“İnsanın Kağıt Kadar Kıymeti Kalmışsa…”

REMZİ HAYTA ( Gazeteci & Yazar ) Malatya'lı

30-11-2024 18:49

“İnsanın Kağıt Kadar Kıymeti Kalmışsa…”

Eskiden işler başka türlü yürürdü. Bir selam yeterdi, iş bitmeye. İnsanlar birbirini cebindeki parayla değil, yüreğindeki mertlikle, aklıyla, edebiyle değerlendirirdi. Şimdi dön bir bak bugüne… İnsanlara sorulan ilk soru, “Nerelisin?” ya da “Ne iş yaparsın?” değil; “Cebinde ne var?” olmuş. İnsan olmuş, vefa bilirmiş, kötü gün dostuymuş; kimsenin umurunda değil. Para varsa kıymetlisin, yoksa rüzgarın önünde savrulup giden bir yapraksın.

Bir rivayet anlatılır hep büyüklerimizden: Eskiden bir köyde, düğüne çağrılan davetlinin haline, ahlakına bakılırmış. Fakirse, yanına varılır; “Senin varlığın bize şereftir” denirmiş. Şimdi o köylerde bile işler değişti. Kim zengin, kim nüfuzlu; sofrada baş köşe ona ayrılıyor. Eee, para konuşunca yürek susar olmuş.

DOST KİMDİR, ARKADAŞ KİMDİR?

Dost ayrı, arkadaş ayrı. Dost, kötü gününde de iyi gününde de yanındadır. Yüreğiyle gelir, cebindekiyle değil. Arkadaş ise işi düştüğünde kapını çalar. Büyük şehirlerde bunu daha çok görürsün. Hani “dostum” dediğin vardır ya, bir gün bakarsın çıkar uğruna seni iki dakikada satar. Dostluk, sabır ister. İnsanları tanımak kolay değildir; zaman ister. Ama ne olursa olsun, kaybeden biz olmayız. Çünkü maddiyata dayalı dostlukların ömrü kısa olur. Samimi dostluk ise bir ömür sürer.

Bir hatıramı anlatayım: Gazeteciliğe ilk başladığım yıllarda bir dostum vardı. Çok zor bir dönemden geçiyordum. Maddi sıkıntılar, iş yükü… Derken, o dostum bir gün yanıma geldi. Bir zarf bıraktı masama. “Bu zor günlerinde belki işine yarar” dedi. Zarfı açtım, içinde biraz para vardı. Ama mesele para değil; mesele, o incelikti. O dostum hâlâ yanımda, hem iyi günümde hem kötü günümde. İşte dost dediğin budur!

Benim şu 44 yıllık gazetecilik hayatımda da gördüğüm budur. Çok şükür bir dostum var, o da hem iyi günümde, hem kötü günümde yanımda oldu. Gerisi mi? Gerisi teferruat. Para mı? Vallahi şu dünya kurulduğundan beri kimse parayla dostluk satın alamadı. Çünkü para her şeyi alır ama samimiyeti, güveni, vefayı asla…


Bir de tam tersi vardır. Çocukluğumdan beri tanıdığım biri vardı. Birlikte çok şey yaşadık. Ama yıllar sonra bir gün, küçük bir menfaat için beni sırtımdan vurdu. Öyle bir acıydı ki, tarif edemem. Ama dedim ya, kaybeden ben olmadım. Çünkü maddiyata dayalı dostluklar biter, ama yürekten dostluklar kalıcıdır.

DOSTLUKLARIN DEĞERİ NEREDE?

Bir gün, eski zamanlarda bir dervişle bir tüccar sohbet ediyormuş. Tüccar, dostlarından şikayet etmiş:
— Herkes maddiyata bakıyor, dostluklar çıkar üzerine kurulu!
Derviş gülümsemiş:
— Evlat, dost dediğin dua gibidir. Sıkışınca hatırlanır ama gerçekte hep yanında olmalıdır.

Bugün insanlar bu hikmetleri unuttu. Herkes birbirinin cebine bakıyor. Arkadaş dediğin, güzel vakit geçirmek için gelir. Ama dost dediğin, sana hayat verir. Ölümünden sonra bile ardından dua ediyorsa, işte o zaman bir şeyler başarmışsın demektir.


44 yıllık gazetecilik hayatımda bir şeyi hep gördüm: Gerçek dost, yüreğinle kazandığın insandır. Arkadaş çok olur; ama dost azdır, özdür. Bugün herkes para için koşuyor. Ama unutmayın, para gelir geçer. Bir dostun yoksa, dünya kadar paran olsa neye yarar?

İster Anadolu şivesiyle oku ister İstanbul Türkçesiyle; dostluk dediğin zenginlik değil, yürek işidir. Para dediğin gelir geçer, ama dost dediğin ömür boyu kalır. “Benim dostum var mı?” diye bir sor kendine. Eğer varsa, onun kıymetini bil. Yoksa da arama, çünkü dost bulunmaz; yüreğine layık olan gelir seni bulur.

Çünkü dostluk, alınmaz satılmaz; yürekten gelir. Ömrünüz dostlukla dolsun; gerisi teferruattır.

Dipnot: İnsanlık, maddiyattan üstün bir değer. Ya bu değeri yaşatacağız, ya da yalnızlığın ortasında kaybolup gideceğiz. Seçim senin. REMZİ HAYTA- MALATYA’DAN

DİĞER YAZILARI Sır Namustur…  O onurlu günleri çok şükür yaşadım… 01-01-1970 03:00 Kalemi Satmayanların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “Yalanla Yürüyenler, Devletin Ağırlığını Bilemez!” 01-01-1970 03:00 Unvanı Olana Makam, İnsana İsim Yakışır 01-01-1970 03:00 Fenomenlik Maskesiyle Saldırmak Adamlık Değil, Dijital Kahpeliktir! 01-01-1970 03:00 İyi Gün Dostu mu, Kötü Gün Dostu mu? 01-01-1970 03:00 "Vakit geldi mi, söz namus sayılırdı..." 01-01-1970 03:00 "Desinler İçin Yaşayanlar “ 01-01-1970 03:00 "Gazetecilik Arpayla Ölçülmezdi Vaktiyle" 01-01-1970 03:00 Kemiğin Peşinde Havlayanlar 01-01-1970 03:00 Zenginlik Malda Değil, Yürekte Olur 01-01-1970 03:00 Sen Üzülme, Bırak Kaybedenler Üzülsün… 01-01-1970 03:00 İt, İttiğini Yapacak Ama Biz de Adamlığımızı Gösteririz! Kalemi Namus Bilmeyenler İçin… GAZETECİLİK ONUR İSTER, KARAKTER GEREKTİRİR! 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Toprak Uyandı, Gökyüzü Ağladı 01-01-1970 03:00 "Şeytanın İşi Gücü Vesvese" 01-01-1970 03:00 Zenginliğin Kefareti: İnsanın Gözyaşıyla Ödenir 01-01-1970 03:00 “Yerel Basın Krallar Gibi Yaşıyor(!)” 01-01-1970 03:00 2025: Yeni Bir Sayfa, Yeni Bir Umut 01-01-1970 03:00 Unuttuklarımızla Yok Oluyoruz 01-01-1970 03:00 "Sayın Cumhurbaşkanım, Enkaz Altındaki Sesimizi Duyun" 01-01-1970 03:00 "Deprem Unutuldu, Şükür Susturuldu, Gülmek Yasaklandı" 01-01-1970 03:00 İyi İnsan Olmak Üzerine: Bir Mesleğin ve Hayatın Aynası 01-01-1970 03:00 Çay İçmeye Gittik, Cebimiz Boşaldı Emmioğlu 01-01-1970 03:00 “MUTLULUĞUNU YİTİREN ŞEHİR: MALATYA’NIN ÇARESİZLİĞİ” 01-01-1970 03:00 Çorum Valisi Ali Çalgan ile Çorum’a Dair İzlenimlerim Geçtiğimiz günlerde 29 Ekim Cumhuriyet un Bayramı’nın coşkusunu yaşamak üzere Samsun’a gitmiştim. 01-01-1970 03:00 Türkülerle Başlayan, Dualarla Sona Eren Bir Hikaye 01-01-1970 03:00 "Ne Oldu Bize? Tahammülsüzlük ve Şiddetin Pençesinde Bir Toplum" 01-01-1970 03:00 Gerçek Dostluk Kötü Günde Belli Olur 01-01-1970 03:00 Misafirperverliğin Bereketi: Paylaşmanın Zenginliği 01-01-1970 03:00 Kaliteli ve Kalitesiz İnsanlar: 01-01-1970 03:00 Şeref, Para ile Ölçülmez 01-01-1970 03:00 Gizli Yüzler: Modern Dilencilerin Gerçek Hikayesi 01-01-1970 03:00 "Gülüşlerin Susturulduğu Toplum” 01-01-1970 03:00 Muğla’da Bir Malatyalı Vali: Dr. İdris Akbıyık ile Sohbet 01-01-1970 03:00 Gazetecilik: Ahlak ve Dürüstlük Demektir ! 01-01-1970 03:00