İŞÇİNİN SESSİZ ÇIĞLIĞI
Eğitim Danışmanı
Özcan Kıvradım
Hangimiz işten çıkarılırken veya çıkınca haklarımızı biliyoruz?
Çalışırken susan , işten ayrılırken susmak zorunda değil. İş hukuku işçiyi korur; Ancak, hakkımızı ararsak, hak elde edebiliriz.
Türkiye’de her gün yüzlerce işçi işten çıkarılıyor ya da kendi isteğiyle işten ayrılıyor. Ancak çoğu çalışan, kapıdan çıkarken geride bıraktığı hakların farkında bile değil. Kimisi ‘’ nasıl olsa uğraşamayacağım’’ diyor, kimisi de işverenlerle ters düşmemek için susmayı tercih ediyor. Oysa hukuk, susanı değil, hakkını talep edeni korur. Peki bu haklarımız neler?
Bu herkese göre küçük değişiklikler gösterebilmekle birlikte. İş sözleşmesinin sona erme şekline göre talep edebileceğiniz bu haklarınızdan hangilerini biliyorsunuz?
*Kıdem tazminatı
*İhbar tazminatı
*Kullanılmayan yıllık izin ücretleri
* Ödenmeyen maaş alacakları
*Fazla mesai ücretleri
*Resmi tatil ve hafta tatili ücretleri
*Eksik yatırılan sigorta primlerine ilişkin haklar
Tabii ki işten çıkış şekliniz çok önemli aslında. Özellikle SGK’ya bildirilen çıkış kodu ileride açılabilecek davalarda belirleyici olabilir. Bu nedenle e-Devlet üzerinden mutlaka bu kodu kontrol ediniz.
-İbraname: İmzalamadan önce düşünün
İşverenler çoğu zaman işten çıkışta ‘’ İbraname’’ imzalatırlar. Bu belge işçinin tüm haklarını aldığını beyan eden bir belgedir bu nedenle de önemlidir aslında .Ancak dikkat edilmesi gereken noktalar var. Bunlar neler mi?
*Ödeme banka yoluyla yapılmış mı?
*Alacak kalemleri açıkça yazılmış mı?
*İşten ayrılış tarihinden sonra mı düzenlenmiş mi?
İşçiler bu belgeyi bir baskı altında imzalamış olabilir mi? Özellikle kameraların olduğu bölümlerde imzalandıysa ses kaydı ve görüntü kaydı önemlidir.
Yargıtay kararlarına göre ,banka kaydıyla desteklenmeyen veya baskı altında imzalanan ibranameler veya diğer belgeler geçersiz sayılabilmektedir. Bu önemli bir detay.
Bodroda yüksek, bankada düşük maaş mı ödendi ? Peki bu durumda haklarınızı geri alabiliyor musunuz?
Yine ülkemizde ne çok karşılaştığımız bir durum bu aslında. Ama bu durumda işçi çaresiz değildir. Ücret alacaklarınız 5 (beş) yıllık zaman aşımına tabiidir ve siz işten ayrıldıktan sonrada eksik ödenen maaş farklarınızı faiziyle talep edebilirsiniz. Bu durumla karşılaştıysanız neler yapabilirsiniz?
*Bodro ile banka maaş ödemeleri uyuşmuyorsa,
*‘’Elden ödeme yaptım’’ iddiası ispatlanamıyorsa,
*SGK primi yüksekten gösterilip fiilen düşük maaş ödenmişse ,İşçi olarak böyle bir durumda çalıştırıldıysanız arabuluculuk başvurusunda bulunabilir, anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesi yolu ile tüm geriye dönük haklarınızı alabilirsiniz. Acele etmenize de gerek yok .Önünüzde beş yıl var.
Peki işten ayrıldıktan sonra haklarınızı aramak için neler yapabilirsiniz? Buda bir çok işçinin bilmediği bir durum aslında.
SGK hizmet dökümünüzü kontrol ediniz.
Çıkış kodunuzu inceleyiniz.
Banka hesap dökümlerinizi saklayınız. Bankalardan talep ettiğiniz takdirde geriye dönük talep edebiliyorsunuz.
Bodroları temin edebilirsiniz. Bodrolar genellikle işçilere bazı işletmelerde verilmiyor.Bu durum çokta önemli değil.
Zorunlu arabuluculuk başvurusu yapınız. Arabuluculuk dava şartıdır ve çoğu uyuşmazlık bu aşamada çözülebilmektedir. Eğer arabuluculukta işverenle anlaşamazsanız mahkemelere başvurabiliyorsunuz. Susmak , en büyük hak kaybıdır. Eksik ödenen bir maaş, yatırılmayan her prim yalnızca bugünü değil, emeklilik gününüzü de etkiler . Bu işçinin alın teridir, pazarlık konusu bile yapılamaz. Ve unutmayalım: Hak aramak düşmanlık değil, bilinçtir. Çalışırken susturulan işçi , işten ayrılırken susmak zorunda değildir. Çünkü adalet talep edilmeden gelmez…