BABAMA AĞIT

 

Baba, sensiz geçen günler yük oldu sırtıma,

Dertler düğüm düğüm çöktü garip bahtıma.

Ne zaman gözlerim dolsa adını anarım,

Sesin gelmez uzaklardan, içime ağlarım.

 

Kapının önünde kaldı çocukluk günlerim,

Bir sen vardın dünyamda, bir de güzel düşlerim.

Şimdi ne gölgen var benimle ne sıcak elin,

Yetim kaldı yüreğimde açan bütün güllerin.

 

Dağlara sordum seni, rüzgâra haber saldım,

Gece boyu yıldızlarla dertleşip ağladım.

Bir mezar taşı değil özlediğim inan ki,

Başımı yaslayacağım o baba ocağıydı.

 

Dünya döner durur da eksik kalır bir yanı,

Baba hasreti yakarmış insanın her anını.

Yıllar geçti aramızdan, dinmedi bu sızı,

İçimde kor ateştir ayrılığın yazısı.

 

Günün birinde ben de düşersem kara toprağa,

Belki yine kavuşuruz aynı sonsuz durağa.

O vakit boynum bükük demem “neden gittin” diye,

Sarılırım çocuk gibi özlediğim ellerine.