‘’ENERJİYLE DÖNÜŞÜM YOLCULUĞU 
EBRU YAZICI İLE BİYOENERJİ ÜZERİNE’’

Bugün danışanlarına biyoenerji ve kişisel farkındalık alanlarında rehberlik eden Ebru Yazıcı, insanın yalnızca fiziksel değil manevi olarak da dengede olması gerektiğini savunuyor. Enerji çalışmalarına olan ilgisini yıllar içerisinde profesyonel bir alana dönüştüren Yazıcı, danışanlarının hayatlarına dokunurken aynı zamanda insanların kendilerini keşfetmelerine yardımcı oluyor. Sakin tavrı, güçlü iletişimi ve insan odaklı yaklaşımıyla dikkat çeken Yazıcı, biyoenerjiyi  kimi zaman çakra dengesi, kimi zaman ise yaşam enerjisini düzenleyen bir yöntem olarak tanımlıyor.
‘’İnsanlar artık sadece bedensel değil, blokajların ağırlığını  taşıyor.’’


 Ebru Yazıcı’ya göre bu süreç, insanların hayatlarında yaşadığı sıkışmışlıkları gözlemlemesiyle başladı. İnsanların yalnızca fiziksel değil, manevi olarak da yorulduğunu fark eden Yazıcı, bu alanda eğitimler alarak kendisini geliştirmeye yöneldi.
Zamanla biyoenerji çalışmalarının insanlar üzerindeki etkilerini daha net gözlemlediğini söylerken, çeşitli televizyon programlarında da açıklamalarda bulundu.


‘’Biyoenerji bir denge çalışmasıdır’’
Yazıcıya göre; Biyoenerji, İnsan bedenindeki enerji akışının dengelenmesine yardımcı olan bir çalışma sistemi. İnsan bazen yaşadığı stres, kaygı ve blokajlar  nedeniyle enerjisel olarak tıkanabiliyor. Bu durum hem enerji bedeni hem de fiziksel yorgunluk olarak ortaya çıkabiliyor. Yapılan çalışmaların kişinin kendisini daha huzurlu ve dengede hissetmesine katkı sağlayabildiğinin önemine dikkat çekerken, insanların iç huzurunu, eril ve dişil enerjiyi  kaybettiğini ve artık çok mutsuz olduklarının bununda asıl sebeplerinin genellikle enerji bedendeki  blokajların problem  olduğunu ve özellikle de negatif düşüncelerden kaynaklandığını vurgularken,. Modern yaşamın insanları çok hızlı tükettiğinin öneminden bahsediyor. Bunun sonucunda da insanların biraz olsun rahatlamak ve kendilerini iyi hissetmek istedikleri için biyoenerjiye ilginin her geçen gün arttığının önemini anlatıyor.


Yıllardır bu alanda emek verdiğini belirten Ebru Yazıcı, biyoenerjinin artık hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu söylüyor. Ona göre biyoenerji, kişinin kendi alanındaki dengesizlikleri düzenlemeye yönelik bir çalışma.
‘’Biyoenerji; İnsanın  maddi manevi ve zihinsel olarak daha iyi hissetmesine destek olmaktır.’’
‘’En büyük problem içsel huzursuzluk’’


 Yazıcıya göre, günümüz insanı kendisine yeterince zaman ayırmıyor. Sürekli koşuşturma hali, kıtlık bilinci, düşük enerji, negatif düşünce zihinsel yorgunluk ve mutsuzluk oluşturuyor. İnsanların en büyük ihtiyacının ise biraz sakinleşebilmek olduğunu söylüyor. 
Öncelikle kişinin kendisini dinlemesi gerektiğini vurgulayan Yazıcı, sürekli negatif düşüncelerle yaşamanın insanı yorduğunu ifade ediyor. Doğayla vakit geçirmek, zihni sakinleştirmek ve olumlu düşünmeye çalışmanın önemine dikkat çekiyor.
 Gülmenin hayatındaki yerinden de samimi bir dille bahseden Yazıcı,’’ Ben Gülmeyi çok seviyorum.  Ben yay burcu kadınıyım. Kahkaha atmayı, gülmeyi ve espri yapmayı çok seviyorum. Her insan biraz gülebilmeli. Hayat çok kısa, biraz da tadını çıkarmak lazım. Ne zaman moralim bozulsa bol bol kahkaha atarım. Belki de enerjik olmamım sebebi budur.’’
‘’Önyargılar zamanla azalıyor’’ 
Biyoenerjiye ilk kez yaklaşan kişilerin başlangıçta mesafeli davranabildiği söyleyen Yazıcı, insanların deneyim kazandıkça bakış açılarının değişebildiğini belirtiyor.
Toplumda en büyük problemlerden birinin içsel huzursuzluk olduğunu vurgulayan Yazıcı, insanların kendilerine zaman ayırmaları gerektiğini ifade ederek sözlerini tamamlıyor.
 ‘’Sürekli bir koşuşturma içindeyiz. Bu durum zihinsel yorgunluk ve mutsuzluk oluşturuyor. İnsanların en büyük ihtiyacı biraz sakinleşebilmek.’’