Fısıltı HABERLERİ
Fısıltı HABERLERİ
KÖŞE YAZISI

VATAN SEVGİSİ ZAYIFLARSA, MİLLÎ BİRLİK VE MİLLÎ GÜÇ ZAYIFLAR… Büyük Türk Milleti, Çaresiz Değilsin! ÇünküÇareSensin!

Paylaş:

VATAN SEVGİSİ ZAYIFLARSA, MİLLÎ BİRLİK VE MİLLÎ GÜÇ ZAYIFLAR…

Büyük Türk Milleti, Çaresiz Değilsin! ÇünküÇareSensin!

Değerlendirmemburadadır.

https://youtu.be/KaFIhpNrlNU

 

Bugün yine güzel bir ormanın içindeyim. Sonbaharın renkleri, ağaçların sessizliği, toprağın kokusu ve insanın ruhunu dinlendiren bu huzur… Etrafıma bakarken düşünüyorum: Bu topraklara kimler emek verdi? Kimler bu vatan uğruna canını ortaya koydu? Hangi fedakârlıklarla bugünlere geldik?

Ve kendime şu soruyu soruyorum:

Biz, bütün bu fedakârlıkların mirasçısı olduğumuz hâlde vatan sevgisini nasıl bu kadar körelttik?

Değerli dostlar,

Vatan sevgisi, yalnızca bayrak göndere çekildiğinde duyulan heyecan değildir. Vatan sevgisi, toprağına, insanına, tarihine, kültürüne, inancına ve geleceğine sahip çıkma sorumluluğudur.

Vatan, üzerindeyaşadığımıztopraktan ibaret değildir. Vatan, uğruna bedel ödenmiş, kanla sulanmış, emekle yoğrulmuş ve gelecek nesillere emanet edilmişmukaddesbirmirastır.

Toplumlarıayaktatutançimento, harcındavatansevgisi, inanç, tarihşuuruveortakgelecekiradesibarındıran milli hafızadır. Bir dönemokullarımızda milli güvenliği, yerliüretimi, vatanperverliğiaşılayanderslerveprogramlarvardı. Ancaközellikle 28 Şubatsürecininjakobendayatmalarıile FETÖ vetüreviyapılarınsinsikurguları, bumilletinkodlarıylaoynadı. Dindar iledinciyikastenayırtetmeyen, başörtülüöğretmenavcılığıyla Türk SilahlıKuvvetleri’ninşereflisubaylarınırencideeden o zihniyet, milletleordununarasınıaçmayıhedefledi. Oysa o orduPeygamberocağıdır; alnındataşıdığıhilalHakk’ıveümmeti, yıldızisePeygamberimiz (S.A.V.)’itemsileder.

Milli güvenlikrefleksi, biranneninevladınıkorumaiçgüdüsügibidir. Ne var ki son yıllardasahteentelektüellikadıaltındavatanduygusunu, töreyiveterbiyeyiköreltmek prim yapar hale geldi. Bir tarafinancı "Arap kültürü" yaftasıylaaşağılarken, diğertaraf din vemukaddesatüzerindenmilletinsamimiduygularınıistismaretti. Sonuçtatoplum; VATAN, MİLLET, DEVLET ve DİNsacayağındansinsiceuzaklaştırıldı.

 

Vatan sevgisi neden eğitimden uzaklaştırıldı?

Bir zamanlar okullarımızda yurt sevgisini, vatan sevgisini ve millî sorumluluğu geliştiren dersler, programlar ve müfredatlar vardı. Millî Güvenlik dersleri, Yerli Malı Haftaları ve millî bayramlar, çocuklarımıza yalnızca bilgi vermekle kalmaz; onlara bir aidiyet duygusu da kazandırırdı.

Ancak zaman içerisinde ideolojik çatışmalar, yanlış uygulamalar ve siyasi hesaplar bu değerlerin etrafında ciddi yaralar açtı.

Özellikle 28 Şubat sürecinde, Atatürkçülük adına toplumun muhafazakâr ve inançlı kesimlerine uygulanan baskılar, dindar insanlarla din istismarını birbirinden ayıramayan bir anlayışın sonucuydu. Başörtülü öğretmenlerin hedef alınması, insanların inançları üzerinden ayrıştırılması ve devletin bazı kurumlarının bu baskılarda araç hâline getirilmesi kabul edilemezdi.

Bu uygulamalar, yalnızca mağduriyet oluşturmadı; aynı zamanda devlet kurumlarına ve Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı toplumsal bir tepkinin doğmasına da zemin hazırladı.

FETÖ gibi örgütler ise bu tepkiyi kendi amaçları doğrultusunda kullandılar. Toplumun inanç hassasiyetlerini istismar ederek devletin kurumlarına sızdılar, millî ve dinî değerleri kendi örgütsel çıkarlarının aracı hâline getirdiler.

Bugün geriye dönüp baktığımızda, bu süreçlerden çıkarılması gereken ders açıktır:

Devletin gücü, vatandaşını inancından dolayı dışlamasında değil; bütün vatandaşlarınaadaletlesahipçıkmasındadır.

 

Vatan sevgisiimandandır…

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (SAV) “Vatan sevgisiimandandır.” sözürehbervetutamaktır. İnsan, doğduğutoprağı sever. Ailesini, komşusunu, milletini ve kendisini yetiştiren medeniyeti sever. Haksızlığa karşı durmayı, emanetini korumayı ve yaşadığı topluma faydalı olmayı ahlaki bir sorumluluk kabul eder.

Yeryüzünün mescit kılınmış olması da vatanın anlamını ortadan kaldırmaz. Çünkü vatan, insanın özgürce yaşayabildiği, inancını yerine getirebildiği, ailesini koruyabildiği ve geleceğini kurabildiği topraktır.

Vatan, yalnızca üzerinde yaşadığımız yer değil; özgürce secde edebildiğimiz, değerlerimizi yaşatabildiğimiz ve gelecek nesillere güvenlebırakmakistediğimizyerdir.

 

Türk SilahlıKuvvetleri: Peygamber Ocağı…

Millî Güvenlik derslerinin amacı, çocuklarımıza korku aşılamak veya onları ideolojik kalıplara sokmak değildi. Amaç, vatanın, milletin ve devletin güvenliğinin ne anlama geldiğini öğretmekti.

Millî güvenlik duygusunu ben çocuklaraşöyleanlatırdım:“Millîgüvenlik, biranneninçocuklarını koruma refleksi gibidir. Siz de vatanınızı, milletinizi, devletinizi, değerlerinizi ve inancınızı aynı sorumluluk duygusuyla koruyacak, kollayacak ve geleceğe taşıyacaksınız.”

Türk Silahlı Kuvvetleri, bu milletin bağrından çıkmış bir kurumdur. Milletin inancından, tarihinden ve fedakârlığından ayrı düşünülemez.

Türk Ordusu, milletimizinhafızasındaPeygamber Ocağı olarak yer alır. Üniformasında taşıdığı ay yıldız, yalnızca bir sembol değil; bağımsızlığın, fedakârlığın ve millî sorumluluğun işaretidir.

Ordumuzu sevdirmek yerine ona karşı toplumsal tepki oluşturmak, devlet ile millet arasındaki bağı zayıflatır. Devlet kurumlarını ideolojik hesapların aracı hâline getirmek, hiçbirkesimefaydasağlamaz.

 

Dörttemeldeğer: VATAN, MİLLET, DİN VE DEVLET…

Türkiye'de farklı ideolojik çevreler, zaman zaman bu dört temel değerden birini diğerine karşı kullanmıştır.

Bir kesim, vatan ve millet sevgisini küçümseyerek kendisini entelektüel göstermeye çalışmıştır. Başka bir kesim ise dinî değerleri siyasi çıkarları için istismar etmiştir.

Bir tarafta inançlı insanları aşağılayanlar, diğer tarafta din adına toplumu aldatanlar…

Bir tarafta milliyetçiliği dar ideolojik kalıplara hapsedenler, diğer tarafta millî duyguları kendi çıkarları için kullananlar…

Sonuçta zarar gören, büyük Türk milletinin ortak değerleri olmuştur.

Aytunç Altundal’ın yıllar önce dile getirdiği uyarı da bu açıdan dikkat çekicidir: Dinî referansları olan bir siyasi hareket eliyle dinî değerlerin, milliyetçi bir siyasi hareket eliyle de milliyetçilik duygusunun zayıflatılması tehlikesi.

Bu nedenle hiçbir siyasi hareket, hiçbir lider ve hiçbir ideolojik çevre milletin ortakdeğerlerininüzerindedeğildir.

 

Vatan sevgisi de dinî hassasiyet de millî kimlik de siyasi istismara teslim edilemez.

Ekonomik bağımsızlık, millîgüvenliğinayrılmazparçasıdır…

Bugün Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sorunlar yalnızca siyasi veya ekonomik değildir. Aynı zamanda millî güvenlik sorunudur.

Ülkenin kaynaklarının yurt dışına çıkarılması, kamu varlıklarının değerinin düşürülmesi, stratejik şirketlerin zayıflatılması ve ekonomik bağımsızlığın aşındırılması, geleceğimiz açısından ciddi riskler taşır.

Yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kötüye kullanılması, yalnızca ekonomik suç değildir. Devletin güvenilirliğini, milletin ortak geleceğini ve ülkenin stratejik hareket kabiliyetini zedeler.

Özellikle Türk Hava Yolları gibi stratejik kuruluşların değerini ve rekabet gücünü korumak, millî menfaatlerin gereğidir. Ekonomik kriz dönemlerinde kamu varlıklarının gerçek değerinin altında el değiştirmesi ihtimali, şeffaflık ve denetim mekanizmalarının önemini daha da artırır.

Bu nedenle ekonomik suçlarla mücadele, bağımsız yargı, hesap verebilirlik ve etkin kamu denetimiyle yürütülmelidir.

Millî serveti korumak, geleceknesillerekarşısorumluluğumuzdur.

 

EkonomikİhanetveStratejikVarlık Tehdidi…

Gözümüzünönündesadeceahlakideğil, somutbirekonomiktasfiye de yaşanıyor. Yurt dışınakaçırılanyüzmilyarlarcadolarlıksermayevefonvurgunlarıbiryana, asılbüyüktehlikeülkeninstratejikomurgasınıoluşturan milli değerlerinucuzlatılmasıdır. Türk Hava Yollarıgibibayraktaşıyıcıkurumlarımızınve dev sanayivarlıklarımızınpiyasadeğerlerisistematikbiçimdeeritilmekte; bu durum, milli iktisadınyabancısermayeodaklarınaharaç-mezatdevredilmesininzemininihazırlamaktadır.

Milli servetihortumlayıpülkeyifinansaldarboğazamahkûmedenihanetşebekeleriyleensertşekildehesaplaşılmalı; aynızamandaiktidarıyla,muhalefetiyletümkararalıcılarbugidişataacilen"DUR"demelidir.

 

AyrışmayıBırakıp "Milli Mutabakat Cephesi" Kurma Vakti…

Türkiye, darhiziphesaplarınakurbanedilemeyecekkadarbüyükbirdevlettir. Şaibeliodaklar yeni siyasiyapayalternatiflerlesahneyidoldurmayaçalışırken, milli unsurlarınvakitkaybetmeksizinbirarayagelmesielzemdir.

Bugünihtiyacımızolanşey, parti taassubunuaşangeniştabanlıbirMilli Mutabakatzeminidir:

  • Ekonomi: Kim buişibiliyorsa, geçmiştekimliyakatleneticealmışsa —örneğin Ali Babacan veyaalanındarüştünüispatlamışuzmankadrolar— ekonomiyönetimininbaşınagetirilmelive tam yetkiyledonatılmalıdır.
  • Milli GüvenlikveDış Politika: Sınırgüvenliğivebekahassasiyetinesahipaktörlerkararsüreçlerinedahiledilmelidir. DışpolitikamızyalnızcatekbircoğrafyayaveyaFilistinmeselesinesıkıştırılamaz. Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya veküreselkurumlareksenindeçokkatmanlıbirdiplomasiişletilmelidir. BirleşmişMilletlergibiuluslararasıarenadabiradayımız, birtezimizvarsa; iktidar, muhalefet, TÜSİAD vesiviltoplum hep birlikteküreselmuhataplarınıhareketegeçirmelidir.

 

Türkiye'nin ihtiyacı: Millî mutabakatveortakakıl…

Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunları tek bir siyasi partinin, tek bir liderin veya tek bir ideolojik çevrenin çözmesi beklenemez.

Ekonomiden anlayan uzmanların, dış politikayı bilen diplomatların, güvenlik alanında tecrübeli kadroların ve toplumun farklı kesimlerinin ortak akılla hareket etmesi gerekir.

Bu noktada siyasi partiler arasında millî menfaatler temelinde bir mutabakat oluşturulmalıdır.

· Ekonomide liyakatli kadrolar ve sürdürülebilir birtoparlanmaprogramıhazırlanmalıdır.

· Dış politikada Balkanlar, Kafkasya, Türk Dünyası, Orta Doğu ve Avrupa ile ilişkiler bütüncül bir stratejiyle ele alınmalıdır.

· Savunma sanayii, teknoloji, yazılım ve yapay zekâ alanlarında millî kapasite geliştirilmelidir.

· Terörle mücadelede güvenlik, hukuk ve toplumsal bütünlük birlikte gözetilmelidir.

· Siyasi farklılıklar, millî menfaatler söz konusu olduğunda ortak hareket etmeye engel olmamalıdır.

Türkiye'ninFilistinmeselesineduyduğu hassasiyet elbette önemlidir. Ancak dış politikamız yalnızca tek bir meseleye indirgenemez. Türkiye'nin küresel ölçekteki çıkarları, tarihî bağları ve stratejik sorumlulukları çok daha geniştir.

Birleşmiş Milletler’e Türk birgenelsekreterteklifimiz var.Böyleuluslararasıkuruluşlardaetkinlikiçinnedentoplumkesimlerikoordineliçalışmaz? TÜSİAD, MÜSİAD, Siyasi Partiler…Türkiye'nintemsilgücünü artırmak, diğer ülkelerle ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarıyla koordinasyon sağlamak da millîstratejimizinparçasıolmalıdır.

 

Psikolojik harp ve Türk milletininküreselgücü…

Türk milletinin gücü yalnızca askerî kapasitesinden veya ekonomik büyüklüğünden ibaret değildir.

Üç kıtaya yayılan tarihimiz, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayansoydaşlarımız, akrabalarımız, dindaşlarımızvekültürelbağlarımız; Türkiye'ye önemli bir stratejik derinlik kazandırmaktadır.

Bu bağlar, doğru politikalarla diplomatik, kültürel ve ekonomik etkiye dönüştürülebilir.

Psikolojik harp ve stratejik iletişim, bu noktada önemli araçlardır. Ancak bu araçlar, dezenformasyon ve manipülasyon amacıyla değil; hakikati anlatmak, millî menfaatleri savunmak ve uluslararası kamuoyunda güven oluşturmak için kullanılmalıdır.

Geçmişte Osmanlı Devleti'nin diplomasi, ticaret ve uluslararası ilişkiler alanlarında geliştirdiği stratejilerden ders çıkarmalıyız.

Tarih, yalnızcageçmişinhatırası değil; geleceğin stratejisini oluşturmak için de bir kaynaktır.

Türk Milleti’nintarihîbirikimi, kültürel bağları ve insan kaynağı, doğru değerlendirildiğinde büyük biretkikapasitesioluşturabilir.

 

Büyük Türk MilletiÇaresizDeğildir…

yedibinyıldırbutopraklarda bedel ödemişbir millet, çaresizliğemahkûmedilemez. Çünküvatan; özgürcesecdeedilen, kanlasulanmışvebedelicanlaödenmişkutlutoprağınadıdır.

Üçkıtadaayakizimiz, dünyanın her köşesindedindaşımız, kandaşımızveakrabamız var. TarihteOsmanlı, jeopolitikdengelerikendilehineçevirmekiçingerektiğinde reform süreçlerinidahiakılcıbirpsikolojik harp unsuruolarakkullanmıştır.

Bugün de Türkiye; kendiözevladıolan Kürt kardeşlerimiziistismaredenterörmaşalarına, ekonomiktetikçilerevezihniyetoperasyonlarınakarşısahipolduğubuderinbeşerivetarihigücüsahayasürmelidir.

Umutsuzluğayer yok. Büyük Türk milletiçaresizdeğildir; çünküçarebizzatmilletinkendisidir.

 

Büyük Türk milleti, çare sensing, kanındakikuvvet, geçmişindengelenteşkilatçılıkvemücadeleazmi!..

Değerlidostlar…

Bugün Türkiye'nin sorunları ağır olabilir. Ekonomik sıkıntılar, siyasi kutuplaşma, kurumsal zafiyetler ve toplumsal güven kaybı bizi yorabilir.

Ancak bütün bunlar, milletimizin çaresiz olduğu anlamına gelmez.

Türk milletinin tarihî tecrübesi, insan kaynağı, üretim kabiliyeti, kültürel birikimi ve dünyanın dört bir yanına uzanan bağları vardır.

İhtiyacımız olan şey; ortak akıl, millî irade, liyakat, adalet ve kararlılıktır.

Vatan sevgisini yeniden eğitimimizin, kültürümüzün ve toplumsal hayatımızın merkezine koymalıyız. Çocuklarımıza yalnızca geçmişin kahramanlıklarını anlatmakla kalmamalı; onlara bugünün sorumluluklarını da öğretmeliyiz.

Devlet kurumlarını siyasi hesaplardan uzak tutmalı, millî servetimizi korumalı, ekonomik bağımsızlığımızı güçlendirmeli ve toplumsal birlikteliğimizi yeniden tesis etmeliyiz.

Çünkü vatan sevgisi, yalnızca duygusal bir bağlılık değildir. Vatan sevgisi; çalışmak, üretmek, adaleti savunmak, emanete sahip çıkmak ve gerektiğinde fedakârlık yapmaktır.

Büyük Türk milleti!

Sen üç kıtada iz bırakmış, nice zorlukları aşmış, tarih boyunca yeniden ayağa kalkmayı başarmış bir milletsin.

Bugün de kendi geleceğini inşa edecek güce sahipsin.

Çaresiz değilsin. Çünkü çare sensin!

Kalınsağlıcakla.

 

E. Yb. Halil MERT

Strateji ve P/H. Uzmanı

 

KURT KIŞI GEÇİRİR, AMA YEDİĞİ AYAZI UNUTMAZ.

 

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Fısıltı HABERLERİ yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Halil MERT Emekli Yarbay ( YAZAR ) — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.