Bir Sabahın İçinden Geçen Adam: Barış Manço
Barış Manço şarkılarıyla büyüyen bir kuşağın çocuğuyum ben. Daha güneş tam doğmadan, gözlerimiz uykulu ama yüreğimiz heyecanlı, televizyonun karşısına kurulup onu bekleyen çocuklardandım. O programın adı “7’den 77’ye” idi; içindeki efsane köşe ise “Adam Olacak Çocuk.”
Ama aslında o programın adı ne olursa olsun, biz Barış Manço’yu izlerdik. Çünkü o, ekrandan eve misafir gibi girmezdi; sanki zaten aileden biriydi.
Uzun saçları, yüzükleri, kendine has kıyafetleriyle ilk bakışta “farklı”ydı. Ama asıl farkı duruşundaydı. Çocukla çocuk, büyükle büyük konuşmasını bilirdi. Kimseyi küçümsemez, kimseyi yukarıdan sevmezdi. Öğüt vermezdi; yaşatarak öğretirdi.
“Adam olmak” onun dilinde bağırmakla, korkutmakla değil; saygıyla, dürüstlükle, emekle olurdu.
Şarkılarıysa başlı başına birer hayat dersiydi.
Dağlar Dağlar yalnızlığı anlatırdı,
Gülpembe özlemi,
Arkadaşım Eşek saflığı ve dostluğu,
Halil İbrahim Sofrası paylaşmayı…
Biz farkında olmadan büyüdük o şarkıların içinde. Sevmeyi, beklemeyi, kaybetmeyi, sabretmeyi öğrendik. Barış Manço yalnızca şarkı söylemedi; bir kuşağın vicdanına ses verdi.
Bugün dönüp bakınca anlıyorum:
O, popüler olmayı değil; kalıcı olmayı seçmişti.
O, gündeme oynamadı; geleceğe seslendi.
O yüzden hâlâ burada.
1 Şubat 1999’da aramızdan ayrıldı.
Bugün ölümünün 27. yılı.
Ama biz onu “yokluğuyla” değil, varlığıyla anıyoruz. Çünkü bazı insanlar ölmez; sesleri zamana karışır. Barış Manço da onlardan biri.
Bugünün gençleri hâlâ onu örnek alıyorsa, bu tesadüf değil. Samimiyet eskimez. İyi insan olmak modası geçmeyen tek şeydir. Barış Manço’nun mirası da tam olarak budur:
İyi bir insan olmanın, adam gibi adam kalmanın mirası.
Sen ne güzel insandın Barış Abi…
Biz seni sadece hatırlamıyoruz;
şarkılarınla yaşıyor, sözlerinle büyümeye devam ediyoruz.
Unutmadık.
Unutmayacağız.
Yazar işılay Kızılgöz'ün dediği gibi
Kimileri eceli gelip ölüyor kimileri yaşarken ölüyor, kimileri ölse de yaşatıyoruz, kimilerini de yaşarken gömüyoruz. Böyle garip bir dünyadan gelip geçiyoruz.
Işılay Kızılgöz