"Gülüşlerin Susturulduğu Toplum”

REMZİ HAYTA ( Gazeteci & Yazar ) Malatya'lı

05-10-2024 10:23

"Gülüşlerin Susturulduğu Toplum”
Toplumun yüzündeki gülüşler kayboldu, dostluklar ve samimiyet yerini çıkar ilişkilerine bıraktı. Sessiz çöküşle birlikte, insanlık her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor.
Toplumun içindeki ruh hali ve gidişat üzerine düşündüğümüz bu konular, hepimizin her gün karşılaştığı bir gerçekliği yansıtıyor. Yolda yürürken artık gülen bir yüze rastlamak neredeyse imkânsız. İnsanların yüzlerinde, sanki hayattan bıkmış bir ifade; dostluklar kaybolmuş, samimiyet rafa kalkmış. İletişim kopmuş, güven erozyona uğramış ve sabır neredeyse bir erdem olmaktan çıkmış. Üstelik, sosyal medyada düşüncelerimizi ifade etmeye bile çekinir hale geldik. En küçük eleştiride hakaretler, küfürler yağıyor. Bu, toplum olarak bizi bir uçurumun kenarına sürüklüyor. Birbirine tahammülü kalmamış bir toplulukta, şiddet ve kavga adeta alışkanlık haline geliyor. Ne yazık ki, bu durum yalnızca bireyler arasında değil, siyasetten sosyal ilişkilere kadar her alana yayılıyor.
Bir an durup geçmişi hatırlayalım. Eskiden sokaklar kahkahalarla çınlardı. İnsanlar arasında çıkar ilişkileri değil, dostluklar hâkimdi. Kapı komşusuna bir tabak yemek götürmenin anlamı büyüktü. Bayramlarda eller öpülür, misafirlikler uzardı. Kimse, yolda birine gülümsemenin, selam vermenin altında art niyet aramazdı. Oysa şimdi? İnsanlar bir kornaya bile tahammül edemeyip birbirine saldırmaya hazır.
Televizyonu açtığımızda bizi karşılayan manzara daha da karamsar. Kadın cinayetleri, şiddet, taciz vakaları... Bir toplumun ahlaki çöküşünün en net göstergeleri. Hele son zamanlarda taciz olaylarının artışı, vicdanları sızlatan en acı gerçeklerden biri haline geldi. İnsanlık, ne zaman bu kadar hoyratlaştı?
Bu yozlaşmış tabloyu bozmaya, elbette ki tek başımıza gücümüz yetmez. Ancak hatırlatmak ve yaşatmak zorunda olduğumuz bir geçmiş var. Eski zamanlarda insanlar birbirine daha çok güvenirdi. Bir mahallede çocuklar sokakta oynarken, tüm komşular onları gözetlerdi. Birinin başı derde girdiğinde, mahallece yardıma koşulurdu. İşte bu toplumsal dayanışmayı, bu güven ortamını yeniden kurmalıyız.
Rivayetlere, destanlara baktığımızda hep kahramanlık, doğruluk ve dürüstlükle anılan insanlar var. Nasıl ki bir Nasreddin Hoca, yüzyıllardır esprileri ve öğütleriyle hatırlanıyorsa; nasıl ki Dede Korkut hikayeleri hala gençlere doğru yolu gösteriyorsa, biz de kendi hayatımızda bu değerlere sahip çıkmalıyız.
Şu anda içinde bulunduğumuz toplum, dürüstlüğü unutmuş gibi görünüyor. Birileri namus ve ahlak kisvesi altında yalanlar söylerken, gerçekten namuslu olan insanlar suskun kalıyor. Oysa ki bu suskunluk, kötülüğün daha da yayılmasına sebep oluyor. Bir rivayet vardır: "Kötü insanlar bir araya geldiğinde, iyiler susar." İşte biz bu suskunluğu bozmak zorundayız. İnsanların yeniden birbirine güvenebileceği, dostlukların, saygının, sevginin yeşerdiği bir topluma ihtiyaç var.
toplumsal yozlaşmaya bir dur demek gerekiyor. Geçmişin o güzel, naif günlerinden ders alıp bugüne yansıtmalıyız. Gülmeyi, selam vermeyi, espri yapmayı, insana değer vermeyi hatırlamalıyız. Yoksa hep birlikte, yalnızca kendi sesimizin yankılandığı bir boşluğa sürükleniyoruz. Allah sonumuzu hayır etsin.
REMZİ HAYTA-MALATYA'DAN

DİĞER YAZILARI Sır Namustur…  O onurlu günleri çok şükür yaşadım… 01-01-1970 03:00 Kalemi Satmayanların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “Yalanla Yürüyenler, Devletin Ağırlığını Bilemez!” 01-01-1970 03:00 Unvanı Olana Makam, İnsana İsim Yakışır 01-01-1970 03:00 Fenomenlik Maskesiyle Saldırmak Adamlık Değil, Dijital Kahpeliktir! 01-01-1970 03:00 İyi Gün Dostu mu, Kötü Gün Dostu mu? 01-01-1970 03:00 "Vakit geldi mi, söz namus sayılırdı..." 01-01-1970 03:00 "Desinler İçin Yaşayanlar “ 01-01-1970 03:00 "Gazetecilik Arpayla Ölçülmezdi Vaktiyle" 01-01-1970 03:00 Kemiğin Peşinde Havlayanlar 01-01-1970 03:00 Zenginlik Malda Değil, Yürekte Olur 01-01-1970 03:00 Sen Üzülme, Bırak Kaybedenler Üzülsün… 01-01-1970 03:00 İt, İttiğini Yapacak Ama Biz de Adamlığımızı Gösteririz! Kalemi Namus Bilmeyenler İçin… GAZETECİLİK ONUR İSTER, KARAKTER GEREKTİRİR! 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Toprak Uyandı, Gökyüzü Ağladı 01-01-1970 03:00 "Şeytanın İşi Gücü Vesvese" 01-01-1970 03:00 Zenginliğin Kefareti: İnsanın Gözyaşıyla Ödenir 01-01-1970 03:00 “Yerel Basın Krallar Gibi Yaşıyor(!)” 01-01-1970 03:00 2025: Yeni Bir Sayfa, Yeni Bir Umut 01-01-1970 03:00 Unuttuklarımızla Yok Oluyoruz 01-01-1970 03:00 "Sayın Cumhurbaşkanım, Enkaz Altındaki Sesimizi Duyun" 01-01-1970 03:00 "Deprem Unutuldu, Şükür Susturuldu, Gülmek Yasaklandı" 01-01-1970 03:00 “İnsanın Kağıt Kadar Kıymeti Kalmışsa…” 01-01-1970 03:00 İyi İnsan Olmak Üzerine: Bir Mesleğin ve Hayatın Aynası 01-01-1970 03:00 Çay İçmeye Gittik, Cebimiz Boşaldı Emmioğlu 01-01-1970 03:00 “MUTLULUĞUNU YİTİREN ŞEHİR: MALATYA’NIN ÇARESİZLİĞİ” 01-01-1970 03:00 Çorum Valisi Ali Çalgan ile Çorum’a Dair İzlenimlerim Geçtiğimiz günlerde 29 Ekim Cumhuriyet un Bayramı’nın coşkusunu yaşamak üzere Samsun’a gitmiştim. 01-01-1970 03:00 Türkülerle Başlayan, Dualarla Sona Eren Bir Hikaye 01-01-1970 03:00 "Ne Oldu Bize? Tahammülsüzlük ve Şiddetin Pençesinde Bir Toplum" 01-01-1970 03:00 Gerçek Dostluk Kötü Günde Belli Olur 01-01-1970 03:00 Misafirperverliğin Bereketi: Paylaşmanın Zenginliği 01-01-1970 03:00 Kaliteli ve Kalitesiz İnsanlar: 01-01-1970 03:00 Şeref, Para ile Ölçülmez 01-01-1970 03:00 Gizli Yüzler: Modern Dilencilerin Gerçek Hikayesi 01-01-1970 03:00 Muğla’da Bir Malatyalı Vali: Dr. İdris Akbıyık ile Sohbet 01-01-1970 03:00 Gazetecilik: Ahlak ve Dürüstlük Demektir ! 01-01-1970 03:00