Allahtan Umut Kesilmez -1.

4000 yıl önce insan kılığındaki melek elçiler medeniyetin merkezinde bir eve girdiler. İlk işleri selam vermek oldu. Ev sahibi, selamlarını alıp hemen kızarmış, semiz bir buzağı getirip ikram etti. 

Ev sahibinin cömert sofralarının  o bölgede meşhur olmasına rağmen yemeğe ellerini bile sürmedi misafirler. 
Biz (ben ve karım), sizden korktuk, dedi ev sahibi adam.
Onlar da, Bizden korkma! Aslında sana alim bir erkek evlâdının olacağını müjdelemeye geldik, dediler.
Ev sahibi bu defa da şaşırmıştı. Pek yaşlı bir adamım ben (karım da kısırdır). Bana neye dayanarak bu müjdeyi veriyorsunuz? diye sordu.
Misafirler istiflerini bozmadılar. Biz, sana hakikati müjdeliyoruz. Sakın umut kesenlerden olma! deyiverdiler.

İnsanlık tarihinin daha taze olduğu o devirde, o gerçek sahnedeki ihtiyar adam, dinlerin atası Hazreti İbrahim'den başkası değildi. Konuşmanın sonunda ilahi lütuf derinliğini ispat edercesine "Yoldan sapmışlar dışında, Rabbinin rahmetinden kim ümit keser ki?"   buyurmuştu.

Bütün ilahi dinlerin tanıyıp sevdiği Hz. İbrahimde bir umutsuzluk var mıydı sahiden? Hem bir peygamber, evine gelenlerin melek olduğunu nasıl anlayamazdı?
Anlayamazdı tabi zira o da bir insan, bir kuldu. Allah bildirmedikçe kim bilgi sahibi olabilirdi ki? Bu sahne -içinde melekler olsa da- ne kadar insani, ne kadar gerçek, ne kadar  da kulluğa mebni bir sahneydi! 
Arşın Sahibinin insan kullarını bilgilendirmesi, imtihan perdeleri kaldırılmadan, imtihan bozulmadan melek elçilerle sürüp gitmişti çağlar boyu...O'nun gökte ve yerde yüzbinlerce elçisi var olmuştu. Bunu kabul etmek insanın boynunun borcuydu...
Hazreti İbrahim, ömrü boyunca birçok farklı bölgede yaşamış ama yaşlı bir adamın çocuğu olduğunu görmemişti belli ki. Şaşırması bundan olabilirdi. Üstelik karısı kısırdı. Ona söylenen 'umutsuz olma' sözü, Kur'anı Kerimdeki diğer kıssalardaki gibi sadece ona değil insanlığa söylenmişti. Karısı Sare'ye, hayatın sadece zorluklarına takılanlara, yardıma muhtaçlara, yürek yangını kolay kolay bitmeyenlere, savaştaki mazlumlara...

O halde iyi bilelim ve hep diyelim ki Allahtan umut kesilmez!
Sakın umutsuz olma!
Yoldan sapmışlar dışında rabbinin rahmetinden kim ümit keser ki?!

Gülhan Yılmaz