ZAMANIN İÇİNDEKİ SONSUZLUK: KADİR GECESİ
Zaman, çoğumuz için durmaksızın akıp giden bir nehir gibidir. Ancak hayatın o yoğun, bazen gürültülü akışı içerisinde öyle anlar vardır ki sanki zaman durur; kâinatın kalbi, yaratıcısının huzurunda sessizliğe gömülür. İşte Kadir Gecesi, takvimlerin yaprakları arasında gizlenmiş, ömrün geri kalanını aydınlatabilecek bir nur şafağıdır.
İslam inancında bu gece, doğrudan vahiy ile müjdelenmiştir. Kur'an-ı Kerim'de yer alan Kadir Suresi, bu gecenin büyüklüğünü şöyle tarif eder: "Şüphesiz biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır." (Kadir, 97/1-3). Ayetin işaret ettiği "bin ay", yaklaşık seksen üç yıllık bir ömre tekabül eder. Bu, bir insanın ömrüne sığdıramayacağı kadar büyük bir rahmetin, tek bir geceye sığdırılmasıdır.
Kadir Gecesi, sadece geçmişin muhasebesi değil, geleceğin inşasıdır. Meleklerin ve Ruh'un (Cebrail) yeryüzüne inişi, sema ile arzın arasındaki perdelerin kalktığı bir "selam" ve esenlik anıdır. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar süren bir huzur iklimidir.
Peki, biz bu geceyi nasıl değerlendirmeliyiz? Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bu kutlu vaktin sırrını ve faziletini şu hadis-i şeriflerle bizlere ışık tutarak anlatmıştır: "Kim Kadir Gecesini, faziletine inanarak ve mükâfatını Allah’tan bekleyerek ibadetle ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır." (Buhârî, Fadlu Leyleti’l-Kadr, 1).
Efendimiz (s.a.v.), bu gecenin aranması konusunda bizleri teşvik etmiş ve son on günün tekli gecelerine işaret etmiştir. Hz. Âişe validemizin, "Eğer o geceye ulaşırsam nasıl dua edeyim?" sorusuna verdiği cevap ise gecenin özünü özetler: "Allahümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fü annî" (Allah'ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet.) (Tirmizî, Deavât, 84).
Kadir Gecesi, camilerin dolup taştığı bir geceden öte, insanın kendi iç dünyasına yolculuk yaptığı bir arınma mevsimidir. İnsanın Rabbiyle olan bağını tazelediği, hata ve kusurlarını O’nun sonsuz merhametine emanet ettiği bir kurtuluş kapısıdır.
Bazen hayat, binlerce ay süren bir karanlık gibi gelebilir. Ancak bir Kadir Gecesi, o karanlığı dağıtacak ışığı taşır. Önemli olan, o geceyi sadece bir takvim yaprağı değil, ruhumuzu yeniden inşa edeceğimiz bir "milat" olarak görmektir. Zira kâinatın sustuğu, meleklerin yeryüzüne indiği bu vakitte, en büyük mucize belki de bizim kendi gönlümüzde gerçekleşecektir.
Bizlerde bu geceye peygamber efendimiz sav in şu duası ile bitirelim
Ey Allah'ım sen affedicisin affetmeyi seversin beni annemi babamı sevenlerimi sevdiklerimi sevdiklerimin sevdiklerini afvu mağfiret eyle. Bu mübarek gecenin bereketinden mahrum eyleme
amin amin elafu amin
Muhammed Osman saka