ÇOK YAZIK EĞİTİM YUVALARINDA KAN VAR!
Bir ülkenin en kutsal yeri neresidir biliyor musunuz?
Okullarıdır.
Çünkü orada sadece bilgi öğretilmez.
Orada bir milletin geleceği yoğrulur, karakteri şekillenir, vicdanı inşa edilir.
Ama bugün o kutsal yerlere kurşun sıkılıyor.
Bugün o yuvalarda çocuklar korkuyla tanışıyor.
Bugün öğretmenler ders anlatırken hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Şanlıurfa’da yaralanan çocuklar.
Kahramanmaraş’ta toprağa düşen canlar.
Bu yaşananlar bir “olay” değil.
Bu, göz göre göre büyüyen bir çürümenin sonucudur.
Bu, ihmaller zincirinin, sessizliğin ve görmezden gelinen gerçeklerin patlama noktasıdır.
Evet, okullarda güvenlik yok.
Evet, önlemler yetersiz.
Ama mesele sadece kapıya bir görevli koymak değil.
Mesele, nasıl bir insan yetiştirdiğimizdir.
Çünkü çocuk dediğin.
Sevgiyle büyürse merhamet olur,
İhmalle büyürse öfkeye dönüşür.
Bugün silah tutan o eller,
Dün sevgisiz bırakılmış kalplerin eseridir.
“Çocuk yetiştirmek bir sanattır” deriz ya.
Doğrudur.
Ama biz ne veriyoruz?
Sevgi yerine öfke,
Anlayış yerine baskı,
Rehberlik yerine yalnızlık.
Sonra da o çocuklardan mucize bekliyoruz.
Unutmayın,
Hırsız hırsızı yetiştirir,
Şiddet şiddeti doğurur,
Ama sevgi insanı var eder.
Toplum ne verirse,
Yarın karşısına o çıkar.
Her olaydan sonra aynı cümleler
Üzüntülüyüz.
Takipçisiyiz.
Hayır!
Bu sözlerle ne bir çocuk geri gelir ne de bir acı diner.
Artık bu noktada,
Milli Eğitim Bakanlığı’nın,
İlçe Emniyet Müdürlüklerinin,
yerel yönetimlerin
ve en üst makam olarak Cumhurbaşkanlığının
bir araya gelmesi, ortak bir akılla hareket etmesi şarttır.
Bu mesele kurumların birbirine bakacağı bir konu değil,
hep birlikte çözülmesi gereken bir beka meselesidir.
Artık,
Okullar çelik zırh gibi korunmalı
Güvenlik sistemleri artırılmalı
Okul çevreleri sıkı denetim altına alınmalı
Psikolojik destek mekanizmaları güçlendirilmeli
Eğitim sadece akademik değil, insani değerlerle desteklenmeli
Bu bir tercih değil, zorunluluktur.
Çünkü mesele sadece bugünü kurtarmak değil.
Geleceği kaybetmemektir.
Aynaya bakın
Çocuklarımız bizim yansımamızdır.
Onlara ne verirsek, büyüdüklerinde onu toplarız.
Bugün yaşanan her acı,
dün ihmal ettiğimiz değerlerin sonucudur.
Sevgi eksikse şiddet büyür.
İlgi yoksa öfke kök salar.
Artık başkasını suçlamayı bırakıp
kendimize dönme zamanı.
Çünkü bu sadece bir güvenlik sorunu değil,
bir insanlık sınavıdır.
Okullar savaş alanı değildir.
Çocuklar hedef değildir.
Öğretmenler kurban değildir.
Bugün susarsak, yarın konuşacak bir gelecek bulamayız.
Artık susma değil,
sesimizi duyurma zamanıdır.
Yetkililer bir araya gelmeli,
bu kanı durduracak adımlar derhal atılmalıdır.
Çünkü bir toplum, çocuklarını koruyamadığı gün
sadece bugünü değil,
yarınını da kaybeder.
Yazar Işılay Kızılgöz