“Her Kadın Bir Kitaptır: Doğru Okuyana, Anlayana Dünya Değiştirir”
Her insan bir kitaptır.
Kapağına bakıp içinde ne olduğunu bildiğini sanmak kolaydır ama hiçbir kapak, sayfaların arasındaki fırtınaları tüm gerçekliğiyle anlatmaz. Bir kitabı anlamak için onu gerçekten okuyup anlamak gerekir. Sabırla,Önyargısız, Hissederek.
Tıpkı kadın gibi.
Kadının duruşu olmalı.
Çizgisini bozmayan, karakterinden taviz vermeyen, menfaat için kimseye boyun eğmeyen bir duruş.
Rüzgâr hangi yönden eserse essin kendi doğrularından sapmayan bir diklik. Çünkü bilir ki, insanın gerçek gücü eğilmediği yerde ortaya çıkar.
Karakterli kadın, kendi değerlerini çıkar uğruna satmaz.
Yanında kim olursa olsun, karşısında ne kadar zorluk olursa olsun, ilkelerini değiştirmez.
Evet, okuduğunu anlamak da akıl işidir; doğru birdir ama yanlış çoktur.
Ve bir insanın aslında kim olduğunu, doğruların ya da yanlışların içinden neyi anladığı gösterir.
Bir kadın da bu yüzden hayatı sadece “görerek” değil, anlayarak yaşar. Okuduklarını kendi akıl terazisinden geçirir, duyduklarını sorgular, yaşadıklarını olgunlukla yorumlar.
Akıllı kadın, kendini geliştirmeyi ihmal etmez.
Kendi ayaklarının üzerinde durmanın, kimseye mecbur olmamanın özgürlüğüyle yol alır.
Bilir ki, sağlam bireyler yetiştirmek için önce kendisinin sağlam durması gerekir.
Güçlü kadın, kırılır ama dağılmaz; yıkılır ama yeniden kurulur.
Ve sevgi onun için bir zayıflık değil, yaşamın en güçlü itici kuvvetidir.
Sevilince çiçek açar, saygı görünce kök salar, değer bulunca ışıldar.
Ama sevgi görmese bile kendi ışığını asla söndürmez.
Kadın hem bir kitabın derinliği, hem bir dağın sağlamlığıdır.
Yeni nesilleri büyütür, geleceğin karakterini yoğurur.
Bu yüzden önce kendi ruhunu besler, sonra dünyaya dokunur.
Bir kitabı anlamak isteyen nasıl satır aralarına bakıyorsa,
Bir kadını anlamak isteyen de gönlünün sessiz sayfalarını okumayı bilmelidir.
Çünkü kadının hikâyesi gözle değil, aklın süzgeci ve kalbin cesaretiyle okunur.
Işılay Kızılgöz