Sosyal medyada gördüğüm bu karikatür beni yıllar öncesine getirdi. 1979 - 1980 Eğitim Öğretim yılı. Karasu Lisesi ( Orta Okulu ) Orta birinci sınıfa gittiğim yıl. Okulumuzun karşısında Karasu Devlet Hastanesi vardı. Duvardan atlar, hastane bahçesinden çiçek çalardık. Bizi gören hizmetli memur arkamızdan kovalamaya başlardı. Bizse duvardan atlar kendimizi okulun bahçesine zor atardık. Tek amacımız vardı. Hocamıza çiçek vermekti. Nereden? Nereye? Babalarımız köy kahvesinde, sokakta veya okulda öğretmeni görünce " Hocam " diye hitap ederdi. Ahmet Bey veya Mehmet Bey diye hitap edilmez. Direk Hocam diye hitap edilirdi. Yani öğretmen sadece okulda çocuklar için eğitici ve öğretici olduğu gibi okul dışında da yetişkinler içinde örnek alınacak topluma yön veren, hatta halk arasında Ali Okulu diye tabir edilen akşam okullarında yüzlerce ve hatta binlerce yetişkin insana okuma yazma öğreten öğreterek toplumu aydınlatan ve toplumun temel taşı olan öğretmenlerimiz, ulusal basından izlediğimiz haberlerde öğrencisi tarafından öldürülürken, veli tarafından darp ediliyor. Oysa bir harf öğreten öğretmenin kırk yıl kölesi olurduk biz!