Rüyalar, Gerçekler ve Kimlik Arayışı

Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer

07-08-2026 10:24

Rüyalar, Gerçekler ve Kimlik Arayışı

İnsan, yaşadığı hayatı mı seçer; yoksa kendisine anlatılan hikâyeyi mi?

Alev Alatlı’nın “Rüya – Schrödinger’in Kedisi II” adlı eseri, yalnızca bir roman değildir. Aynı zamanda modern insanın kimlik arayışını, Doğu ile Batı arasında sıkışmış toplumların zihinsel çatışmalarını ve gerçeklik algısının nasıl şekillendiğini sorgulayan güçlü bir düşünce metnidir.

Roman boyunca okur, sürekli şu soruyla yüzleşir: Gerçek dediğimiz şey gerçekten var mıdır, yoksa onu bize öğretilen biçimiyle mi algılarız?

Bu soru yalnızca edebiyatın değil; psikolojinin, sosyolojinin ve felsefenin de en temel tartışmalarından biridir.

René Descartes, “Düşünüyorum, öyleyse varım.” derken insanın varlığını düşünme eylemine bağlamıştı. Ancak bugün belki de daha ağır bir soruyla karşı karşıyayız:

Gerçekten biz mi düşünüyoruz; yoksa bize düşünmemiz öğretilenleri mi tekrar ediyoruz?

Alev Alatlı’nın romanı tam da bu noktaya parmak basar.

Toplumlar yalnızca ekonomik krizlerle değil, zihinsel krizlerle de yıkılır. Bir millet önce hangi soruları soracağını unutursa, ardından hangi cevapların doğru olduğunu da ayırt edemez hâle gelir.

Zygmunt Bauman, modern dünyayı anlatırken şu çarpıcı tespiti yapar:

“Modern çağın en büyük sorunu, belirsizliğin kalıcı hâle gelmesidir.”

Bugün insanlar bilgiye hiç olmadığı kadar kolay ulaşırken, doğru bilgiye ulaşmak belki de tarihin en zor dönemlerinden birini yaşamaktadır. Çünkü bilgi çoğaldıkça hakikat görünmez hâle gelebilir.

Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri de bireyin sürekli bir kimlik mücadelesi içinde oluşudur. İnsan bazen kendi hayatını yaşamaz; ailesinin beklentilerini, toplumun dayattıklarını, ideolojilerin kalıplarını ya da medyanın oluşturduğu algıları yaşamaya başlar.

Carl Gustav Jung’un şu sözü bu durumu adeta özetler:

“İnsan bilinçaltını fark etmediği sürece onu kader sanacaktır.”

Toplumlar için de durum farklı değildir.

Kendi tarihini, kültürünü ve düşünce mirasını sorgulamayan toplumlar, başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olmaya mahkûm olurlar.

Alev Alatlı, roman boyunca Batı hayranlığı ile Doğu romantizmi arasında savrulan zihniyetleri eleştirirken aslında tek bir çağrıda bulunur:

Önce düşün. Sonra inan. Daha sonra karar ver.

Çünkü eleştirel düşünceyi kaybeden toplumlar, propagandaya en açık toplumlar hâline gelir.

Daniel Kahneman, insan zihninin çoğu zaman hızlı ama yüzeysel kararlar verdiğini söyler. Ona göre insanlar düşündüklerini sanırlar; oysa çoğu zaman yalnızca alışkanlıklarını tekrar ederler.

Bugün sosyal medyada birkaç saniyelik videolarla oluşan kanaatler, manşetlerden üretilen algılar ve doğruluğu sorgulanmayan bilgiler, bireyin kendi aklını kullanmasını her geçen gün biraz daha zorlaştırmaktadır.

Belki de bu nedenle Alev Alatlı’nın eserleri yalnızca okunacak romanlar değil, üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken entelektüel yolculuklardır.

Çünkü toplumları değiştiren şey yalnızca siyaset değildir.

Toplumları değiştiren önce düşünce, sonra eğitim, ardından da sorgulama cesaretidir.

Son söz ise yine düşüncenin büyük isimlerinden Sokrates’e ait olsun:

“Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değmez.”

Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; daha fazla konuşmak değil, daha derin düşünmek… Daha çok inanmak değil, önce sorgulamak… Çünkü hakikate giden yol, çoğu zaman cevaplardan değil; doğru sorulardan geçer.

Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER

DİĞER YAZILARI NÜKLEER SAVAŞLAR DEĞİL, AHLAKİ ÇÖKÜŞLER DEVLETLERİ YIKAR 01-01-1970 03:00 EĞİTİMDE KİM DENETÇİYİ DENETLİYOR? 01-01-1970 03:00 CHP’DE PERDE ARKASI: BU DEĞİŞİMİN MİMARI KİM? 01-01-1970 03:00 Devlet Eleştirilir… Peki Toplum Kendini Ne Zaman Eleştirecek? 01-01-1970 03:00 Tükenen Toplum: Ekonomik Krizden Daha Büyük Bir Çöküş Var 01-01-1970 03:00 Öğrenci Var, Öğrenme Nerede? Deneyimden Kopuk Eğitimin Beyinsel ve Toplumsal Yanılsaması 01-01-1970 03:00 İnsanın Geride Bıraktığı İz: Sahip Olmak mı, Dokunmak mı? 01-01-1970 03:00 Sessizlikten Ekrana: Kuşaklar Değişti, Travma El Değiştirdi… 01-01-1970 03:00 Bir Sayı Neden Bu Kadar Gürültü Yapar? 01-01-1970 03:00 Okullarda Görülen Vakalar Tesadüf mü, Sistem Sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Bu Sessizlik Hepimizin Sorumluluğu 01-01-1970 03:00 Deneme Sınavlarıyla Yönetilen Eğitim: Çocuğu Unutan Sistem 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 Toplum Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Görünmez Yaralar: Dijital Şiddetin Yeni Yüzyıldaki Sessiz Krizi 01-01-1970 03:00 İlişkiler Neden Hep Aynı Yerde Tıkanıyor? Cevap Çocuklukta Gizli 01-01-1970 03:00 Zihnin Karanlık Döngüsü: Ruminasyon Çağı ve Sessiz Tükenişimiz 01-01-1970 03:00 Çağın Krizi: Odaklanamayan Zihinler ve Anlamdan Uzaklaşan Okumalar 01-01-1970 03:00 Özel Röportaj | “Uykusuzluk Çağı: Türkiye Neden Dünyanın En Uykusuz Ülkesi Oldu?” 01-01-1970 03:00 Esir Dünyalar: Bağımlılığın Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 İşte Geldik, Gidiyoruz: Hayatın Kısa Konuğu Olmak 01-01-1970 03:00 Toplum Olarak Sabırsız Olduk: Her Şey Hemen Olsun 01-01-1970 03:00 Kendinden Gidip Kendine Varan Yolculuk… 01-01-1970 03:00 Hayat Bazen Acı Çekmektir 01-01-1970 03:00 TOPLUM MU SUÇLU, DÜNYAM MI DEĞİŞTİ? 01-01-1970 03:00 “Burası Adıyaman: Bir Aşkın Susarak Konuştuğu Şehir” 01-01-1970 03:00 Boykotun Bedeli: Tepki mi, Tahribat mı? Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer 01-01-1970 03:00 KAMUOYUNA ÖNEMLİ DUYURU Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER St. Clements Üniversitesi Dekan Yardımcısı 01-01-1970 03:00 Erkek Aklının Gizli Dosyası: Aldatma Eğilimi Nereden Geliyor? 01-01-1970 03:00 Cam Tavanın Gölgesinde Öğrenilmiş Çaresizlik: Türkiye Toplumunda Görünmez Engeller 01-01-1970 03:00 Babasına Yazılmış Ama Aslında Hepimize Hitap Eden Bir Mektup 01-01-1970 03:00 Nevrotik Çıkmazlar: İçgüdü, Toplum ve Bireyin Dengesiz Dengesi 01-01-1970 03:00 Varlığın Ağırlığı: Bulantı ve Sartre’ın Varoluşsal Krizi 01-01-1970 03:00 Kadının Susturulmuş Çığlığı: Freud’un Histeri Vakaları ve Bugünün Gerçeği 01-01-1970 03:00 Duygular mı Çekiyor, Yoksa Kelimeler mi Büyülüyor? 01-01-1970 03:00 Toplumsal Dönüşümün Psikolojisi: İnsan ve Toplum Arasındaki Derin Bağ 01-01-1970 03:00 Labirentten Çıkış: Hayallerin Gücüyle Yükselmek 01-01-1970 03:00 Toplum Baskısı ve Dijital Yalnızlık: Türkiye’yi Bekleyen Büyük Tehdit 01-01-1970 03:00 Erken Çocukluk Döneminin Silinmez İzleri: 0-3 Yaş Arası Öğrenmenin Gücü 01-01-1970 03:00 Modern Yaşamda Kişilik Bozuklukları: Dijital Çağda Kimlik Bunalımı 01-01-1970 03:00 Kanun ve Kaos: Komiserin Gölgesi, Eşkıyanın Yo 01-01-1970 03:00 Başımız Belada mı, Yoksa Belaya Göz mü Yumuyoruz? 01-01-1970 03:00 Başım Belada: Günümüzün Eşkıyaları ve Yasal Mermiler 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Çocuk ve Yalnızlık: Sessiz Çığlıklarımız 01-01-1970 03:00 Koltuk Korkusu: Güce Teslimiyetin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Kendimizle Bağ Kurmadan Başkalarına Ulaşabilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Kadın Susarsa, Toplum Kaybeder: Şiddet ve Tacizin Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 Uyuşturucu ve Alkol Bağımlılığı: Gelecek Nesillerimizin Sessiz Çöküşü 01-01-1970 03:00 Türk Milleti ve Maneviyatı: Tarihsel Perspektiften Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Psikoterapik Yaklaşım Olarak Hücum Terapisi 01-01-1970 03:00 ÇOĞUL KİŞİLİKLER 01-01-1970 03:00 KAYGI OLAĞAN BİR HEYECANDIR 01-01-1970 03:00 Günlük yaşamımızda hayali diyaloglar.. 01-01-1970 03:00 A TİPİ KİŞİLİK 01-01-1970 03:00 ODAKLANMA SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR 01-01-1970 03:00 CİNSEL NARSİZM 01-01-1970 03:00 HİPERAKTİVİTE OKUL BAŞARISINI ETKİLERMİ 01-01-1970 03:00 CİNSEL KITLIK 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLUKTAKİ SARSINTILARI İLİŞKİLERİMİZDE CANLANDIRMAK 01-01-1970 03:00 NEVROTİK ÇIKMAZLAR… 01-01-1970 03:00 Yaşamımızda hepimizin çeşitli rolleri var. 01-01-1970 03:00 ARABA SAHİPLİĞİ ÖZGÜRLÜK İLE İLİŞKİLENDİRME 01-01-1970 03:00