Anka Kuşu Misali Küllerinden Yeniden Doğan Kadın.
Küllerinden Doğan Hayat: Zaman, Seçimler ve Yeniden Başlama Cesareti
Hayat, avuçlarımızdan usulca kayan ince bir kum tanesi gibi.
Tutmaya çalıştıkça kayar, bıraktıkça kendini hatırlatır. Çok kısa, çok kırılgan ama tam da bu yüzden tarifsiz derecede kıymetlidir. İnsan bunu çoğu zaman geç fark eder. Oysa hayat, nereye baktığımızla değil; baktığımız yerde ne hissettiğimizle anlam kazanır. Kime zaman ayırdığımız, yüreğimizi kimlere açtığımız, kimlerle susup kimlerle konuşabildiğimizdir asıl belirleyici olan.
Gençlik yıllarında zamanı uzun sanırız. Asi karakterlerimizle yıllara meydan okuyabileceğimizi düşünürüz. Oysa gerçek bambaşkadır; yıllar bize meydan okur. Kendi seçimlerimizle, yaptığımız hatalarla savruluruz. Yanılırız, düşeriz, kalkarız. Her yanlış bir tecrübe bırakır ardında; bazen can yakar, bazen uykusuz gecelerle öğretir. En zor olanı ise yaşadığımız hayatı kabullenmektir. Bu kabulleniş zaman alır. Kendimize kızarız; hem seçtiklerimiz için hem de yaşadıklarımız için. “Daha farklı olabilirdi” dediğimiz anlar birikir içimizde.
Ama pes etmeyen bir karakter varsa insanın içinde, işte tam orada hikâye değişir. Küllerinden doğmayı bilenler vardır; anka kuşu misali. Yanmış, yorulmuş, eksilmiş ama yine de vazgeçmemiştir. Her yeniden doğuş, bir öncekinden daha bilinçlidir. Daha akıllı, daha tecrübeli, daha cesur. Çünkü artık neyi istemediğini çok iyi bilir. Vazgeçmeyi öğrenmiştir; her şeyden değil, kendini tüketenlerden vazgeçmeyi.
Her yeni başlangıç, eskisinden daha cesurdur. Artık kalbini herkese açmaz insan. Zamanını hoyratça harcamaz. Ne istediğini bilir, neyi hak ettiğini de. Hayat hâlâ kısadır, hâlâ kırılgandır ama artık daha anlamlıdır. Çünkü insan, kendini seçmeyi öğrenmiştir.
Ve belki de hayatın özü tam olarak budur:
Düşe düşe öğrenmek, yanarak güçlenmek ve her şeye rağmen yeniden başlamayı göze alabilmek.
Gerçeği ararken yorulan, yazarken bedel ödeyen ama asla vazgeçmeyen kıymetli yazar ve gazeteci yol arkadaşlarım.
Kaleminizi hiçbir güce eğmeden, vicdanınızdan ödün vermeden taşıdığınız bu onurlu meslek; toplumun hafızası, yarının tanığıdır.
Hakikati savunmayı görev bilen, sözü sorumlulukla kuran tüm basın emekçilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutluyor Saygı ve Sevgilerimi gönderiyorum.
Işılay Kızılgöz