"Deprem Unutuldu, Şükür Susturuldu, Gülmek Yasaklandı"

REMZİ HAYTA ( Gazeteci & Yazar ) Malatya'lı

11-12-2024 16:30

"Deprem Unutuldu, Şükür Susturuldu, Gülmek Yasaklandı"

"Şükür etmeyi, gülmeyi ve inancı unuttuk; insanlığımızı nerede kaybettik?"
6 Şubat sabahı, sadece yer değil, vicdanlar da sarsıldı. Bu asrın en büyük felaketi, hayatlarımızı üç kez yerle bir etti. Kayıplarımızın acısı yüreklerimizde hâlâ taze; dostlarımızı, komşularımızı, akrabalarımızı bir anda kaybettik. Malına mülküne güvenenler, 40 saniyede her şeylerini kaybetti. İlk günler, bir lokma ekmek ya da bir yudum su bulabilmek mucize gibiydi. Paranın geçersiz olduğu, insanlığın dayanışma sınavından geçtiği o günleri unutamıyoruz. Bugün hayatta kaldığımız için Rabbimize şükrediyoruz, ama bu şükrü ne kadar sürdürebildik?
PANDEMİDEN DEPREME: İNSANI İNSAN YAPAN DEĞERLER UNUTULUYOR
Pandemi bize sevdiklerimize sarılmanın, bir bayram sabahında ellerini öpmenin ne kadar kıymetli olduğunu öğretti. Ama ardından gelen deprem, bizi daha derin bir yalnızlığa itti. Cenazelere bile gidemez olduk; bir telefonla taziyelerimizi ilettik. İnsan insana ne kadar muhtaç, bunu her krizle yeniden anladık. Fakat insanoğlunun hafızası kısa; pandemi bitti, deprem yaraları biraz sarılınca yeniden dünyevi hırslara teslim olduk.
İÇİMİZDEKİ CANAVAR: MAL VE MÜLK TUTKUSU
Depremin ilk günlerinde, çadıra sığınırken sarayda yaşıyor gibi hissediyorduk. Konteynere geçtiğimizde ise dubleks villa konforunda olduğunu düşündük. Ama zamanla bu yetmedi; içimizdeki mal-mülk tutkusu tekrar canlandı. Deprem sonrası, vicdanın yerini fırsatçılık aldı. 50 TL'lik çay, 20 TL'lik su, 10 TL'lik bir A4 fotokopisi... Bu fırsatçılık, sadece cüzdanımızı değil, ruhumuzu da fakirleştiriyor.
 TOPLUMUN AHLAKİ ÇÖKÜŞÜ
Bir zamanlar güvenin, dürüstlüğün ve ahlakın adresi olan esnafımız, şimdi vicdandan uzak bir noktada. Ahlak kültürümüzü unuttuk. Esnaf odaları, üyelerini kazançtan önce vicdanlı olmaya davet etmeli. İmamlar, sadece cami kürsüsünde değil, hayatın içinde ahlaki değerleri hatırlatmalı. İnsanlar, "helal" kavramını sadece dilde değil, yaşamlarında da benimsemeli.
İFTİRA, YALAN VE RANT TOPLUMU
Güvenin kalmadığı, iftiranın sıradanlaştığı bir toplum olduk. İnsanlar hayali senaryolarla birbirine düşmanlık aşılıyor. Kardeş, kardeşi rant uğruna satıyor. Peki, bu gidiş nereye? Toplum olarak bir durup düşünmemiz gerekiyor: Biz ne zaman bu hale geldik ve buradan nasıl kurtuluruz?
ASIL İHTİYACIMIZ: GÜVEN VE SAMİMİYET
Artık insan gibi yaşamaya, dostluklara, esprilere ve anlayışa ihtiyacımız var. İnsanları kırmaktan korktuğumuz, şakalaşmanın bile yanlış anlaşıldığı bir hale geldik. Bu düşünce yapısından nasıl kurtulacağımızı bilmiyoruz. Ama önce "insan" olmayı hatırlamamız lazım.
SONUÇ: YENİDEN İNSAN OLMAK
Deprem, pandemi ve diğer felaketler bize pek çok ders verdi. Ama biz dersleri unutmayı seçiyoruz. Birbirimize karşı daha anlayışlı, daha vicdanlı ve daha dürüst olmalıyız. Şikâyet etmek yerine, çaba göstermeli, toplumun ahlaki yapısını yeniden inşa etmeliyiz. Bu, sadece bireylerin değil, kurumların da sorumluluğu. İnsanlığımızı yeniden hatırlamadan, ne bu dünyada ne de ahirette huzur bulabiliriz.
Not: Unutmayalım, felaketler gelir geçer ama insanlık ve vicdan kalıcıdır. Allah sonumuzu hayır eylesin. REMZİ HAYTA-MALATYA’DAN

DİĞER YAZILARI Sır Namustur…  O onurlu günleri çok şükür yaşadım… 01-01-1970 03:00 Kalemi Satmayanların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “Yalanla Yürüyenler, Devletin Ağırlığını Bilemez!” 01-01-1970 03:00 Unvanı Olana Makam, İnsana İsim Yakışır 01-01-1970 03:00 Fenomenlik Maskesiyle Saldırmak Adamlık Değil, Dijital Kahpeliktir! 01-01-1970 03:00 İyi Gün Dostu mu, Kötü Gün Dostu mu? 01-01-1970 03:00 "Vakit geldi mi, söz namus sayılırdı..." 01-01-1970 03:00 "Desinler İçin Yaşayanlar “ 01-01-1970 03:00 "Gazetecilik Arpayla Ölçülmezdi Vaktiyle" 01-01-1970 03:00 Kemiğin Peşinde Havlayanlar 01-01-1970 03:00 Zenginlik Malda Değil, Yürekte Olur 01-01-1970 03:00 Sen Üzülme, Bırak Kaybedenler Üzülsün… 01-01-1970 03:00 İt, İttiğini Yapacak Ama Biz de Adamlığımızı Gösteririz! Kalemi Namus Bilmeyenler İçin… GAZETECİLİK ONUR İSTER, KARAKTER GEREKTİRİR! 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Toprak Uyandı, Gökyüzü Ağladı 01-01-1970 03:00 "Şeytanın İşi Gücü Vesvese" 01-01-1970 03:00 Zenginliğin Kefareti: İnsanın Gözyaşıyla Ödenir 01-01-1970 03:00 “Yerel Basın Krallar Gibi Yaşıyor(!)” 01-01-1970 03:00 2025: Yeni Bir Sayfa, Yeni Bir Umut 01-01-1970 03:00 Unuttuklarımızla Yok Oluyoruz 01-01-1970 03:00 "Sayın Cumhurbaşkanım, Enkaz Altındaki Sesimizi Duyun" 01-01-1970 03:00 “İnsanın Kağıt Kadar Kıymeti Kalmışsa…” 01-01-1970 03:00 İyi İnsan Olmak Üzerine: Bir Mesleğin ve Hayatın Aynası 01-01-1970 03:00 Çay İçmeye Gittik, Cebimiz Boşaldı Emmioğlu 01-01-1970 03:00 “MUTLULUĞUNU YİTİREN ŞEHİR: MALATYA’NIN ÇARESİZLİĞİ” 01-01-1970 03:00 Çorum Valisi Ali Çalgan ile Çorum’a Dair İzlenimlerim Geçtiğimiz günlerde 29 Ekim Cumhuriyet un Bayramı’nın coşkusunu yaşamak üzere Samsun’a gitmiştim. 01-01-1970 03:00 Türkülerle Başlayan, Dualarla Sona Eren Bir Hikaye 01-01-1970 03:00 "Ne Oldu Bize? Tahammülsüzlük ve Şiddetin Pençesinde Bir Toplum" 01-01-1970 03:00 Gerçek Dostluk Kötü Günde Belli Olur 01-01-1970 03:00 Misafirperverliğin Bereketi: Paylaşmanın Zenginliği 01-01-1970 03:00 Kaliteli ve Kalitesiz İnsanlar: 01-01-1970 03:00 Şeref, Para ile Ölçülmez 01-01-1970 03:00 Gizli Yüzler: Modern Dilencilerin Gerçek Hikayesi 01-01-1970 03:00 "Gülüşlerin Susturulduğu Toplum” 01-01-1970 03:00 Muğla’da Bir Malatyalı Vali: Dr. İdris Akbıyık ile Sohbet 01-01-1970 03:00 Gazetecilik: Ahlak ve Dürüstlük Demektir ! 01-01-1970 03:00