Eğer haberi var da susuyorlarsa, bu durum skandallara göz yummak ve örtbas etmektir.
​Bir yanda işini liyakatiyle, hakkıyla yapacak binlerce insan kadro beklerken; sırf siyasî otoriteye yakınlık veya akrabalık ilişkileriyle bu koltuklara birilerinin getirilmesi ve bu siyasî kalkanın işlenen suçlara zırh yapılması kabul edilemez. Vatandaşa "kadrolar dolu, şişti" denirken, bu liyakatsiz atamalarla kadroların nasıl patlama noktasına geldiğini artık net ve şeffaf bir şekilde görüyor, bir Sakarya vatandaşı olarak derin bir utanç duyuyoruz.

​Sayın Cumhurbaşkanımızın Vizyonuna Düşürülen Gölge ve Açık İhbar
​Bu liyakatsizlik ve denetimsizlik tablosu, aklımıza Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın sıkça dile getirdiği o haklı uyarıları getirmektedir: "Şehirlere ihanet edenler, millete hizmet etmeyenler bu davanın yükünü taşıyamaz." Ne yazık ki yaşanan bu tablo, Sayın Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği hizmet belediyeciliği anlayışına ve milletle kurduğu gönül bağına açıkça zarar vermektedir.

​Buradan açıkça ifade ediyoruz ki; bu usulsüzlükler ve liyakatsizlikler, Sayın Erdoğan'ın her fırsatta vurguladığı ilkeli ve ahlaki yönetim söylemleriyle kesinlikle örtüşmemektedir! Vatandaşın mağdur edildiği, hakkını arayanın baskı gördüğü, akraba kayırmacılığıyla liyakatin yok edildiği bir tablonun faturası hiç kimse tarafından liderliğe kesilemez.

​Buradan bir vatandaş olarak kamu vicdanı adına İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Denetçilerini Sakarya’ya; mezarlıklar ve gasilhane birimlerindeki idarî ve malî süreçleri, atamaları ve yukarıdaki maddeleri resmî olarak incelemeye davet ediyorum.

​Lafı Bırakın, Somut Sonucu Ortaya Koyun!
​Bu saatten sonra kimse süslü cümlelerle, idarî bahanelerle durumu kurtarmaya çalışmamalıdır. Sakarya halkı lafa, söyleme ya da üste çıkma çabalarına değil; doğrudan somut sonuca bakmaktadır.
​Kamu yararı, kamu vicdanı ve kamu ahlakı açısından bakıldığında; vatandaştan toplanan vergilerle maaşını alan oradaki personelin yaşattığı bu vahim tablonun, hem ölünün hem de dirinin üzerimizdeki bu ağır vebalinin altından kimse kalkamaz! Özellikle de manevî değerleri bilen, bunun eğitimini almış ve bu alanda görev yapan insanların bu tür iddiaların odağında yer alması durumu çok daha acı bir noktaya taşımaktadır. Galiba Tuzun koktuğu  görünüyor ; hiç değilse insanların manevî değerleri daha fazla çürütülmemelidir.
​Somut adımlar ve beklentimiz son derece nettir:
​Müfettiş incelemeleri sonucunda suçu ve usulsüzlüğü sabit görülen personelin görevine derhal son verilmelidir.
​Bunca vahim iddiaya ve zafiyete ortam hazırlayan, denetim görevini yapmayan ilgili birim temsilcileri ve yöneticileri ise derhal istifa etmelidir.
​Biz Yüce Devletimize bu konuda sonuna kadar güveniyoruz. Devletimizin bu vahim iddialar karşısında kayıtsız kalmayacağına, gereğini tez bir şekilde yapacağına ve kamu vicdanında kamu hakkının eksiksiz teslim edileceğine inancımız tamdır.

​Artık bu şehirde usulsüzlüklerin ve idarî skandalların değil; adaletin, liyakatin ve şeffaflığın konuşulduğu bir düzen tesis edilmelidir.

 İl ve ilçelerdeki liyakatsızların hakkından gelınecegıne olan inancım hala mevcuttur . 

Yazılarımda degındıgım mıde bulandırıcı iddialardan ötürü affınızı diliyorum. 


Artık bırılerinin harekete geçmesi umuduyla 
Allah cc emanet olunuz. 
​Selametle…

Murat Han Malkoçoglu