KENDİMİZE NE ZAMAN UĞRADIK?

Özlem GÜRBÜZ ( YAZAR )

24-09-2026 10:57

KENDİMİZE NE ZAMAN UĞRADIK?

Sabah gözümüzü açar açmaz saate bakıyoruz. Ardından telefona… Kim ne yazmış, kim ne paylaşmış, bugün hava nasıl olacak, yetişmemiz gereken işler neler? Daha yataktan kalkmadan günün telaşına çoktan başlamış oluyoruz. Sanki hayat, biz daha kahvemizi bile içmeden bizden bir şeyler bekliyor.

Peki, hiç düşündünüz mü; bütün bu koşuşturmanın içinde kendimize ne zaman uğruyoruz?

Günler birbirinin peşinden geliyor. Pazartesi başlıyor, bir bakıyoruz cuma olmuş. “Hafta sonu biraz dinlenirim,” diyoruz. Hafta sonu geliyor; alışveriş, ev işleri, ziyaretler, telefonlar, ertelenmiş işler derken pazar akşamı oluveriyor. Sonra yeniden pazartesi…

Bazen hayatı gerçekten yaşamaktan çok, hayatın yapılacaklar listesini tamamlamakla meşgulüz.

Üstelik yalnızca işler değil, insanlar da bizden sürekli bir şey bekliyor. Birine göre daha anlayışlı olmamız gerekiyor, bir başkasına göre daha ilgili. Kimi zaman iyi bir evlat, kimi zaman iyi bir eş, iyi bir arkadaş, iyi bir çalışan olmaya çalışıyoruz. Herkesi memnun etmeye uğraşırken kendimize karşı ne kadar iyi olduğumuzu ise pek sormuyoruz.

Oysa insanın kendisine de yetişmesi gerekiyor.

Bir akşam hiçbir yere gitmeden evde oturmak mesela… Sessizce bir kahve içmek, sevdiğimiz bir kitabın birkaç sayfasını okumak, pencereden dışarı bakmak… Bunlar küçük şeyler gibi görünüyor. Fakat bazen insanın en çok ihtiyacı olan şeyler tam da bunlar.

Çünkü hayat yalnızca büyük kararlarla, büyük başarılarla ve büyük değişimlerle ilerlemiyor. Bir çayın yanında yapılan samimi bir sohbet de hayatın bir parçası. Uzun zamandır dinlemediğimiz bir şarkıyı yeniden açmak da… Yağmuru izlemek, yürürken gökyüzüne bakmak, sevdiğimiz biriyle gülmek de…

Belki de büyüdükçe unuttuğumuz en önemli şeylerden biri bu: Mutluluk her zaman büyük olayların içinde saklı değil.

Çocukken zamanın nasıl geçtiğini bilmezdik. Bir sokak oyunu saatler sürerdi. Bir dondurma, koca bir yaz demekti. Tatilde günler bitmek bilmezdi. Şimdi ise zamanın hızından şikâyet ediyoruz. Belki zaman hızlanmadı. Belki biz, her şeyi aynı anda yapmaya çalıştığımız için hiçbir anın içinde yeterince kalamıyoruz.

Telefonlarımızın hafızasında binlerce fotoğraf var ama kaçının içindeki anı gerçekten hatırlıyoruz?

Masada otururken telefon elimizde. Bir arkadaşımızla konuşurken aklımız başka yerde. Bir film izlerken bildirimlere bakıyoruz. Dinlenirken bile kendimizi suçlu hissediyoruz. Sanki durursak geride kalacakmışız gibi…

Oysa bazen geride kalmak değil, durup nefes almak gerekiyor.

İnsanın kendisini dinlemesi de bir ihtiyaç. “Ben gerçekten ne istiyorum?” diye sormak, başkalarının beklentilerinden bağımsız olarak kendi sesimizi duymaya çalışmak gerekiyor. Çünkü insan, sürekli başkalarının hayatına yetişmeye çalışırken kendi hayatının içinde misafir gibi kalabiliyor.

Belki bugün kendimize küçük bir iyilik yapabiliriz.

Her şeyi yetiştirmeye çalışmayabiliriz. Her telefona hemen cevap vermeyebiliriz. Her davete gitmek, herkesi memnun etmek, her tartışmayı kazanmak zorunda olmadığımızı hatırlayabiliriz. Bazen “Bugün biraz kendime zaman ayıracağım,” demek de gayet makul bir karar.

Çünkü insanın kendisiyle kurduğu ilişki, hayatındaki diğer bütün ilişkilerin de temelini oluşturuyor.

Kendimize kızdığımız kadar kendimizi anlayabiliyor muyuz? Başkalarına gösterdiğimiz hoşgörünün birazını kendimize gösterebiliyor muyuz? Bir hata yaptığımızda, sevdiğimiz bir arkadaşımıza söyleyeceğimiz cümleyi kendimize de söyleyebiliyor muyuz?

Belki de asıl mesele burada.

Hayatın bize sunduğu zamanın ne kadar olduğunu bilmiyoruz. Fakat elimizde olan zamanı nasıl yaşayacağımız konusunda bazı seçimlerimiz var. Her günün mükemmel olması gerekmiyor. Her şeyin yolunda gitmesi de… Bazen kötü bir günün ardından yalnızca “Bugün de geçti,” diyebilmek bile yeterli.

O yüzden bugün bir an duralım.

Telefonu biraz kenara bırakalım. Kahvemiz soğumadan içelim. Sevdiğimiz şarkıyı açalım. Pencereden dışarı bakalım. Ve kendimize şu basit soruyu soralım:

“Ben nasılım?”

Belki uzun zamandır kimsenin bize sormadığı, bizim de kendimize sormayı unuttuğumuz soru budur.

Hayat devam ediyor. İnsanlar geliyor, insanlar gidiyor. Planlar değişiyor, bazı kapılar kapanıyor, bazıları hiç beklemediğimiz anda açılıyor. Biz ise bütün bu değişimin ortasında kendimizle birlikte yürümeye devam ediyoruz.

Öyleyse arada bir kendimize de uğrayalım.

Çünkü hayatın bütün telaşı içinde kaybetmememiz gereken kişi, yine kendimiziz.

DİĞER YAZILARI KELİMELERİN ARDINDAKİ İNSAN 01-01-1970 03:00 CİTTASLOW ŞEHİRLERİ 01-01-1970 03:00 KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURABİLMEK 01-01-1970 03:00 HER İZLEYEN DESTEKÇİ DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 İYİ NİYET Mİ, KONTROL ETME İSTEĞİ Mİ?  01-01-1970 03:00 İLİŞKİLERDE BİTMEYEN TÜKETİM ARZUSU 01-01-1970 03:00 YAŞLILARA HÜRMETİN VE SAYGININ ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 ADALET VE SORUMLULUK DENGESİ 01-01-1970 03:00 YENİ KURULAN YUVAYI KORUMAK 01-01-1970 03:00 KURBAN BAYRAMI VE MANEVÎ DEĞERLERİMİZ 01-01-1970 03:00 EVLİLİKTE ALAN KORUMAK NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ ?  01-01-1970 03:00 KENDİ HAYATININ MERKEZİ OLMAK 01-01-1970 03:00 KORKUDAN DEĞİL, GÜVENDEN DOĞAN EĞİTİM 01-01-1970 03:00 YAZIN SESSİZ GELİŞİ 01-01-1970 03:00 AYNI ETKİNLİKLERDE BULUŞMANIN GÜCÜ 01-01-1970 03:00 HELALLİK MESELESİ 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYEN BASKI 01-01-1970 03:00 BAYRAMIN GETİRDİĞİ MANEVÎ HUZUR 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIN DİLİNDE MEKKE SEVGİSİ 01-01-1970 03:00 EVREN TEK Mİ?  01-01-1970 03:00 YUVAYI AYAKTA TUTAN DENGE 01-01-1970 03:00 BİLİMİN SINIRLARINDA DOLAŞMAK 01-01-1970 03:00 HAYIR DEMEYİ BİLMEK  01-01-1970 03:00 SEVGİ CAN YAKMAZ 01-01-1970 03:00 GEÇMİŞTEN DERS, GELECEĞE UMUT 01-01-1970 03:00 MASUM EĞLENCEDEN DİJİTAL BAĞIMLILIĞA 01-01-1970 03:00 SOSYAL MEDYA EKRANINDAKİ YANILTICI AŞK 01-01-1970 03:00 HAYATTA KALMA SANATININ GÖRÜNMEZ YÜZÜ 01-01-1970 03:00 YEŞİL YAPAY ZEKA İÇİN POLİTİKA ÇERÇEVESİ 01-01-1970 03:00 TOPLUMSAL KİMLİĞİN GÜNLÜK YÜZÜ 01-01-1970 03:00 HAYAT ARKADAŞI OLMAK 01-01-1970 03:00 EĞİTİMLE DEĞİŞEN DÜNYAMIZ 01-01-1970 03:00 BOŞANMALARIN ARTIŞI 01-01-1970 03:00 SORUMLULUK 01-01-1970 03:00 EVLİLİKTE BİZ OLABİLMEK 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN YERLİ ÜRETİM GÜCÜ 01-01-1970 03:00 MAKİNELER ÇAĞINDA İNSANLIK 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 SESSİZ KAHRAMANLIK 01-01-1970 03:00 YENİ BİR YUVA 01-01-1970 03:00 İKİ YÜREK 01-01-1970 03:00 HAYATTAYIZ AMA YAŞIYOR MUYUZ? 01-01-1970 03:00 SESSİZ DUA 01-01-1970 03:00 BİZ DİYE BAŞLAYAN HİKÂYE 01-01-1970 03:00 KOMŞULUK HAKKI NE DEMEKTİR ? 01-01-1970 03:00 SESSİZ DERİNLİKLERİN KALEMİ AYDIN BENLİ 01-01-1970 03:00 KUTSAL SINAV 01-01-1970 03:00 RUHUMUN MEVSİMLERİ 01-01-1970 03:00 SAĞLIKLI YUVALARDA TEMEL 01-01-1970 03:00 KIRIK OLSA DA ATAN BİR KALP 01-01-1970 03:00 GERÇEK İNSANLIK, GERÇEK MERHAMET 01-01-1970 03:00 DOĞA'NIN KANUNU İLAHİ DÜZEN MİDİR? 01-01-1970 03:00 DOĞA'NIN KANUNU İLAHİ DÜZEN MİDİR? 01-01-1970 03:00 BOŞANMAK VE İNSANLAR 01-01-1970 03:00 BAYRAMLAR 01-01-1970 03:00 BAYRAMLAR 01-01-1970 03:00 EĞRİ ZAMANDA DOĞRU DURABİLMEK 01-01-1970 03:00 YOLCU 01-01-1970 03:00 KADINLAR 01-01-1970 03:00 ÇARELER TÜKENMEZ 01-01-1970 03:00 HAYAT ÇOK KISA 01-01-1970 03:00 14 ŞUBAT 01-01-1970 03:00 ANKSİYETE'NİN SEBEPLERİ 01-01-1970 03:00 MERHAMET 01-01-1970 03:00 KÖTÜLÜK 01-01-1970 03:00 ALIŞVERİŞTEKİ MODERNLİK 01-01-1970 03:00 ÜÇ AYLAR ! 01-01-1970 03:00 TRAFİKTE ! 01-01-1970 03:00 DEĞİŞMEYEN 01-01-1970 03:00 NARSİSTLİK 01-01-1970 03:00 ÖNEMSEYENLE ÖNEMSEMEYEN 01-01-1970 03:00 TÜRKÜLER 01-01-1970 03:00 İSHAK PAŞA SARAYI 01-01-1970 03:00 DOLU DİZGİN YILLAR 01-01-1970 03:00 DÜZ MANTIK 01-01-1970 03:00 HERKES Mİ, HER ŞEY Mİ YORGUN? 01-01-1970 03:00 RÜYALAR 01-01-1970 03:00 NEREDEN GELDİĞİNİ UNUTMA! 01-01-1970 03:00 SOKAKLARDA GÜVEN 01-01-1970 03:00 MUTLULUĞUN SIRRI 01-01-1970 03:00 ESKİLERİ ATMAK OLMAZ 01-01-1970 03:00 KUSUR ARAYAN KUSURLUDUR 01-01-1970 03:00 GÖNÜLLÜ OLMAK 01-01-1970 03:00 ESKİYE DÖNMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 İLGİNÇ İNANÇLAR 01-01-1970 03:00 ÇARESİZLİK 01-01-1970 03:00 BİLEMEZSİN YÂR 01-01-1970 03:00 KALBE İŞLENMİŞSE ZULÜM 01-01-1970 03:00 ZAMANI ANIMSIYORUM 01-01-1970 03:00 DOST ACI SÖYLER 01-01-1970 03:00 YAZ GELDİ 01-01-1970 03:00 TOK AÇIN HALİNDEN NE ANLAR  01-01-1970 03:00 MİTOLOJİLER, EFSANELER VE GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 EĞLENMEYİ GERÇEKTEN BİLİYOR MUYUZ?  01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLERİMİZ 01-01-1970 03:00 KALABALIKTA BİLE YALNIZ 01-01-1970 03:00 BUGÜN 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 01-01-1970 03:00 KİTAPLARIN ANLAMLI GÜCÜ 01-01-1970 03:00 HANGİ ACI UNUTULUR?  01-01-1970 03:00 DÜNYA OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ 01-01-1970 03:00 KALPLERİMİZ MIDIR KURUYAN YOKSA ?  01-01-1970 03:00 HAYALLERİNİZİ HAYATLARINIZA KATIN 01-01-1970 03:00 YALAKALIK DA YALANDAN MIDIR ? 01-01-1970 03:00 AŞK MI, MANTIK MI? 01-01-1970 03:00 ÇOK MU, YOKSA ÖZ MÜ KONUŞMAK?  01-01-1970 03:00 AKRAN ZORBALIĞI 01-01-1970 03:00 BU NASIL BİR KIŞ? 01-01-1970 03:00 NEYİN PEŞİNDEYİZ? 01-01-1970 03:00 "MAŞALLAH" DEMEK ZOR MU ? 01-01-1970 03:00 BİZİM ÇOCUKLARIMIZ 01-01-1970 03:00 ÖNYARGI MI, EMPATİ Mİ? 01-01-1970 03:00 YAPAY GIDALAR 01-01-1970 03:00 HER ÇOCUK DEĞERLİDİR 01-01-1970 03:00 PAYLAŞMAK      Dünyada yapılması gereken en büyük iyiliklerden biri de hiç şüphesiz paylaşmaktır. Her ne kadar bu gerekli bir iyilik olarak düşünülse de, tamamen tercihe dayalıdır. Yaptığımız tercihlerin olumlu ve olumsuz yö 01-01-1970 03:00 TÜRBE ZİYARETLERİ 01-01-1970 03:00 HAYVAN SEVGİSİ VE BİLİNCİ 01-01-1970 03:00 HATA! 01-01-1970 03:00 BİTKİLERDEKİ BİLİMSEL VE BİLİNMEYEN GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 İNSAN HAFIZASI 01-01-1970 03:00  KIRMIZI NOKTA 01-01-1970 03:00 KÜRESEL ISINMADAKİ ROLÜMÜZ 01-01-1970 03:00 SİZİ SEVİYOR ZANNETTİĞİNİZ KİŞİ 01-01-1970 03:00 SEVEN ALDATMAZ 01-01-1970 03:00 PARA'NIN SATIN ALAMAYACAĞI GÜÇLER 01-01-1970 03:00 ÖFKE KONTOLÜ 01-01-1970 03:00 KISA BİR EMEK ÖYKÜSÜ 01-01-1970 03:00 ANNELİK – BABALIK GÖREV Mİ, DUYGU MU? 01-01-1970 03:00 MEKTUPLARIN EVRİMSELLEŞME SÜRECİ 01-01-1970 03:00 SOSYAL MEDYA'NIN FARK EDİLMEZLİĞİ 01-01-1970 03:00 KARS - ANİ HARABELERİ 01-01-1970 03:00