Aynada Gördüğünüz Siz misiniz, Yoksa Toplumun Diktiği Bir Kostüm mü?

Seyfettin BUDAK ( YAZAR )

01-04-2026 12:15

Aynada Gördüğünüz Siz misiniz, Yoksa Toplumun Diktiği Bir Kostüm mü?

Peki ya her sabah uyandığınız o tanıdık hayat, aslında başkalarının ellerinde şekillenmiş, size yalnızca giymeniz için uzatılmış bir kostümden ibaretse? 
Bu soru, ilk bakışta fazlasıyla sert ve hatta abartılı gelebilir. Ancak bir an durup çevrenize, hatta kendi içinize dönüp bakmayı deneyin. Ofiste “mükemmel çalışan” rolünü oynarken, bir yandan da içinizde şiirler fısıldayan, resim yapmayı ya da yalnızca özgürce düşünmeyi arzulayan biri değil misiniz? 
Ailenizin gurur duyması için seçtiğiniz mesleği icra ederken, ruhunuzun derinliklerinde bir sanat atölyesinde kaybolma hayali kurmuyor musunuz? 
Sosyal medyada sergilediğiniz o kusursuz profil, gerçekten sizi mi anlatıyor, yoksa beğeniler için inşa edilmiş bir vitrin mi? 
İşte tam bu noktada, bir sabah aynaya bakarsınız ve karşınızdaki yüz size garip gelir. Sanki orada duran siz değil, bir yabancıdır. Ve içinizden sessiz bir çığlık yükselir: “Bu hayat gerçekten benim mi? Bu seçimler bana ait mi?”
Sosyal psikolog Erving Goffman’ın “dramaturjik model” olarak bilinen yaklaşımına göre, insanlar tıpkı bir tiyatro sahnesinde olduğu gibi gündelik hayatta da çeşitli roller üstlenir. İş yerinde bir profesyonel, aile yanında uslu bir evlat, arkadaş ortamında komik ve rahat bir dost… 
Tüm bu maskeler aslında uyum sağlamak, onaylanmak ve reddedilme korkusunu bastırmak için vardır. Ancak sorun şu ki, rolleri o kadar sık ve o kadar uzun süre oynarız ki zamanla asıl yüzümüzü unuturuz. Maskenin altındaki benlik körelir, sessizleşir ve nihayetinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
Nörobilimsel araştırmalar da bu durumu destekler. Beynimizdeki ayna nöronlar, başkalarının bize yönelik beklentilerini ve tepkilerini içselleştirmemize yardımcı olur. Bu evrimsel miras, toplum içinde hayatta kalmamızı kolaylaştırırken aynı zamanda bir tuzağa da dönüşebilir.
Sürekli dışarıdan gelen onay sinyallerine bağımlı hale geliriz. Bir iş toplantısında aldığımız takdir, sosyal medyada gelen beğeniler ya da aile büyüklerimizin “Ne güzel çocuk” sözü, beynimizin ödül merkezini harekete geçirir. Fakat bu ödüllerin her biri, kendi ruhumuzdan küçük bir parçayı satmak pahasına elde edilir. Kalabalıklar alkışlarken, içinizdeki ses giderek daha da kısılır. Ta ki bir sabah uyandığınızda o sesi hiç duyamaz olana dek...
Varoluşçu filozof Jean-Paul Sartre’ın uyarısı oldukça çarpıcıdır: “İnsan özgürlüğe mahkûmdur.” Bu korkunç bir sorumluluktur, çünkü her an seçim yapmak, her “evet” dediğimiz şeyin aslında bir “hayır” anlamı taşıdığının farkında olmak demektir. Toplumsal rollere sığınmak, bu sorumluluktan kaçmanın en kolay yoludur. “Ben böyle istedim” demek yerine “Herkes böyle yapıyor” ya da “Ailem böyle bekliyor” demek, özgürlüğün getirdiği kaygıdan kaçıştır. Sartre bu durumu “kötü niyet” (mauvaise foi) olarak adlandırır. Kendimizi bir nesneye, bir role indirgeyerek özgürlüğümüzü inkâr ederiz.
Nietzsche ise daha keskin bir bıçakla gelir: “Kendin olma cesareti göster; yoksa seni başkaları şekillendirir.” Bu söz, modern bireyin en derin yarasına parmak basar. 
Peki ya cesaretiniz yoksa? O zaman hayatınız bir trajediye dönüşür. Başkalarının yazdığı senaryoda figüran olursunuz. Belki maaşınızı alır, terfinizi yaparsınız, evlenir, çocuk sahibi olursunuz. Ama tüm bunlar olurken içinizde bir şey hep eksiktir. O eksiklik, Nietzsche’nin “amor fati” (kaderini sevme) çağrısını kaçırmanın bedelidir. Kendi kaderinizi sevmek yerine başkalarının kaderini taklit ettiğinizde, hayat sizin değil başkalarının eseri olur.
Fransız düşünür Pierre Bourdieu’nün “habitus” kavramı, içinde büyüdüğümüz çevrenin nasıl ikinci bir doğa haline geldiğini anlatır. 
“Komşular ne der?” korkusuyla giydiğimiz ruhsuz kıyafetler, aslında toplumsal sınıfın ve beklentilerin bir yansımasıdır. Takdir görmek için katlandığımız anlamsız iş toplantıları, sadece bireysel hırslarımızın değil, aynı zamanda kapitalist sistemin üretim ve tüketim ritüellerinin bir parçasıdır. 
Beğeni almak için kurduğumuz yapay sosyal medya sahneleri ise Zygmunt Bauman’ın deyimiyle “akışkan modernite”nin en tipik görünümleridir: Kimliklerimiz sürekli yeniden inşa edilir, sergilenir ve tüketilir.
Bu noktada unutmamak gerekir ki, her onay aldığımızda aslında kendi ruhumuzdan bir parça satarız. Kalabalıklar alkışlarken, içinizdeki ses giderek kısılır. Bir gün uyanıp da o sesi hiç duyamadığınızda, işte o zaman anlarsınız. Kostümü siz giymemişsinizdir; kostüm sizi giymiştir.
Gerçekten Kimsiniz?
Bu hayatın yüzde kaçı gerçekten sizin seçimlerinizden oluşuyor? Yüzde 80 mi, yoksa belki sadece yüzde 20 mi?
Aileniz ve yakın çevreniz size hiçbir şey söylemeseydi, bugünkü mesleğinizi yapıyor olur muydunuz? Ya da şu an yaşadığınız şehirde, bu evde, bu ilişkinin içinde olur muydunuz?
Sosyal medyadaki profil fotoğrafınız, gerçekten sizi yansıtıyor yoksa onaylanma arzunuzun dijital bir vitrini mi?
En son ne zaman “hayır” dediniz ve bu “hayır” sizi gerçekten mutlu etti?
Çıkış Yolu Var mı?
Elbette var. Ancak bu yol, konfor alanınızdan çıkmanızı, belki de bazılarınız için yalnızlaşmayı göze almanızı gerektirir. İşte size küçük ama etkili bir deney:
Bir kâğıt alın ve en üste şu soruyu yazın: “Ben kimim?” Ardından, toplumun, ailenizin, iş arkadaşlarınızın ve sosyal medya takipçilerinizin size dayattığı tüm sıfatları listeleyin. Mühendis, anne, baba, kariyer kadını, başarılı insan, yardımsever komşu, fedakâr evlat… 
Bu sıfatların her birini dikkatlice çizin. Üzerini karalayın. Onları birer birer ortadan kaldırın. Geriye kalan kelime ya da kelimeler ne? 
İşte o, öz benliğinizin çığlığıdır. O çığlık belki çok küçük, belki korkmuş, belki de öfkeli olacaktır. Ama emin olun, oradadır.
Kendi yolunuza cesaret ettiğinizde yalnız kalabilirsiniz. Başkalarının alkışı susabilir. Takipçi sayınız düşebilir. Aileniz sizi “acaba hasta mısın?” diye sorgulayabilir. 
Ama şunu unutmayın!
Başkasının yolunda kaybolmaktansa, kendi yolunda yalnız yürümek özgürlüktür. Ve özgürlük, bedeli ne olursa olsun, yaşamaya değer.
Eğer hâlâ başkalarının alkışı için nefes alıyorsanız, toplumsal “başarı” tanımlarına hapsolduysanız ve içinizdeki fısıltıyı susturduysanız, bilin ki aynada gördüğünüz siz değilsiniz. O, size giydirilmiş bir kostümün yansımasıdır. Ne var ki kostümü giyen siz olduğunuz gibi, onu çıkarma gücü de yine sizdedir.

DİĞER YAZILARI Zamanın Kuantum Hapishanesi: Entropi ve Kaybolan Benliğin Anatomisi 01-01-1970 03:00 Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa: İnsanın Duygusal Arkeolojisi ve Algoritmik Kuşatma 01-01-1970 03:00 Gölge Operasyonu: Beynimizdeki "Sistem" Fitresi ve Toplama İnsanların Senfonisi  01-01-1970 03:00 MERHAMETİN İNFAZI  01-01-1970 03:00 Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler: Aktivizmin Görünmeyen Kör Noktası 01-01-1970 03:00 Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı? 01-01-1970 03:00 İnsanı İnsan Yapan Nedir? Sahip Oldukları mı, Vazgeçebildikleri mi? 01-01-1970 03:00 İnsanlık Yeni Bir Bayram Hikâyesi Yazamaz mı? 01-01-1970 03:00 Görünmek mi, Var Olmak mı? 01-01-1970 03:00 Zalimin Karşısında, Mazlumun Yanında 01-01-1970 03:00 Kayısının Gölgesinde Kayıp Bir Dünya: Mahalle Nereye Kayboldu? 01-01-1970 03:00 Bir Ay Aç Kalıyoruz; Peki On Bir Ay Neye Tokuz? 01-01-1970 03:00 Neden Lise Yılları Unutulmaz? 01-01-1970 03:00 Geç Kalan Ruhlar Çağında İnsan Neye Yorulur? 01-01-1970 03:00 Uyanış ve Sürüden Ayrılan Penguen: Yaşamak mı, Sürüklenmek mi? 01-01-1970 03:00 Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi? 01-01-1970 03:00 İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur? 01-01-1970 03:00 Tek Bir Taşla Kaç Kuş Vurulur? 01-01-1970 03:00 Nöronların Sessiz Bilgeliği: Benliğin Ötesinde Bir Yaşam Mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Zamanı Bükmek: Beklentinin Kaygıya Dönüştüğü Yerde Yaşam Felsefesi 01-01-1970 03:00 Sadakat Ölçüsü Kaybolunca İnsan Kalmak Mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Beyin Bir Bilgisayar Değilse, Zihin Nasıl Oluşur? Prof. Dr. Türker Kılıç’ın Şaşırtıcı Cevapları 01-01-1970 03:00 “Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…” 01-01-1970 03:00 İnsan Neden Yaptığı Şeyin Hemen Sonucunu Görmek İster? Ve Neden Aniden Pişman Olur? 01-01-1970 03:00 Sessizliğin Bedeli: Düşünmeyi Unutan İnsan mı Oluyoruz? 01-01-1970 03:00 Neden Doymuyoruz? 01-01-1970 03:00 Neden İyi Olan Kaybeder? Bir İnsanlık Dramı Olarak "Kazık Yemek" 01-01-1970 03:00 Kaderin Kaldırımında Özgürlüğümüz Ne Kadar? 01-01-1970 03:00 Kolumuzdaki Saat Zamanı mı Gösteriyor Yoksa İçimizdeki Boşluğu mu? 01-01-1970 03:00 Kaderin Dili Cesaretin Çığlığı mı, Korkunun Fısıltısı mı? 01-01-1970 03:00 Dahilik mi, Delilik mi? 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 Zihnin Sırtında Taşıdığınız Görünmez Yükler Ruhunuzu Nereye Sürüklüyor? 01-01-1970 03:00 Görünmeyen Renklerin İsyanı 01-01-1970 03:00 Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi? 01-01-1970 03:00 Ölümün Tesellisi Bir gün, nefes yavaşlayacak, beden toprağa karışacak… Peki ya siz? 01-01-1970 03:00 Ölümden Sonra Dirilişe Neden İnanayım? 01-01-1970 03:00 Anlamı Ararken Kaybolmak: Gerçekten Ne Arıyoruz? 01-01-1970 03:00 Toplama Bir Dünyada Toplama İnsanlarla Yaşamak 01-01-1970 03:00 Başkasının Mutluluğu Neden İçimizi Kemirir? İnsan Olmanın Sınavı Burada mı Saklı? 01-01-1970 03:00 Phoenix ve Jolie'nin Sessizliğe İsyanı: Gazze'de Çığlık Var, Siz Neden Hâlâ Sessizsiniz? 01-01-1970 03:00 Kırık Dökük Bir Ben ve Yeniden Başlama Umudu 01-01-1970 03:00 Hikâyelerim Öldü mü? 01-01-1970 03:00 Srebrenitsa'dan Gazze'ye Batı'nın Kan Lekeli Sessizliği 01-01-1970 03:00 Ekranın Gölgesinde Büyüyen Çığlık: Görmek Duyabilmek Midir? 01-01-1970 03:00 Medeniyetler Çatışmasına Doğru mu? Nükleer Silahlı Bir İsrail ve Batı İttifakı Dünyayı Nereye Sürüklüyor? 01-01-1970 03:00 Gerçekten Düşündüğünde Kaç Kişi Kalıyor Yanında? 01-01-1970 03:00 Kurban Bayramı mı, Kurban İnsanlık mı? 01-01-1970 03:00 Benimle Alay Ettiler, Sonra Ben Oldum 01-01-1970 03:00 Bir Mahallenin Kalbinde Unutulmuş Çocukluk Hatıraları 01-01-1970 03:00 “Beni Neden Kimse Merak Etmiyor?”: Sessizlikte Kendini Bulmak 01-01-1970 03:00 “Deprem Değil, İhmal Öldürür!” 01-01-1970 03:00 Zamanın Dili: Farkındalık ve Yaşamın Ritmi Üzerine Bir Yolculuk 01-01-1970 03:00 Ne Zaman İnsan Uslanacak? 01-01-1970 03:00 Bilinçli Zihnin Engellerinden Nasıl Kurtulabiliriz? 01-01-1970 03:00 Yetimler, Yoksullar ve Unutulanların Hüznü ile Birlikte Bayramı Yaşamak Bayram sabahı sofranızda her şey tam mı? 01-01-1970 03:00 Yazdığım "SEN RÜYALAR ÂLEMİNDESİN": Zaman Yolculuğu ve Yapay Zekânın İç İçe Geçtiği Film Senaryosunun Tanıtımı 01-01-1970 03:00 Gazze’de Ölüm Sıradanlaştığında, İnsanlık Nerede Duracak? 01-01-1970 03:00 Ramazan’da Zaman: Çizgisel Bir Yol mu, Yoksa Akışkan Bir Nehir mi? 01-01-1970 03:00 Bilgi Çağında Cehalet: Gerçek Neyi Gösteriyor? 01-01-1970 03:00 Tok Gözle Görülmeyen Gerçek: Orucun Toplumsal Vicdan Dokunuşu 01-01-1970 03:00 Dijital Çağda İnsan İlişkileri: Yakın mı, Uzak mı? 01-01-1970 03:00 İnsanlık ve İyi-Kötü Arasındaki İnce Çizgi: Aklın Rolü 01-01-1970 03:00 Zamanın Gölgesinde Kaybolmak: Geçmiş mi Gelecek mi? 01-01-1970 03:00 Yangın, İhmal ve Güvenlik: Bolu’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler 01-01-1970 03:00 Bolu'da Yangında Vefat Eden Vatandaşlarımız İçin Taziye Mesaj 01-01-1970 03:00 Kuantum Dünyasının Toplumsal Yaşam ve Din Alanında Olumlu ve Olumsuz Etkileri 01-01-1970 03:00 Ferdi Tayfur: Yağmurlu Bir Vedada Bırakılan Hatıra 01-01-1970 03:00 Kuantum Dünyası Çağında Nasıl Yeni Bir Din Dili Söylemi Geliştirebiliriz? 01-01-1970 03:00 Z Kuşağına Yönelik Nasıl Bir Din Dili Kullanmalı? 01-01-1970 03:00 Evrimsel Ahlak mı? İlahi Ahlak mı? İnsanlık Nerede Duruyor? 01-01-1970 03:00 Dijital Aşk: Sosyal Medya ve İnsan İlişkileri Üzerindeki Derin Etkiler 01-01-1970 03:00 Geleceği Şekillendiren Z Kuşağı: Dijitalleşen Dünyada Kimlik ve Değerler 01-01-1970 03:00 Teknolojik Dönüşüm: Yapay Zekâ İle İnsan Beyni Arasındaki İnce Çizgi 01-01-1970 03:00 Z Kuşağı İle Neden Kuşak Çatışması Yaşanır? 01-01-1970 03:00 Amaçsız Mutluluk Mu Mutlu Amaç Mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü Toplum İçin Reform Şart Mıdır?-2 01-01-1970 03:00 Güçlü Toplum İçin Reform Şart Mıdır?-2 01-01-1970 03:00 Güçlü Toplum İçin Değişim ve Süreklilik Şart Mıdır?-1 Süreklilik gücü ifade eder. 01-01-1970 03:00 İnsanla Eşit Midir? 01-01-1970 03:00 Alışkanlıklarımızın Sınırı Nereye Kadar Olmalı? 01-01-1970 03:00 Varlık Özgürlüğü Kısıtlar Mı? 01-01-1970 03:00 İyi bir Toplum Olmanın Sistem Şartı-2 01-01-1970 03:00 İyi Bir Toplum Olmanın Ahlak Şartı -1 01-01-1970 03:00 Gelenek Bir İnanç Mıdır? 01-01-1970 03:00 Bir Eylemin Ahlaki Değerini Belirleyen Şey Nedir? 01-01-1970 03:00 Allah (cc) İle İnsan Arasında Nasıl Bir Geçiş Var? 01-01-1970 03:00 Akıl İyi ve Kötüyü Ayırarak Mı İşler? 01-01-1970 03:00 Akıl Mı Fikir Mi Karışır? 01-01-1970 03:00 Dünyanın Metafizik Değerinin Kaynağı Nedir? 01-01-1970 03:00 Akıl ve Sağduyu İle Adalet Erdemi 01-01-1970 03:00 Ahlakın Kaynağı Evrimsel Süreç Midir? 01-01-1970 03:00 İnsandaki Doğal Ahlaki İlke Kanıtlanabilir Mi? 01-01-1970 03:00 Tükenmişlik Hissini Yaşamak 01-01-1970 03:00 İradenin Sevgi ve Merhamet Eylemi Akıl ve irade farklı… 01-01-1970 03:00 Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 İnsan Allah’ı (cc) Bilmeye Meyilli Bir Varlık Mıdır? 01-01-1970 03:00 Giysiye Bakıp Aldanmamak 01-01-1970 03:00 Aklı Ne Kadar Zıplatmak Gerekir? 01-01-1970 03:00 Acı İle Mutluluk Bir Arada Mı? 01-01-1970 03:00 Rasyonel Çaba Arttıkça Kesinlik Azalır Mı? Özünü Arayan Doktor Elli yaşında bir doktor 01-01-1970 03:00 Platon’a (MÖ 427-347) Göre Eğitim Nasıl Olmalı? 01-01-1970 03:00 Zevkimiz Okumaya Dönüşür Mü? 01-01-1970 03:00 Toplumun Rehberlik Servisi Aydınlar 01-01-1970 03:00 Kötüden İyi Çıkar Mı? Tophaneli Hırsız 01-01-1970 03:00 Galen’e Göre Ahlakın Kaynağı Doğuştan Mıdır?  01-01-1970 03:00 “Ben” Bilinci Üç Pizzacı 01-01-1970 03:00 Hayatın Gerilimlerini Aşmak Mümkün Müdür? Eski Günler 01-01-1970 03:00 İsteklerimiz Niçin Gerçekleşmiyor? 01-01-1970 03:00 Acının İçinde Sevgi Ve Merhamet Aranır Mı? 01-01-1970 03:00 Hayata Anlamlı Mı Anlamsız Mı Bakmalı? 01-01-1970 03:00 Allah (cc) Her Derde Kayıtsız Ve Sessiz Mi Kalır? Gizemli Göl 01-01-1970 03:00 Geleceğe İlişkin 100 Yıllık Öngörüler Jules Verne (1828-1905) Jules Verne 1863'te, “Yirminci Yüzyıl'da Paris” adlı bir roman yazdı, yaklaşan yüzyılı tahmin etmek için… 01-01-1970 03:00 Allah (cc) Niçin Yardım Etmiyor?!!!   01-01-1970 03:00 İnsanın Sorularla Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 İnsanın Sorularla Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 İman Mı İntihar Mı?/Tolstoy "Ben neyim?", "Niçin yaşıyorum?", "Görevim ne?" Sorularının cevabı; 01-01-1970 03:00 Yanılmışım Tanrı Varmış / Antony Flew 01-01-1970 03:00 Alfa Kuşağının Zihin Dünyasını Okumak 01-01-1970 03:00 Sözün Özleri 01-01-1970 03:00 Z Kuşağının Zihin Dünyasındaki Kırılmalar  Z kuşağı, 2000 ve sonrasında doğmuş kişiler… “Kristal Nesil” olarak da adlandırılır. 01-01-1970 03:00 Erken Karar Verme Hastalığı 01-01-1970 03:00 Özel Bireylerin Dünyası (Bipolar, Hiperaktivite, Otizm ve Disleksi Tanıları) Onlar,  hep maskesiz…  01-01-1970 03:00 Otizmli Yağmur Adam Raymond 01-01-1970 03:00 Aklın Tarihsel Gelişimi 01-01-1970 03:00 Ateizm, Teizm, Agnostisizm ve Deizm Nedir? Ateizm ve Agnostisizm Ateizm, tabiatüstü olana (ruhlar, tanrılar, ölümden sonra diriliş, vs.) inanmayı reddeden bir görüşler sistemi… Bilimsel bilginin artışıyla doğmuş ve gelişmi 01-01-1970 03:00 Hayatı Sebep ve Süreç Odaklı Yaşayıp Anlamlı Kılmak 01-01-1970 03:00 Yalnızlık Aforizmaları Aşk, "niçinsiz" bir eylemdir… 01-01-1970 03:00 İnsanın Aşk Halindeki Beyanı Dua 01-01-1970 03:00 ALTINCI HİS 01-01-1970 03:00 Deli ve Dahi 01-01-1970 03:00 Gemiyle Yürüyüş 01-01-1970 03:00 Gençler İçin Ne Yapmalı? 01-01-1970 03:00 Yalnızlık Niçin Ruh, Akıl ve Allah’a Mahsustur? 01-01-1970 03:00 Yalnızlık Niçin Ruh, Akıl ve Allah’a Mahsustur? 01-01-1970 03:00 Ölüme Teselli Aramak 01-01-1970 03:00 Medeniyetin Yolu Batı’dan Mı Geçer? 01-01-1970 03:00 Şehrin Öbür Tarafından Koşarak Gelen Adam 01-01-1970 03:00 Bilgi Bilinç ve Özgürlüğe Adanmış Kadın Hypatia 01-01-1970 03:00 Dert İnsanı Olmak 01-01-1970 03:00 Aşk İmanın Özgürlük Bedeli Midir? 01-01-1970 03:00 Depremde vefat eden babalar anısına… Babasızlık Nedir Bilirim 01-01-1970 03:00 Kaygı ve Belirsizlik Travmasından Kurtulmak 01-01-1970 03:00 Suskun Yıldızların Gizemli Bakışı 01-01-1970 03:00 Kurban Bayramınız mübarek olsun! Tevekkül Çölünün Sabırlı Muhaciri Hacer 01-01-1970 03:00 Bir yer var biliyorum ama anlatamıyorum… 01-01-1970 03:00 Din İle Varlık Sınırında Kapı Açmak 01-01-1970 03:00 Sanatla Varlık Sınırında Pencere Açmak 01-01-1970 03:00 Yalnız Yabancı Garip İnsan 01-01-1970 03:00 Tefekkürün Serencamı 01-01-1970 03:00 Teselliye Beş Kala 01-01-1970 03:00 DENİZDE YÜRÜMEK 01-01-1970 03:00 Gönül Bahçesinde Yürümek 01-01-1970 03:00 GÖZYAŞIM DÜŞTÜĞÜ AN Gözyaşım: 01-01-1970 03:00