
Tüm Canlıların ortak besinidir sevgi
Papatya Falı: Seviyor mu? Sevmiyor mu?
İnsanlar , Hayvanlar ve Bitkiler Sevgiyle büyür mutlu olur.
Bir papatyanın beyaz yapraklarını tek tek koparıp
“Seviyor.sevmiyor.
diye fısıldadığımız o masum oyunu kim unutabilir ki ?
Belki bir fal değildi bu sadece;
belki de içimizdeki en derin gerçeğin sesiydi:
Ne güzel şey sevmek ve sevilmek.
Ama günümüz dünyasında gerçek sevginin azaldığını hissettiğimiz zamanlardan geçiyoruz.
İlişkilerin çoğu çıkarın, maddiyatın, beklentilerin üzerine kurulurken,
saf, tertemiz, karşılıksız sevginin değeri daha da anlaşılır oluyor.
Seni sen olduğun için seven bir kadın ya da erkekle karşılaşmak,
kim olduğuna, ne giydiğine, ne verdiğine değil
ruhundaki ışığa aşık olan birine rastlamak.
İşte bu, papatyanın son yaprağında yazan en güzel “seviyor” cevabıdır.
Tıpkı papatyanın yapraklarında gizlenen cevaplar gibi,
hayat da bize sevginin farklı yüzlerini gösterir.
İnsanlarda, hayvanlarda ve bitkilerde.
Papatyanın Fısıldadığı Sevgi
Papatya falı, sevginin belirsizliğini simgeler;
ama papatya her koparılan yaprağa rağmen yeniden çiçek açar.
Çünkü sevgi, eksilse de yeniden yeşerebilen bir güçtür.
Ve gerçek sevgi, beklentisizdir.
Bir papatya gibi sade, bir papatya gibi zarif.
İnsanlarda Sevgi: Kalbi Onaran Güçdür.
İnsan kalbi bir papatya gibidir.
Her kırıldığında bir yaprağı dökülür belki,
ama gerçekten sevildiğinde yeniden açar.
Bir annenin şefkati,
bir eşin huzur veren bakışı,
bir dostun sessizce yanında duruşu,
Hepsi saf sevginin izidir.
Ve günümüzde işte en çok buna ihtiyaç vardır:
Maddiyata değil, kalbe dokunan sevgiye.
Seni çıkar için değil, sen olduğun için sevene denk gelmek,
insanın ruhuna en çok iyi gelen duygudur.
Heleki Hayvanlarda Sevgi: Kelimesiz Ama En Temiz Dildir.
Hayvanların sevgisi hesap kitap bilmez.
Ne paranı, ne özelliğini, ne gücünü önemserler.
Sadece kalbinin sıcaklığını hissederler.
Bir köpek sana bakarken,
bir kedi göğsüne sokulurken,
bir kuş avucuna inerken.
Bu, çıkarın değil, saf sevginin dilidir.
Birde Bitkilerde Sevgi: Sessiz Ama En Sadık Bağ
Bitkiler konuşamaz, maddiyat bilmez, karşılık beklemez.
Sadece ilgiyi, özeni, dokunuşu hissederler.
Su verdiğinde, toprağını yenilediğinde,
onlara zaman ayırdığında büyürler.
Saf sevgi, bitkinin yapraklarında bile kendini gösterir.
Son Yaprağın Söylediği Değil, Köklerin Gücü Önemlidir.
Papatya falında son yaprak ne derse desin,
sevginin gerçeği yapraklarda değil, köklerde gizlidir.
İnsanı iyileştiren,
hayvanı sakinleştiren,
bitkiyi yeşerten.
Hepsi aynı kaynaktan beslenir: sevgi.
Ve insan bunun kıymetini en çok
gerçek sevginin azaldığı bu çağda anlamalıdır.
Belki de hepimizin içinde bir papatya var;
koparılan tüm yapraklara rağmen
yeniden açmayı bekleyen.
Ve sonunda anlarız ki:
Ne güzel şey sevmek ve sevilmek.
Hem de maddiyatsız, beklentisiz, kalpten.
Sevgilerimle
Işılay Kızılgöz